|
Başak KESER -
Diyarbakır, Batman, Muş, Mardin, Kars, Ankara başta olmak üzere Anadolu kentlerinden 37 genç sanatçının eserleri, İstanbul'da açılan "Seni Öldüreceğim İçin Çok Üzgünüm" adlı sergide bir araya geldi. Amaç, Doğu'daki sanatçı gençlerin İstanbul'un sanat ortamına giremeyeceği tabusunu yıkmak. Serginin her yıl yapılması ve sanatçıların kendi coğrafyalarına da taşınması planlanıyor.
2001 Eylül'ünde açılan Proje4L, bugüne kadar dokuz sergi, yirmi iki konferans ve altı sanat etkinliğine ev sahipliği yaptı. 10 Temmuz-16 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen "Seni Öldüreceğim İçin Çok Üzgünüm" adlı sergi de Proje4L'nin son etkinliği. Küratörlüğünü (Sergi Halil Altındere'nin (32) yaptığı sergiye 15 kentten 37 genç sanatçı katıldı. Sergi, işadamı Selahattin Beyazıt'ın katkıları ve Açık Toplum Enstitüsü'nün işbirliğiyle gerçekleştiriliyor. Müzenin Yürütme Kurulu Üyesi Melih Fereli, yıl içerisinde düzenlenecek beş serginin üçünün küratörlüğünü yerli ve yabancı isimlerin yapacağını söylüyor. Diğer sergiler ise Yürütme Kurulu Üyeleri Vasıf Kortun ve Fulya Erdemci imzası taşıyacak. Proje4L yönetimi izleyicileri düşünceye sevk etmeyi, İstanbul'a ait olan mekanın daha geniş kitlelerce benimsenmesini hedefliyor. Sanatın elitist bir bakış açısına sahip olmaması gerektiğine inanan Fereli, Doğu'nun İstanbul'u zenginleştirip yeşerttiğini düşünüyor. "İstanbul'da plastik sanatların durgunlaştığı yaz aylarını canlandıracak, daha verimli hale getirecek bir konsept geliştirmek gerekiyordu. Anadolu'da sanat yapma çabasında pek çok genç var. Doğu'daki gençlerin İstanbul'a girememeleri gibi bir tabu yaratılmış. Proje4L'nin bu tabuyu yıkmak için bir çekiç görevi üstlenmesini istiyoruz. Gençlerin İstanbul'a katkıları olacağına inanıyoruz."
Bir cümle
Proje4L'nin aynı zamanda yönetmen küratörü olan Fulya Erdemci de yeşertme hareketi olarak tanımladığı serginin birçok sanatçı için ilk olacağına işaret ediyor. "Burada düşünce alışverişi yapılıyor. Genç sanatçıların bir araya gelmelerinin etkileri uzun vadede görülecek." Bu sergilerin her yıl yapılması ve sanatçıların kendi coğrafyalarına da taşınması planlanıyor. Çalışma Proje4L ve Mardinli Küratör Halil Altındere'nin fikirlerinin ortak bir zeminde buluşmasıyla ortaya çıktı. Altındere, geçen yılki ilk küratörlük çalışmasından güç almış. 37 sanatçının birbirinden etkileneceği sergide diyalog ortamının önemli olduğunu savunuyor. "Burada tanışanlar oldu. Sanatçıların karşılıklı etkilenmeleri altı yedi ay devam ediyor. Sergi benim için bir cümle kurmak. Bir şeyi protesto etmek. Küratörlükse kelimeleri seçmek ve düzgün cümle kurmak." Halil Altındere'ye göre yaşayan en önemli iki küratörden biri olan Rene Block, eylülde Güneydoğu'yla ilgili bir sergi açacak. Bu çalışmaya Türkiye'den katılacak olan 15 sanatçının beşi Proje4L'deki sergiye katılan sanatçılardan olacak.
