
|
|
|
Alman modeli - Türk modeli
Köln
Çok az dış seyahat TOBB'un Almanya'ya gerçekleştirdiği ziyaret kadar amacına ulaşır. Dört dörtlük bir plan, kusursuz organizasyon, doğru zamanlama ve stratejik düşünme faktörlerinin hepsi buluşunca Köln'de Türkiye adına gerçek bir başarı elde edilmiştir. Avrupa Birliği'nin en büyük ülkesi olan Almanya, sunucu genç kızın Almancası'ndan, salondaki coşkulu alkışlara kadar bütün detayların düşünülmesiyle pek çok sembolün yarattığı atmosfer altında Türkiye'ye desteğini güçlü bir şekilde vurgulamıştır. Yapılan iş, insan ilişkilerinin sıcaklığının diplomasinin soğuk duvarlarını yıkabilmesi ve karşılıklı çıkarların düzgün bir şekilde anlatılabilmesiyle mümkün olmuştur. Alman Başbakanı Schröder bütün manzara karşısında hepimizin gözlemlediği gibi heyecanlanmış, sevinmiş ve duygulanmıştır. Rasyonel düşünceyi de bu ruh haleti içinde irticalen yaptığı o enfes konuşmayla dillendirmiştir.
Başbakan Erdoğan'ın konuşması, ama daha çok Schröder'in sözleri o çok konuştuğumuz Türk modeli tezinin Avrupalı karar vericiler arasında kabul gördüğünü ispatlamıştır: Erdoğan'ın 'Halkımız ve hükümetimiz ekonomik hedeflerden çok siyasi açılımlar ve demokratikleşme için AB'de ısrarlı' cümlesi ile Schröder'in 'Güvenliğimiz için Türkiye'nin üyeliğine mecburuz' sözleri müthiş bir açılımın göstergesidir. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu'nun 'Yunanistan'ın AB üyeliğinde Fransa itici güç olmuştu galiba bizde de Almanya o rolü oynayacak ' sözleri üzerinde düşünmek gerek.
Türkiye-Almanya, stratejik ortaklık mı?
Avrupa artık tıpkı Amerika gibi Türk modelinin önemini anlamıştır. Modern, laik, demokratik yönetime sahip İslam toplumunun batıyla entegrasyonu...
Köln' ün apayrı simgesel bir önemi vardır. Köln, kültürel çeşitliliği, hoşgörülü, açık yürekli insanları ve bu sayede elde ettiği ekonomik zenginliği ile liberal ve toleranslı bir Avrupa için emsalsiz bir modeldir.
Bu gezi bir TOBB organizasyonuydu, bünyesinde kimsenin görmediği başka anlamları da barındırıyordu. Almanya ara eleman yetiştirme, mesleki eğitim ve KOBİ'ler açısından dünya çapında bir başarı öyküsüdür. Ayrıca Türk- İş Başkanı Salih Kılıç 'Almanya'daki işçilerimiz 60 bin iş yeri kurdular, girişimci oldular. 30 milyar Euro ciro yapıyorlar. 350 bir kişiye istihdam sağlıyorlar. Türkiye'nin alacağı çok dersler var' diyor. Bunu başka bir zaman ayrıca irdeleyeceğiz.
Gazetecilere gelince... Bizim için başarılı, aynı zamanda eğlenceli bir gezi oldu. Ünlü Köln Katedrali'nin karşısındaki cafede bol bol kahkahalı sohbetler yapıldı. Gezi boyunca özellikle Fehmi Koru,Yavuz Onursal, Saygı Öztürk ve Baron (Ömer Faruk Günel ) arasındaki şakalaşmalar seyahate neşe kattı. Saygı Öztürk'ün yeni bir kitap yazdığını da öğrendik. MNG Medya Başkanı Yavuz Onursal'ın TV dünyası için yakında bazı sürprizleri var. Ama ben en çok Fehmi Koru'nun her fırsatta Sinan Aygün'ü özellikle Kıbrıs'taki hayırcı tavrı nedeniyle iğnelemesini sevdim. Fehmi Bey, 'Sen bu kafayı değiştir Sinan, geçmişe takılıp kalma, kendinin de milletin de ufkunu aç' derken Sinan Aygün'ün yüzünü görmeliydiniz.
|
|
|
|
|
|

|