
|
|
|
Kalbim sosyalist beynim kapitalist
Ben öyle değilim. Bilim adamları Çin için söylüyor, yani Çin; 'Benim kalbim sosyalist, beynim kapitalist' düşüncesinde. Muğla Üniversitesi Dekanlarından Prof. Dr. Ömer Faruk Çolak'tan öğrendim.
Gerçi sosyalist kalp; çocukları, işçileri, neredeyse köle gibi zincire vurarak düşük ücretle çalıştıramaz ama... ILO kurallarını, ticaret kurallarını hiçe sayarak. Pazar paylaşım mücadelesinde beynin tahakkümüyle oluyor işte.
Dünyayı, Türkiye'yi, Çin korkusu sarmış durumda. 'Çin istilası', 'Çin'in haksız rekabeti' konusu. Pazarları bir bir ele geçirmesi dolayısıyla, neler yapılması gerektiği sıcak gündem. 1 Ocak 2005'te kotalar kalkacak. 2008'e erteleme girişimleri var da zor... Kotalar kalktığında dünya tekstil ve konfeksiyon ticareti başta Çin, Hindistan olmak üzere birkaç ülkenin tekelinde toplanacak. Çin olayının tartışıldığı
TÜTSİS'in Antalya'daki toplantısından, tebliğlerden çıkarımlar aktarayım size.
İktisatta mukayeseli üstünlükler diye bir kuram vardır. Hangi ülke ne satar ne yapar. Karşılaştırmalı üstünlüklerinizi belirler stratejinizi ona göre kurarsınız. Prof. Çolak'ın vurguladığı gibi o kural hala geçerlidir. Hocamız hatırlatıyor, Çin ve Hindistan değişik yabancı sermaye düzenlemeleri, işgücü maliyetleri ve sübvansiyonlarla sosyal damping konusunda birbirleriyle yarışıyor. Geri dönmemek üzere verilen krediler. Enerjiye, yatırıma, ihracata sübvansiyonlar filan. Biz yılda 1 milyar dolar bile doğrudan yabancı sermaye çekemiyoruz. Misal Çin'e geçen yıl yapılan net yabancı yatırım tutarı 53.5 milyar dolar. Hani derler ya insan hakları ihlalleri var Türkiye'de, yabancı sermaye onun için de gelmiyor diye. Eee Çin nasıl çekiyor? Bizde Türk sanayicisi yatırım yapmaktan korkuyor daha ne olsun. Malum gerekçeleri tekrara lüzum yok. Ayrıca çok parti veya tek parti iktidarıyla da açıklanamaz durum, yabancı sermayenin gelmemesi de dahil, Prof. Çolak'ın kaydettiği gibi, stratejin var mı kuralların belli mi? Can alıcı nokta yani. Bilgi teknolojisi, Ar-Ge keza. Her ne kadar AK Parti Hükümeti'nin ilgili bakanları bu seminere gelme gereği duymadılar ama sektörler de Hükümet de; ürün, ülke bazında rekabet üstünlüğü, rekabetten korunma stratejileri, iç-dış politikada stratejik hedefleri belirlemek mecburiyetinde. Son tahlilde ister kamu ister özel sektör; dünyadaki rekabeti temel alıp rekabete adapte olmak zorunda. Herkes ev ödevini yapacak!
Son trendler
Merak edenlere hatırlatalım; Çin, dünyanın en büyük 6. ekonomisi (1.4 trilyon dolar). 435 milyar dolar ihracatı, 25.5 milyar dolar dış ticaret fazlası var. Son zamanlarda kredi arzını düşürmeye, para arzını daraltmaya uğraşıyorlar. Ekonomisi yavaşlayamıyor! Peki, Çin nereye doğru gidiyor?
TİM Genel Sekreteri Prof. Dr. Emre Alkin'in projeksiyonuna bakalım. Alkin, Çin'in büyümesini kolay alınabilen krediler tarafından ateşlenen yatırım patlamasının sonucu olduğunu vurguluyor öncelikle. Ve 'Fazla yatırım şu an Çin'in en büyük problemi' diyor. Ciddi işsizlik sorunu görünüyor. Alkin, 'Temel iş kanunlarına saygısızlığı dünya ticaretine ciddi zarar veriyor. 30 milyon kişi işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya' diye devam ediyor. Sonuç ne olur? Prof.Dr. Alkin iki ana sonuca dikkat çekiyor:
1- Çin, 2005 sona ermeden reel sektörde büyük iflaslara, bankacılık sektöründe krizlere sahne olabilir. Krize girmemek için zamana karşı yarışıyor...
2- Çin, dünya standartlarına ticaret kurallarına kendini adapte etmeli. Bu esnada Çin istilasından etkilenen bütün ülkeler korunma mekanizmaları geliştirmeli.
4 milyon çocuk çalışıyor!
CHP Kadın Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Güldal Okuducu, anlamlı, gerekli bir projeye imza atıyor. 'Türkiye Çocuk Zirvesi' ve de 'TBMM Çocuk Komisyonu'. Çok sevindim. Atatürk'ün öngörüsüyle, hediyesiyle, 23 Nisan'ı egemenlik ve çocuk bayramı olarak kutluyoruz ama çocuk politikamız var mı? Yok! Çocuk Hakları Sözleşmesi uygulanıyor mu? Hayır. İşte bu zirve ve komisyon, çocuklara yönelik politikanın oluşturulmasına katkı yapacak inancındayım.
Ülke kalkınmasının temel kaynağı, hedefi, çocuklar- gençler olmalı. Eğitimden sağlığa, sokak çocuklarından, engelli ve korunmaya muhtaç çocuklara kadar pek çok ayrıntıda eylem planı, çocuk bilgi ağı lazım. En fazla çocuk çalıştıran ülke olduğumuz sizi şaşırtmıyordur herhalde. Yaklaşık 4 milyon çocuğumuz ücretli veya ücretsiz çalışıyor. CHP'nin değerlendirme raporundan acınacak halimizi, çarpıcı verileri paylaşacağız.
Günün Sözü
Türkiye'yi başarılı yapacak olan ABD değil Türk vatandaşlarıdır. Eric Edelman
ABD Ankara Büyükelçisi
|
|
|
|
|
|

|