Arşiv   23 Haziran 2003 Pazartesi


























Özlem Ateş

 
 
Terbiyem müsaade etmez

Yassıada anılarını yazmaya uzun yıllar gönlü razı olmayan Talat Asal, Adnan Menderes'in avukatı olarak yaşadıklarının, bildiklerinin, hatta belgelediklerinin ipuçlarını okurla paylaşmaya karar verdi. Asal'ın 27 Mayıs ve 12 Eylül sonrası gözlemlediklerini kaleme aldığı "Güneş Batmadı 'Müvekkilim Adnan Menderes ve Yassıada' " isimli kitabı, geçtiğimiz günlerde Selis Kitaplar tarafından yayımlandı.

"Ne güzelsiniz balıklar / Ö Hem kime ne zararınız var? / Birbirinizi yersiniz / Ya biz insanlar? / Hem sizi yeriz, / Hem birbirimizi." Avukat Talat Asal, müvekkili Menderes'le ilk görüşmesinden sonra, Lale motorundan Dolmabahçe Rıhtımı'na inerken, bu kelimeler ağzından dökülür.

"Dövüldüm, sövüldüm, mezar denilen hücrede yattım, hapishanede yattım.

31. Piyade Alayı'nda yedek subay olarak görev yaptığım halde, üstüne üstlük 'askerlik yapmadın' diye nezarete alındım. Velhasıl çekmediğim kalmadı. Müvekkilim Adnan Menderes'i 17 Eylül 1961 günü asarak öldürdüler, ben de 18 Eylül 1961 günü cübbemi toprağa gömdüm." sözleriyle Menderes'i savunduğu yılları anlatan Asal'ın satırlarında sitem ve öfke hakim: "Bir adam var. Her karış toprağı şehit kanları ile sulanmış, milletle aziz Atatürk'ün elele vererek çizdiği Misak-ı Milli hudutları içindeki Türkiye'mizi bölmek, parçalamak istiyor. Otuz bin vatan evladını şehit veriyoruz. Bu adam Atatürk Cumhuriyeti Devleti tarafından yakalanıp Türkiye'ye getiriliyor ve yargılanıyor. Yassıada'da her vatandaşımız için ancak üç avukat savunma yapabilirdi. Bu vatan haini için böyle bir tehdit yok. Onlarca avukat istediği her dosyayı, devlete ait her belgeyi incelemek hakkı ve olanağı verilmiş."

Menderes'in avukatı olduğu dönemlerde meslektaşı Hüsamettin Cindoruk ile beraber otellere alınmadığını, Yassıada'da binlerce dosyanın yer aldığı çadırdan kendi müvekkilinin dosyasını bulabilmesinin, bulsa da not almasının imkansızlığını anlatan Asal, kitabında, Arapça ezan meselesinden, (15 Haziran 1950'de mecliste konuşulanların zabtı yer alıyor.) Adnan Menderes ve Celal Bayar'ın savunmalarına uzanan pek çok belgeye yer veriyor. Menderes'in intihar girişimi ile ilgili şüphe ve açıklamalarına da yer veren Asal, kitabına önsöz yazmamış. Avukat- yazar gerekçesini şu sözlerle anlatıyor: "Felaketin önsözü olmaz, son sözü olur. O sonsözü yazmaya da benim terbiyem müsaade etmez."

Güneş batmadı

"Müvekkilim Adnan Menderes ve Yassıada"

Selis Kitaplar

Mayıs 2003, 272 sayfa

Bence,

Irak'ta hala bulunamayan kimyasal silahlar, dünya kamuoyunun gündeminden uzaklaşmaya başladı. Suat Parlar'ın Barbarlığın Kaynağı: Petrol isimli kitabı, tatlı rüyalardan, gerçeğe uyanmak isteyenler için bire bir. (Anka Yayınları)

Yayınevlerinin ve yazarların hayatlarını tüm gerçeğiyle okura sunan Jean- Marie Laclavetine'in Adsız Yazarlar Kulübü isimli romanı, aşkı, intiharı, "yazma hastalığını" anlatırken, alışık olunmadık kurgusuyla okuru satırlara bağlıyor. (Bölüm isimlerine ayrıca dikkat!) (Doğan Kitap)

'60'lı yıllarda, hararetli tartışmalara yol açan ATÜT meselesi, yıllar sonra Sencer Divitçioğlu'nun kaleminden, asya üretim tarzı ve osmanlı toplumu marksist üretim tarzı kavramı ile bir kez daha gündeme düşüyor. Haberiniz olaÖ (Yapı Kredi Yayınları)

Hintli yazar Anita Nair'in Kadınlar Vagonu isimli romanı, farklı geçmişlerden ve sınıflardan gelen kadınların Akhila'nın tren yolculuğu eşliğinde kendi dünyalarına uzanmalarını anlatan, sınırları zorlayan bir kitap. (Çitlembik Yayınları)

 
 


Yaşam, Akşam Gazetesi'nin pazar günü ücretsiz ekidir.