
|
|
|
Yine gelecekler
Şu anda Türkiye'den çıkan yabancı fonlar, 'Hele şu emerging markets'e bir daha bakalım, acaba hangi ülkenin önünde güzel olabilecek hikayeler anlatabilir ve beklentiler koyabiliriz?' diye düşündüklerinde Türkiye'nin yıldızı yeniden parlar
Geçen haftaki yazımızda hisse oranlarının azaltılmasını önermiş ve bunu da portföy tablolarına yansıtmıştık. Borsada bir gerileme bekliyordum. Geçen hafta içinde borsa yüzde 7.25 geriledi ve bu gerileme hafta içinde yüzde 10'lara yaklaştı. Aslında yüzde 7.25 yüksek bir rakam gibi görünmemesine rağmen, yıllık enflasyon hedefiniz yüzde 12 ise bu rakam oldukça yüksektir.
Borsa düşerken, döviz ve faizde de yükselişler oldu. Piyasalar biraz panikledi. Dövizdeki yükselişe bakarak panikleyip, ekonomide olumlu her şeyin bittiğini ve bundan sonra artık çok zor dönemlerin başladığını yazanlar da az değildi. İşin ilginç yanı, yabancıların satış yapıp dövize geçtikleri daha yeni dikkatlerini çekti. Yazılarımızda iki haftadır, sıvışmak konusundaki becerilerini ve sıvıştıklarını daha önce anlatmıştık. Geçen hafta içinde bu durum ayen beyan ortaya çıkınca piyasada panik havası yaşandı.
JP Morgan dış piyasalardaki koşulların değişmesi nedeniyle, portföyleri içinde Türkiye'nin ağırlığını düşürdüğünü açıklayan bir rapor yayınladı. Raporda özelikle şubat ve mart ayı cari işlemler açığının endişe oluşturduğu da belirtildi.
Buna benzer raporlar gelecektir. Önümüze daha karamsar bir resim çizip koyacaklar. Şimdi cari işlemler açığından bahsederken, yarın borç çevrilmesi sorunundan bahsedecekler ve önümüze konan senaryolara bakıp bizler de onların istediğini yapıp kendi varlıklarımızda satış yaparak bunların değerini düşüreceğiz. Hisse fiyatları ve bono fiyatları gerilerken, döviz yukarı eğilimde olacak. Sonra bu beyefendiler, AB'den müzakere tarihi konusu yaklaştıkça istedikleri beklentileri yaratarak senaryoları önümüze koyacaklardır. Bunlar nasıl olsa kar realize edip gittiler ya da gitmeye devam ediyorlar (ben hala gitmeye devam ettiklerini düşünüyorum).
YENİ SENARYOLAR
Önümüzdeki yaz dönemi için önümüze konulan senaryo şu şekilde;
Cari işlemler açığı büyüyecek,
Rumlar bizim aleyhimizde AB'de ileri geri sıkıntılar yaratacak;
Artan döviz kuru enflasyona yansıyarak, reel bono getirilerini düşürecek;
Dövizdeki artış nedeniyle, döviz ya da dövize endeksli borçların Hazine'ye maliyeti artarak faiz dışı fazla üzerinde baskı yaratacak
Bu beyefendiler sonbahar aylarına doğru, bekledikleri FED faiz artırımının gerçekleşmesiyle birlikte, oradaki beklentileri bitip de yeniden 'Hele şu emerging markets'e bir daha bakalım, acaba hangi ülkenin önünde güzel olabilecek hikayeler anlatabilir ve beklentiler koyabiliriz?' diye düşündüklerinde Türkiye'nin yıldızı yeniden parlayacak. Yaz boyunca müzakere tarihine ilişkin olumlu gelişmeleri görmeyip olumsuz gelişmeleri abartmış olacaklardır. Fakat piyasamıza yeniden girerken tavır değiştirerek, AB'den müzakere tarihi almamıza ilişkin bütün olumlu gelişmeleri ve haberleri görecekler, aynı zamanda olumsuz yorumlanabilecek gelişmeleri de görmezden geleceklerdir.
Dolayısıyla, yaz döneminde faizlerin yeniden yüzde 20.5 seviyelerine gerilemesi zor. Özellikle yıllık bileşik getirilerin yüzde 26 seviyesinin üzerine çıkması durumunda portföylerde orta ve uzun vadeli (en az 6 aylık) bono tahvil ağırlığı artırılabilir. Dövizde ise geçen haftaki ani artışı küçük bir depreme benzetirsek, bu hafta içinde de dövizde ani yukarı hareketler olabilir fakat boyutları geçen haftaki kadar yüksek olmayabilir. Doların 1 milyon 470 binin üzerinde satışlarla karşılaşacağını söyleyebiliriz, 1 milyon 380 bin ve 1 milyon 400 bin aralığında ise alım yapmak isteyenlerin arttığını göreceğiz. Zaten cari işlemler açığının bu sene sorun olmaması için kurun artık 1 milyon 400 binin altına gelmemesi gerekiyor. Hatta yaz ayları için 1 milyon 500 bin lira seviyesinde oluşacak bir ortalama kur, bu yıl cari işlemler açığının GSMH'nın yüzde 3'ünün altında kalmasını sağlar.
Borsa için de bu yaz aylarına ilişkin hareket bandını 1.1 sent ile 1.5 sent arası olarak verebiliriz. İMKB100 Endeksi 1.1 sente yaklaştıkça hacmin düştüğünü ve hareketlerin zayıfladığını göreceğiz. Eğer bir panik anında 1.1 veya 1 sentin altına gerileme olursa, portföyünüzdeki hisse oranları artırılmalıdır. Bu haftaya ilişkin analizimi yarınki yazımda okuyabilirsiniz.
|
|
|
|
|
|

|