
|
|
|
Halı yayma ve toplama işi...
Türkiye'de 'malı götürme' faaliyetleri konusunda hemen hemen her yol denenmişse de, geriye hala denenmemiş yollar kaldığı apaçık. Allahtan becerikli müteahhitlerle beceriksiz politikacılar denenmemiş yolları da yavaş yavaş keşfediyorlar.
Son keşiflerden biri de uçak inmeyen havaalanları inşa etmek..
Bu iş ilk bakışta fazla işe yaramayacak gibi görünse de, hiç bilinmeyen bir alanda bilimsel çalışmalara hız katacak boyutta.
Dünya uçak sanayiinin elinde, kullanılmayan bir havaalanının ne işe yarayabileceği konusunda en küçük bir bilgi dahi bulunmuyordu.
Sayemizde olacak; ilerde 'Türkler'in inşa ettiği kullanılmayan havaalanlarının hava ulaşımına katmadığı ekonomik değerler' konulu bir araştırmaya konu olması olasılığı bile var.
Örneğin geçenlerde gazetelerde yayınlanan bir haber içinde şaşırtıcı unsurlar barındırıyordu.
Polemiğe yol açmamak için kentin adını yazmayacağım. Bir kentimizin bugüne kadar hiç kullanılmamış havaalanına Başbakan'ın uçağının inmesi gerekmişti ki, olay yerine giden gazeteciler 45 kişilik personelle karşılaşmışlardı.
* * *
İşin buraya kadarı şaşırtıcı değil, tersine 'sıradan' bile denebilir. Personelin şaşırması ve heyecanlanması ise (gazetelerden) anlaşılır şeyler..
Nasıl heyecanlanmasınlar? Havaalanına belki de ilk defa uçak iniyor. Personel arasında ilk defa uçak görenler olmalı..
Ayrıca gelen de boru değil, Başbakan..
Kim heyecanlanmaz!
Görevli personel arasında bulunan halı yayma ve toplama görevlileri birkaç denemeden sonra Başbakan'ın ayağını asfalta değdirmeden aprona ulaştırmayı başarmışlar.
* * *
Acaba nasıl bir hayat yaşar halı yayma ve toplama görevlileri..
Havaalanına hiç uçak inmediğine göre gününü nasıl geçirir? Boş durmamak için arada sırada halı yayma ve toplama tatbikatı mı yapar?
Sabah işe gelirken aklından:
-Yine zor bir gün başlıyor. Bugün yine halı yaymayacağım ve toplamayacağım, diye mi geçirir?
'Zor'lafı şaka değil.
Bir görevli için en zor durum 'görevi yapmamak' olsa gerek..
Görev bitiminde hangi duygular içindedir?
Akşam eve döndüğünde,
-Hanım bana bir yorgunluk kahvesi yap bakalım. Bugün yine hiç halı yaymadım ve toplamadım.. gibi bir şey mi söyler?
Ay başında bir ay boyunca halı yaymama ve toplama karşılığı aldığı maaşı az mı bulur, çok mu?
Memur maaşlarına zam gündeme geldiğinde onun da isteği zam yönünde midir?
-Benim burada halı yaymamak ve toplamamaktan canım çıkıyor. Devlet bana yüzde 10 zammı çok görüyor, diye sokaklara dökülmeyi mi düşünür?
Şöyle bir slogan da bulabilir:
'İşçinin-memurun perişan hali!
Yıllardır toplamıyoruz halı...'
|
|
|
|
|
|


|