Cuma
24 Ekim 2003 
 

 
 
Şakir Süter
Serdar Turgut
Deniz Gökçe
Yalçın Pekşen
Nuray Başaran
Zülfikar Doğan
Güler Kömürcü
Coşkun Kırca
Cengiz Hortoğlu
Burhan Ayeri
İsmail Küçükkaya
Hakan Aksay
Bölge
Mehmet Serbes
Spor
Şansal Büyüka
Ömer Ural
Ferdi Leflef

Vatandas odaklı devlete ödül

Emniyet Genel Müdürlüğü Polnet ile Kadıköy Belediyesi ise e-Belediye projesiyle TÜSİAD ve TBV tarafından verilen e-TR büyük ödüllerinin sahibi oldu

TÜSİAD ve TBV, kamu yönetiminde, ekonomide ve toplumsal yaşamda kalitenin, verimliliğin ve rekabet gücünün artırılmasını sağlayacak 'e-Türkiye' kongre ve ödül törenini dün Sabancı Center'da gerçekleştirdi. Amacı, Türkiye Cumhuriyeti'ni 'vatandaş odaklı devlet'e dönüştürecek

'e-Türkiye' projelerini ülke gündeminin ön sıralarına getirmek olan e-TR ödülleri iki ayrı kategoride verildi. Herhangi bir devlet hizmetinin ağ üzerinden kullanıcıların hizmetine sunulmasını içeren e-Devlet ödülü için kamu kurumlarının merkez ve taşra teşkilatları başvuruda bulundu. Aynı şekilde yerel yönetimler de eYerel Yönetim Hizmet Ödülü için yarıştı. Ödül kurulu başvuruları yenilikçilik, işlevsellik, bilinirlik, örnek ve yol gösterici olma gibi kriterleri esas alarak değerlendi.

Kongrede bir konuşma yapan TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, 'Bugün artık dünyamız, toplumsal, siyasal ve ekonomik açıdan, sanayi devrimiyle eş tutulan yeni bir devrimden, 'bilgi teknolojileri-enformasyon devrimi' sürecinden geçmekte. Sanayi devriminde geç kalmış olan Türkiye'nin önünde, iki yüzyıl sonra, yeni bir fırsat kapısı açılıyor. Türkiye'nin bugün yapması gereken, özel sektörü, sivil toplum örgütleri, tek tek bireyleri ama en çok da devletiyle bu fırsat kapısını değerlendirmek.' dedi.

Şeffaf yönetim için e-Devlet

Tuncay Özilhan 'TÜSİAD, devletin kurumları arasındaki işlemlerin ve vatandaşlara verilen hizmetlerin elektronik ortamlarda gerçekleştiği bir devlete geçişi, yani e-Devlet'i uzun zamandan beri üzerinde durduğu kamu reformunun önemli bir ayağı olarak görmektedir.

e-Devlet'te;

l Devlet ve vatandaş arasındaki ilişkinin daha hızlı ve kolay kurulması;

l Devletin daha erişilebilir olması;

l Kamu kuruluşlarında vatandaşa 7 gün 24 saat hizmet verilmesi;

l Devletin daha verimli çalışması ve hizmet kalitesinin yükselmesi;

l Devletin tüm vatandaşların denetimine açık, şeffaf, katılımcı bir yapıya kavuşması;

l Zaman kaybı; belge, kağıt israfı; imza kalabalığı ve bürokrasinin önüne geçilmesi;

l Daha az kişi ile daha çok iş yapılmasına olanak verdiği için tasarruf sağlanması;

l Bu tasarrufun doğrudan vatandaşa yansıması ve bütün bunların sonunda vatandaşın yaşam kalitesinin yükselmesi bu modeli kapsamlı bir kamu reformunun yapı taşlarından biri olarak karşımıza çıkartıyor.

Ana felsefesini vatandaşa hizmet etmek olarak belirlemiş, şeffaf, verimli ve etkin bir devlet, ancak ve ancak

e-Devlet düşüncesini hayata geçirerek mümkün olabilecektir. Devletin bütün birimlerinin bilgi teknolojileri ile donatıldığı, ancak vatandaşın bunlardan yararlanması için gerekli altyapının sağlanmadığı, kullanım maliyetlerinin düşürülmediği ya da tam tersi bir yapıda, söz konusu faydalar, ancak küçük bir azınlığın yararlanacağı ayrıcalıklar olarak kalacaktır' dedi.

