
|
|
|
Sıkıldığım şeylerin bir envanteri
Karar verdim, bugün beni son derece sıkan şeylerin ve insanların bir envanterini çıkaracağım.
Listeyi aşağıda yorumsuz olarak yayınlıyorum.
* * *
1-İslam'da neyin olup olmadığına bir türlü karar veremeyen düşünürler
2-Emine Erdoğan'ın ne yaptığına dair haber ve yorumlar
3- Emine Erdoğan'ın kocasının şarkı söylemesi
4- Emine Erdoğan'ın kocasının şiir okuması
5- Ahmet Necdet Sezer'in fikirleri
6- Ahmet Necdet Sezer'in halkçı alışveriş tripleri
7- Sosyal demokrat kişilerin espri yapma girişimleri
8- Konuşan bir Hüsamettin Özkan
9- Ertuğrul Özkök'ün medya üzerine yazıları
10- Ercan Arıklı'nın kadınlarla ilişkilerini anlatan yazılar
11- BDDK Başkanı'nın düşük maaş düzeyiyle ilgili haberler
12- Oynadığı maçlarda ayağına pek top dokunmayan Hakan Şükür'ün maç esnasında sıkılmadan bekleme konusunda gösterdiği müthiş sabır
13- Haddinden fazla Türk içerikli konuşmaları İtalyanlar'a özgü mimiklerle yapan Fatih Terim
14-Tam bebeğin uyuma saatlerinde Bodrum semalarında gerçekleşen 'it dalaşları'
15-Avrupa Birliği süreci...
16- Mesut Yılmaz'ın gülümseme girişimleri
17- Günter Verheugen (ayrıca bknz. 15'inci madde)
18-Çok eğlenceli oldukları için insana telefon etmeye zaman bırakmayan ve bu yüzden de felsefi bir anlamsızlığa yol açan cep telefonları.
19- İstediği takdirde hemen her şeyi içinden çıkılması tamamen imkansız bir buhran haline getiren kadınlar ( veya sadece 'Rana')
20-Uyuduğu halde uyumaması gerektiğini düşünerek itiraz edip ağlayan bebekler ve onlar gerçekten uyuduktan sonra olanlar (bknz. Madde 14)
21- Askerlerle hiçbir konuda görüş ayrılıkları olmadığını anlatan hükümet açıklamaları
22- Hasan Cemal'in 'Ne Yapmalı' başlığını attığı yazısını şu sözlerle bitirmesi: 'Dünyada tek başımıza yaşamıyoruz... Coğrafyamız güzel ama belalı. Topu çok akıllı oynamaktan başka çaremiz yok.'
* * *
Aslında bu listeyi uzatabilirim, hatta haftalık bir dizi bile yapmam mümkün.
Ancak teolojik nedenlerden dolayı listeyi 22'nci maddede kesmek zorundayım.
Daha önce de açıklamıştım bende 4 sayısı ve onun katlarına takıntı var.
Havagazını dört kez kontrol ederim, yüzümü 16 kez yıkarım, ya iki ya da dört duble içerim üç duble içtiğimi gören olmamıştır, uğur olsun diye kapıdan iki kez çıkarım, zorunlu olarak üçüncü kez girip çıkmam gerekirse tamamen lüzumsuz bir şekilde dördüncü kez içeriye girip tekrar çıkarım, bebeğimizin 2002 yılında doğmasının anlamlı olduğuna inanırım, doğum ayının ağustos yani sekizinci ay olması da beni mutlu eder, doğum günüm 04.08.1955'tir, burada problem çıkaran yıldır ama 1955'in toplamı da 20 yapar ve bu da dördün mükemmel bir katıdır (yıllardır niye 1951'de doğamadım diye hayıflanır dururum) falan filan.
22'nci madde de gayet tabii ki nereden bakarsanız dört sayısına angaje olmuş durumda ve bu yüzden de liste tamamlandı.
|
|
|
|
|
|


|