
|
|
|
Babacan haklı ama...
Babacan'dan dün açıklamalar geldi ve sabit kur politikasına geçilmeyeceğini, serbest dalgalı kura müdahale olmayacağını vurguladı. Babacan haklı olarak cari işlemler açığının geçen sene de çok konuşulduğunu ve önemli bir kötü gelişme olmadığını söylemektedir.
Gerçekten de şu an kurlarda oluşan yukarı trende bakarak paniklemeye gerek yok. Gelişmekte olan ülkelerde daha önce test edilmemiş bir sistemi Türkiye test ediyor. Bu sistemde bir gecede kaçıp gitmek yok ve kaçıp gidene 'getiriden feragat etme' cezası var.
Daha önceki sistemde yabancılar bir gecede Merkez Bankası'ndan 7 milyar doları alıp gidiyor ve bizi de krizle baş başa bırakıyorlardı. Ama şimdi, Türkiye'de yaptıkları 8-9 aylık yatırımların getirisini (kaymak gibi bir getiri) bir gecede alıp gidemedikleri için zamana yayarak alıp gitmek zorunda kalıyorlar. Bu nedenle bu kur sitemini tartışmaya açmanın hiçbir anlamı yoktur. Sabit kura geçiş istemenin lüzumsuzluk olduğunu ve ülkeyi ciddi anlamda büyük krizlere götüreceği bilinmelidir ki bu konuda sesler yükselebilir.
Üzerinde ısrarla durulması gereken nokta ise Merkez Bankası'nın bu aşamadan sonra serbest dalgalı kur sistemini gerçekten uygulamaya geçirmesidir. Yapabileceği en büyük hatalardan biri, kurdaki artışın hızlanması durumunda piyasaya müdahale etmektir. Fiyatlar belirli bir noktaya geldikten sonra dövize olan talep duracaktır. Çünkü TL'den dövize geçmenin anlamı veya karlılığı kalmayacaktır. Kurların nerede duracağına piyasanın karar vermesi lazımdır.
Son iki haftadaki yazılarımda yabancıların hareketlerine dikkatinizi çekmiş ve kurlarda yukarı doğru hareket baskısının artacağını vurgulamıştım. Gidenler neden gidiyorlar? Tabii ki yine gelecekler ama, şimdilik bütün bir yaz boyunca 'Türkiye AB'den bir tarih alacak mı almayacak mı' diye beklemek istemiyorlar. Ne de olsa Türkiye hala onların gözünde önemli riskleri olan bir ülke. Mesela AB'ye girmiş olan Rum kesimi 1 Mayıs sonrasında sürekli olarak ortalığa Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesi konusunda olumsuz görüş yaymaya başlayıp ortalığı bulandırırsa veya AB'den tarih alma konusunda bir aksilik olursa diye korkuyorlar.
Diğer taraftan cari işlemler dengesi Ocak ayında ciddi bir rakama ulaştı. 1990'dan bu yana Ocak ayında kaydedilen en yüksek cari işlemler açığı oluştu. 783 milyon dolar olan açık rakamı yıl sonu cari işlemler dengesi hedeflerinin tutmayabileceğine dair sinyaller üretmiş olsa da Babacan haklıdır ama...; eğer kura müdahale olmazsa cari işlemler açığımız, Merkez Bankası'nın raporunda belirtildiği gibi GSMH'nın yüzde 3'ünü geçmeyecektir. Önemli olan konu, kuru piyasa güçlerine bırakmaktır. Kaçmak isteyen sevgili yabancılar buyursunlar 1 milyon 500 bin liradan dolar alsınlar. Ama eğer Merkez Bankası onlara müdahale edeceğim diye 1 milyon 450'den satarsa, onların hoşlarına gider ve emellerine ulaşırlar. Hatta Merkez Bankası'nı dolar satmaya zorlamak için ani spekülatif ataklar bile deneyebilirler.
Bu arada borsa şu an için geçici yukarı tepkiler denese de, aşağı bir trend hakimdir ve ilerleyen günlerde 17 bin ile 17 bin 500 aralığına gerileme olasılığı bulunuyor. Bu nedenle orta vadeli pozisyon almak için biraz beklemek gerekir. Ama hisse bazında seçici davranabilirsiniz.
|
|
|
|
|
|

|