Serginin küratörlüğünü yapan Halil Altındere, Mardin doğumlu. İstanbul'da yaşıyor. Çukurova Üniversitesi Resim-İş Eğitimi bölümünü bitirdi. Marmara Üniversitesi'nde yüksek lisans yaptı. Fransa'da da eğitim aldı. Avrupa'nın pek çok ülkesinde grup sergilerine katıldı. Altındere, İstanbul Güncel Sanat Müzesi'nde gerçekleştirilecek olan sergi turlarına da rehberlik yapacak. İlki 19 Temmuz Cumartesi günü. 26 Temmuz ve 2 Ağustos'ta da diğer sanat turları düzenlenecek.
(Harmancı Giz Plaza, Harmancı Sokak-Levent.www.proje4L.org (0212 2815150)
Şehre karşı zılgıt
Fatma Akıncı (31) Diyarbakırlı. Batman'da bir ilköğretim okulunda resim öğretmenliği yapıyor. Bir arkadaşı vasıtasıyla projeden haberi olmuş. İlk sergisi. Üç, dört dakikalık video çalışmasının konusu, Batman'da kadın olmak. "Bir kadın tepede şehre karşı oturuyor. Karar vermeye çalışıyor. Belki de intihar etmeyi düşünüyor. Sonra zılgıt çekmeye başlıyor. Onun şehre karşı duruşu, yenilmediğini söylüyor." Akıncı'nın öğretmenlik yaptığı okul, Batman'ın kenar mahallerinden birinde. Bu aynı zamanda ona kız çocukları ve aileleriyle ilgili gözlem yapma fırsatı vermiş.
Tuzsuz resim
Nihal Martlı (21) Ankaralı. Hacettepe Üniversitesi Resim Bölümü'nde okuyor. Bir hocasının önerisiyle projeye katılmış. İki yıl önce yaptığı çalışmasında psikolojiden ve özellikle ödünleme davranışından faydalandığını söylüyor. "Ödünleme, engellenmiş amaca ulaşamayıp başka bir amaca yönelme. Yani bazı şeylerin etkinlikten çıkıp görev haline gelmesi." Yemek yapmanın kadınlara yüklenmiş bir görev olduğunu düşünüyor. Martlı, yemek yapmakla resim yapmak arasında bir bağ kurmuş. Ona göre her iki eylem de tarifle başlıyor ve yapan kişiyle farklılaşıyor. Hatta bir resmin tuzu da yemek gibi eksik olabilir.
Kürtçe Don Kişot
Erkan Özgen (31) Mardinli. Projeye Diyarbakır'dan katılıyor. Şener Özmen ile birlikte yaptıkları video çalışmasında Don Kişot ve yardımcısı Sancho Pancho'yu canlandırmışlar. Çekimde 40 gündür yolda olan takım elbiseli ikilinin altı dakikalık Kürtçe diyalogu yer alıyor. Özgen, çalışmalarına bir dalga geçme olarak bakıyor. "Yaşadığımız yerler çağdaş sanatın çok uzağında, farklı problemler yaşamış bir coğrafya. Bir yerlere ulaşma çabası ikili için ütopik bir şey. Sanat dünyası,
yaşam ve kendimizle dalga geçiyoruz."
Çöplükteki çocuklar
Zeynep Erpolat (21) Batmanlı. Dicle Üniversitesi Resim Öğretmenliği Bölümü'nde okuyor. Çekimlerini Diyarbakır'da yaptığı video çalışmasının adı "Zift". Yaklaşık sekiz dakikalık çekimde çocukların fayanstaki yanmış araba yağı üzerindeki dansları ve konuşmaları, birbirlerine sataşmaları yer alıyor. Erpolat, çöpleri karıştıran çocukları gördüğünde fikrin oluştuğunu söylüyor. "Çalışma pek çok yöne çekilebilir. Kaygan zeminler üzerinde kayıp giden yaşamlar da diyebiliriz. Çocuklar çekim esnasında bizden çok eğlendiler."
|