Pazartesi
09 Haziran 2003 
 

 
 
Tuncay Özkan
Şakir Süter
Serdar Turgut
Deniz Gökçe
Zülfikar Doğan
Semih İdiz
Yaşar Erdinç
Coşkun Kırca
Burhan Ayeri
Ali Tezel

Paulownia kandırmacası

Paulownia'nın Türkiye'de yetişebileceği yerlerin ekolojik özellikleri, doğal yetişme yerindeki ekolojik özelliklerinin aynısı veya büyük ölçüde benzeri olması gerekmektedir

Son yıllarda Türkiye'nin hiçbir yerinde doğal olarak bulunmayan Paulownia isimli bir ağacın dünyanın en hızlı büyüyen ağacı olduğu, 5-6 yıl içinde 45-55 cm çapa, 11 yaşında 3.5 metreküp (m3) hacme eriştiği (en iyi yerde 6 metre aralıkla dikilen 11 yaşındaki kavakta bu rakam takriben 1.6 m3'tür) TV'lerde konuşmalar, gazete ilanları, broşürler, e-mail mesajları yoluyla duyurulmakta ve ağacın fidan ve tohumları Çin'den ithal edilerek büyük paralar karşılığı satılmaktadır.

Herhangi bir yerde doğal olarak bulunmayan bir ağaç türünün, orada yetişebileceğine karar vermek için yıllar gerekmektedir. Çünkü, buna ancak yıllarca süren, istatistiki metodlara dayalı araştırmalar yapılarak karar verilebilmektedir. Türkiye'de bu ağaç için araştırma çalışmalarına henüz başlanmıştır.

Bu ağacın doğal olarak bulunduğu Çin'in belli bir bölgesinde onun istediği bütün ekolojik şartlar (ortalama hava sıcaklığı, nisbi rutubet, yağış, yağışın mevsimlere dağılımı, rakım, toprağın özellikleri, rüzgar vs.ye ilişkin olarak) çok büyük ölçüde bir arada bulunmaktadır. Paulownia'nın Türkiye'de yetişebileceği yerlerin ekolojik özellikleri doğal yetişme yerindeki ekolojik özelliklerinin aynısı veya büyük ölçüde benzeri olması gerekmektedir. Ancak dünyadaki doğal yayılışı son derece sınırlı böyle ağaç türleri için öyle bir yer bulmak son derece zordur. Avrupa ülkeleri, örneğin ülkesine onlarca yabancı hızlı gelişen türü getirerek deneyen İtalya'da Paulownia bu nedenle başarılı olamamıştır.

Çünkü yaklaşık 100 yıl önce bu ülkelere getirilen Paulownia ekolojik koşullara uyum gösteremeyerek elimine olmuştur.

Bunları bilmeksizin yurdumuzda Paulownia ağaçlandırması yapanlar, ağacın ilk birkaç yıl göstereceği büyüme ile yanılgıya düşecekler ama ağacın hassas olduğu bir konuda örneğin nisbi hava rutubetinin bir periyotta belli sınırların altına düşmesi veya beklenmedik düşük sıcaklıklar, veyahut yağışın kritik bir devrede yetersiz kalışı gibi ortaya çıkan olumsuzluklar sonucunda çok büyük bir olasılıkla başarısızlıkla karşılaşacaklardır. Bütün bunlara rağmen Türkiye'de reklamlara aldanan toprak sahipleri, birçok yerde büyük paralar ödeyerek satın aldıkları fidanlarla geniş ağaçlandırmalar yapmaya devam etmektedir.

Bu kandırmacaya son verilmelidir. Köylü ve toprak sahipleri uyarılmalıdır. Çin gibi büyük bir ülkenin ancak belli bir yerinde doğal olarak bulunan bir ağacın Türkiye'nin her yerinde yetişmesi zaten mantıki olarak mümkün değildir, bu konuda devam eden araştırmanın sonuçları beklenmelidir.

Necdet GÜLER-Kavak ve Hızlı Gelişen Orman Ağaçları Araştırma Enstitüsü Başmühendisi


 
CANTEEN
YAŞAM
CUMARTESİ
KAPRİS
AKŞAM-LIK