AB'de en sondayız

Konuşmasını istatistiklerle destekleyen Özilhan: 'Baktığımızda, Türkiye'nin enformasyon toplumuna geçişte istenilen noktadan oldukça uzak olduğunu, gerekli adımların bir an önce atılması gerektiğini görüyoruz. OECD verilerine göre, Türkiye İnternet'e bağlı hane sayısı açısından AB adayı 13 ülke arasında 13.; 1000 kişiye düşen İnternet sunucusu sayısına göre 29 Avrupa ülkesi arasında 29.; hanelerin bilişim yatırımında ise dünyada 72. sırada yer alıyor. Gelişmiş ülkelerde uygulanan

e-devlet örneklerine baktığımızda, avukatların internet üzerinden dava açtıklarını; vatandaşların doğum ve ölüm belgesi başvurusunda bulunma, adres bilgisi değiştirme, doktor randevusu alma, patent başvurusunda bulunma, kamu kuruluşlarından satın alma, trafik cezalarını ödeme gibi kamu işlemlerini internet üzerinden yaptıklarını görüyoruz. Türkiye'de de şu anda uygulanmakta olan birçok e-devlet çalışması var. Ancak buradaki sorun devletin kurumları arasında entegrasyon, bütünlük bulunmaması. Bu bireysel projelerin birbirleriyle bağlantılı hale getirilmesi devletimizin e-dönüşümü için son derece büyük önem taşıyor.' dedi.

Sanayi devriminde geç kalmış olan Türkiye'nin önünde, iki yüzyıl sonra, yeni bir fırsat kapısı açılıyor

ÖDÜLLER

'e-Devlet' kategorisinde büyük ödülü, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Polnet projesiyle aldı. Polnet; bilgi çağı polisinin ve vatandaşının ihtiyaç duyduğu her türden bilgiye, istenilen yerde, zamanda, hızlı ve güvenilir bir şekilde ulaşmayı sağlayan ve çözümler sunan bir sistemler bütünü. Polnet aynı zamanda günün ihtiyaçlarına, değişen mevzuata ve teknolojiye göre de sürekli yenilenebilmektedir.

'e-Devlet' kategorisinde başarı ödülünü ise Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü, Sağlık Harcamalarını Denetim projesiyle aldı. Proje esas itibariyle sandıkla ve sağlık yardımı hak sahipleri ile bağlantılı tüm sağlık kuruluşlarının (eczane, hastane, optik vb) online olarak özellikle İnternet ortamıyla bilgilerinin ana sisteme alınması, şahıs bazında kaydedilmesi ve işlemin yapıldığı an itibariyle denetim yapılmasını amaçlıyor.

'e-Yerel Yönetim Hizmetleri' kategorisinde ise büyük ödülü, İstanbul Kadıköy Belediyesi e-Belediye Dönüşüm Projesi'yle aldı. Bu kategorideki başarı ödülünü ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İSKİ) İnternet Şubesi projesiyle aldı.

BİLİŞİM'İN devlerini ağırladık

Akşam Yayın Grubu olarak, Türkiye'de bilişimin stratejik bir sektör olarak algılanmasına yönelik yaptığımız çalışmaları artırarak sürdürmeye devam ediyoruz. Sadece haber yapmakla yetinmeyip, sektörün sorunlarını birinci elden almak amacıyla,

Akşam Gazetesi'nde bilişim sektörünün dev firmalarının yöneticilerini ağırladık.

Gerçekleşen toplantıda, bir konuşma yapan TÜBİSAD Başkanı Erol Bilecik, böyle bir toplantının bilişim sektörü ile medya arasında ilk defa gerçekleştirildiğini, Akşam Yayın Grubu'nun bilişim konusuna bu denli özenli yaklaşmasından son derece mutlu olduklarını belirtti. Bilişim sektörünün yayınlardaki önceliğinin artması konusunda büyük çaba harcadıklarını belirten Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nurcan Akad ise bilişim sektörü temsilcilerine, Akşam Yayın Grubu'nun hali hazırda Teknopark eki, Platin'in Gelecex eki ve Türkiye'nin tek teknoloji radyosu Radyo Kozmos 92.3 ile bilişimi anlayan, bilişim kültürüne hakim bir kitle yaratmak için çaba harcadığını anlattı ve bu çabaların bundan sonra da artarak devam edeceğinin güvencesini verdi.

Bilişim sektörünü temsilen toplantıya katılan isimler: Alper Köstem (Meteksan), Ayşegül İldeniz (Intel), Erol Bilecik (TÜBİSAD), Çağatay Özdoğru (Sabancı Telekom), Çağlayan Arkan (Microsoft), Haluk Bal

(I-BIMSA), Nezih Süzen (Fujitsu-Siemens), Levent Kızıltan (TÜBİSAD), Turgut Gürsoy (Probil), Reha Ersoy (TÜBİSAD), Mustafa Çağan (SBS), Önder Eker (NETRON), Tijen Mergen (TÜBİSAD), Prof. Dr. İbrahim Kavrakoğlu, Atilla Kayalıoğlu (INDEX), Hakan Koçer (AKORA), Hüseyin Kızıltay (IBM), Şahin Tulga (HP), Namık Kural (YASAD), Safa Haktanır (SAP), Veli Tan Kirtiş (BİLKOM), Vural Yılmaz (Compucom), Gökhan Akça (Koç Sistem) ve Fikret Üçcan oldu.




HAFTANIN GÖRÜŞÜ

Telekomünikasyon sektörü (I)

Türkiye telekomünikasyon sektöründe oyuncu olmak isteyen yatırımcılar için, Türk Telekom'un özelleştirilmesi ve 2004 yılında başlayacak olan liberalizasyon süreci olmak üzere iki somut fırsat ortaya çıkmaktadır.

