Pazar
24 Ağustos 2003 
 

 
 
Deniz Gökçe
Yalçın Pekşen
Semih İdiz
Zeynep Atikkan
Yaşar Erdinç
Ayşe Önal
Kemal Yavuz
Burhan Ayeri
Ali Tezel
Bölge
A.Nedim Atilla
Mustafa Bayraktar
Mehmet Serbes
Mevlüt Yeni
Spor
Alaattin Metin
Deniz Gökçe
Osman Tanburacı
Turgay Renklikurt
Ercan Aktuna
Tenisle Yaşam
Yaşar Erdinç

 

yasar.erdinc@superonline.com
 
Borsa'nın trendi

Yeniden yukarı doğru bir hareket öncesinde çok güçlü hacim olmasa da ısrarlı bir yukarı baskı vardır. Bu tür durumlarda trend yeniden orta vadeli olarak aşağı dönmeden pozisyon bozmamak gerekiyor

Geçen haftaki yazımızın temel konusu veto kararının piyasalar üzerinde olası etkileriydi. Genel olarak veto kararının çok ciddi bir etki yapmayacağını belirtmiştim. Nedeni de zaten veto beklentisinin fiyatların içinde olmasıydı.

Geçen hafta yazdığım yazıda vurguladığım önemli bir nokta vardı. Geçen haftaki yazıda 'Yasanın referanduma gönderilmesi durumunda etki çok daha farklı ve güçlü olacaktır' görüşünü sunmuştuk. Bu görüşümü değiştirecek olasılıklar olduğunu hukukçular ortaya koydu.

Sayın Başbakan'ın verdiği sinyallere göre, yasa Meclis'ten aynen geçecek. Sayın Cumhurbaşkanı'nın önüne gelecek. Cumhurbaşkanı ya imzalayacak, yada referanduma karar verecek.

Daha önceki yazımda, referandum kararının siyaseten çok önemli sonuçlara yol açabileceğini, bu nedenle de piyasaları önemli derecede etkileyebileceğini belirtmiştim. Fakat bu tür bir güçlü etki olasılığı azaldı. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı'ndan referandum kararı çıksa dahi, en erken aralık-ocak aylarında referandum yapılması gerekiyor. Kış şartları nedeniyle rahatlıkla Meclis'te bir karar alınarak referandum yapılması süresi uzatılabiliyor. Dolayısıyla sizlerin de bildiği gibi bir yerel seçimlerle referandumun birlikte yapılması sözkonusu olabilir. Bu tür bir durumda, AK Parti'nin referandumdan başarılı çıkma şansının yüksek olduğu konunun uzmanları tarafından ifade ediliyor. Bu nedenle, piyasalar üzerinde etkili olma şansı da azaldı. Fakat piyasalar yine de Meclis ve Cumhurbaşkanı kararları öncesinde beklentilerini fiyatlara yansıtacaktır. Sonuç olarak, referandum kararı çıksa dahi en erken Nisan 2004'de olacak bir referandumun piyasalar üzerindeki etkisi, sadece yerel seçim beklentilerinin piyasalar üzerindeki etkisi kadar olabilecektir.

Son bir ayda çok önemli gelişmeler oldu. Bu gelişmeler sonrasında, borsanın gerçekten orta ve uzun vadeli önemli bir trend değişikliği arefesinde olduğunu söylemek mümkün. Başlayan bu çıkış trendinin ne kadar ve nereye kadar süreceğini şu an söylemek zor. Ama bu tür bir soru aslında yanlış bir sorudur. Yani, 'Endeks ne kadar sürede neyereye kadar gider?' sorusu çok anlamlı değildir. Çünkü bu tür bir soruya cevap verecek bir analiz tekniği henüz yoktur. Bir kaza ya da basit bir kavganın piyasaların ve borsanın yönünü anında nasıl değiştirdiğini çok defa yaşayarak gördünüz.

Anlamlı olan soru: 'Orta vadeli bir çıkış trendi başladığını nereden anlıyoruz ve bu tür bir trendde nasıl bir strateji izlenmelidir?' şeklinde olmalıdır.

Piyasaların önündeki en önemli engel, iç ve dış borçların ödenmesi konusuydu. IMF 11.3 milyar dolarlık borcu erteleyince piyasalar üzerinde, faizi düşürme ve Borsa'yı artırma etkisini gördünüz. Bu olayın önemli bir trend değişikliği yaratabileceğini daha önceki yazılarımda vurgulamıştım.

İkinci engel, ABD ile olan ilişkilerdi. Ağustos ayı bu konudaki tereddüt ve endişelerin azaldığı ve Türkiye'nin bu konuda pozisyonunu çok daha net bir biçimde ortaya koyduğu bir ay oldu. Irak'a asker gönderme konusu ise gündemde yerini korumasına rağmen piyasaları gözünde bir sorun olmaktan çıktı.

Referandum konusu ise yukarıda anlattığım şekilde, piyasaların üzerinde ciddi bir tehdit olmaktan uzaklaşmış görünüyor. Şu an piyasaların önünde en azından 6 aylık bir dönem için fazla bir risk görünmüyor. Sadece aniden oluşabilecek, beklenmedik kötü gelişmeler bir risk faktörü olabilir.

Borsa'da orta ve uzun vadeli bir çıkış trendinin başladığından bahsedebiliriz. Peki bu trendde nasıl bir strateji izlenmelidir? Geçen hafta Borsa 11 bin 450 seviyelerine kadar geriledi ve haftayı 12 bin 1 seviyesinden kapattı. Bu kapanış rakamı 2003 yılının en yüksek kapanış rakamı oldu. 12 binin üzerinde bir kapanış Borsa'nın güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Bu konuda, işlem hacminin zayıf olduğu tartışması yapılabilir. Fakat yükselen trendlerde ani hacimli ve hızlı çıkışlar sadece birkaç gün sürerken, bu çıkışlar sonrasındaki gerilemelerde hacim zayıflar. Yani 12 bin seviyesi ilk defa görüldükten sonra kar satışları gelmiştir. Yeniden yukarı doğru bir hareket öncesinde ise çok güçlü hacimler olmasa da ısrarlı bir yukarı baskı vardır. Bu tür durumlarda pozisyon almak ve trend yeniden orta vadeli olarak aşağı dönmeden önce pozisyon bozmamak gerekiyor.

Peki trend nezaman aşağı dönecektir. Bu konuda rakam vermek zor ama Endeks'in bulunduğu seviyeden ziyade, günlük lot bazında işlem miktarı bunun en önemli sinyali olacaktır. 700 milyon ile 1 milyar lot arasında işlem olduğu bir güne denk gelirseniz o sıralarda eğer seans salonları da dolmuşsa yükseliş trendinin sonuna yaklaştığınızın habercisi olacaktır. Şimdilik yapılması gereken en önemli şey, iyi senetlerde pozisyon alıp, fazla Borsa'yı izlememektir.

 
 


CANTEEN
YAŞAM
CUMARTESİ
KAPRİS
AKŞAM-LIK