Bilindiği gibi, Türk Telekom'un özelleştirilmesi konusu son 10-15 yıldır konuşulmakta olup yeni hükümetin de öncelikli gündem maddelerinden birisi haline gelmiştir. Şirketin yüzde 51'inin blok satış yöntemiyle özelleştirilmesi görüşü ağırlık kazanmıştır. Halihazırda değer tespiti ve özelleştirme yöntemiyle ilgili çalışmalar yürütülmekte olup yol haritasının ve hatta ihalenin yılın son çeyreğinde duyurulacağı tahmin edilmektedir.

Dünya genelinde liberalleşme konusu göz önüne alındığında ise, Avrupa'da liberalizasyon sürecinin 1990'ların sonunda başlamış olduğu ve 2002 yılı sonu itibariyle de en son Bulgaristan'ın telekomünikasyon pazarını rekabete açtığı bilinmektedir. Avrupa'da telekomünikasyon pazarı liberalleşmeyen tek ülke ise Türkiye'dir. Türkiye'de telekomünikasyon pazarının tam anlamıyla liberalleşmesi 27 Ocak 2000 tarihli 4502 sayılı kanuna göre 2003 yılı sonunda gerçekleşecektir. Tüm dünyada ise liberalleşme sürecini halen yaşamamış olan sadece 3'üncü dünya ülkeleridir denebilir.

Liberalleşme süreci sonrasında ses, veri ve internet alanlarında hizmet veren Türk Telekom'a alternatif yeni telekom şirketlerinin oluşması beklenmektedir. Güncel ve ölçeklenebilir teknolojiye sahip, geniş ve sağlam altyapısı olacak bu yeni telekom şirketleri özgün ve katma değerli hizmetleri ile müşteri memnuniyetini en ön planda tutacaklardır. Bu sayede ortaya çıkacak olan rekabet Türk Telekom'un da çok daha müşteri ve iyi hizmet odaklı olması için bir itici güç olacaktır.

IDC'nin yapmış olduğu tahminlere göre dünya telekomünikasyon pazarının 2000-2005 yılları arasında yaklaşık yüzde 8.4 oranında büyümesi beklenmekte olup 2005 yılında toplam 1.5 trilyon dolar büyüklüğünde bir pazar oluşacağı tahmin edilmektedir. Burada mobil ve katma değerli data hizmetleri büyümeyi hızlandıran iki önemli unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. IDC'nin Türkiye telekomünikasyon pazarına ilişkin tahminleri ise 2000-2005 yılları arasında dünya ortalamasının üzerinde yaklaşık yüzde 9 oranında büyüyecek olması ve 2005 yılında toplam 10.5 milyar dolar büyüklüğünde bir pazara ulaşılacağı şeklindedir. Türkiye'de bugün GSM penetrasyonu yüzde 32'ler seviyesine gelmiş ve yüzde 29 olan sabit hat penetrasyonunu geçmiştir. Sabit hat penetrasyonu Polonya'da yüzde 30, Portekiz'de yüzde 43, Yunanistan'da yüzde 55, Macaristan'da yüzde 38 ve Çek Cumhuriyeti'nde ise yüzde 40 seviyelerindedir.

Telekomünikasyon harcamalarına baktığımızda da Türkiye'de bu rakam GSMH'nin yüzde

4-5'i civarında iken, bu oran Avrupa'da yüzde 7'lerdedir. Telekomünikasyon yatırımının GSMH'a oranı da Türkiye'de yüzde 0.5'in altında iken, Çek Cumhuriyeti'nde yüzde 2, Portekiz ve Macaristan'da yüzde 1'in üzerinde, Polonya ve Yunanistan'da da yüzde 1 olarak seyretmektedir.

Tüm bu rakamlar Türkiye telekomünikasyon pazarının büyümeye çok müsait olduğunu ve potansiyelini açıkça göstermektedir.

Çağatay Özdoğru

Sabancı Telekom

Yön. Kur. Bşk. Vekili ve Murahhas Aza




Craig R. Barrett İstanbul'a geliyor

Bilişim teknolojileri sektörünün dev firması Intel, Türkiye'nin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla, şirketin başkanı Craig R. Barrett'la Türkiye'ye çıkartma yapıyor. Intel Türkiye Genel Müdürü Ayşegül İldeniz bu ziyaretin Intel'in Türkiye pazarına verdiği değerin bir göstergesi olduğunu söyledi. Aldığımız duyumlara göre, Craig R. Barrett Türkiye'de birtakım üst düzey temaslarda da bulunacak. Craig R. Barrett'ın Türkiye ziyareti, bilişim sektörünün temsilcileri açısından da son derece önemli. Bu ziyaretler, gerek ülke içerisinde gerekse de rekabet ettiğimiz ülkelerce yakından izleniyor ve Türkiye bilişim sektörünün gündeme gelmesini sağlıyor. Barrett'ın 28 Ekim günü özel davetliler ve basın mensuplarıyla bir araya gelmesi planlanıyor.




Cem Tecimen


 


CANTEEN
YAŞAM
CUMARTESİ
KAPRİS
AKŞAM-LIK