25 Mayıs 2003 Pazar










A.Nedim Atilla

 
nedim.atilla@aksam.com.tr
 
Mutfağımızı tanıtmanın keyfi

Prensip olarak bu köşede kişisel duygulara yer vermemeye çalışan bir insanım ama bugünlerde zengin mutfağımızın sesini dünyaya duyurmuş olmanın keyfini yaşıyorum açıkçası. Akşam'ın Cumartesi ekinde yayımlanan "Anadolu Mutfağı" köşemizin ünü artık Türkiye sınırlarını aştı. Geçen hafta sonu Antalya Belek'te yapılan Uluslararası Rotary Konferansı'nın konuşmacılarından biri olarak yurdun ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelmiş seçkin konuklara tarihin ilk çağlarından beri zengin beslenme kültürünün hakim olduğu kutlu toprakların bir insanı olarak konuştum.

Konuşmama Nazım Hikmet'in yaşama sevincini en güzel anlattığı dizelerden biri ile başladım: "Yani öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı/ yetmişinde bile zeytin dikeceksin/ hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil/ ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için/ yaşamak yani ağır bastığından."

Sonra ağaçların Akdenizli kraliçesinden; zeytin ağacından söz ettim. Elbette Dionysos'un anavatanı olan Anadolu'nun şarap kültüründen, bu mutfağın zenginliğinin ana kaynağı olan insanlarının yaratıcı gücünden, yaşama sevincinden... Bu coğrafyanın uygarlıkların anavatanı olmasının ötesinde ekmek, zeytinyağı ve şarap uygarlığının merkezi olduğunu da söyledim. Doğrusunu isterseniz, bizim konuşma, diğer konuşmacıların örneğin Prof. Emre Kongar'ın "Küreselleşme ve Türkiye" başlıklı sunumunun yanında biraz hafif kalıyordu ama gerçekten de büyük ilgi çekmişti. Ulusal ve uluslararası bir çok temsilciden konuşmayı kendi ülkelerinde, kendi yörelerinde yineleme teklifi aldım. Bu arada İsveçli bir gastronom, aynı konuşmayı Göteborg'da tekrarlamamı resmen istedi. Bazı sevgili dostlar önümüzdeki günlerde ABD'den de konuşma teklifi geleceğini duyuruyorlar. Konuşmacının tanıtıldığı bölümde, gururla söylediğim gibi "Türkiye'de her hafta bir yörenin mutfağının, yeme içme kültürünün tanıtıldığı bir köşe sadece AKŞAM'da var. Çünkü zengin mutfağımız buna çok lâyık." Şimdi mutfağımızı gidip başka ülkelerde anlatmaktan daha keyifli ne olabilir ki?

Konuşma sırasında Anadolu'dan verdiğim çok sayıda örneği dikkatlice dinleyenlerden biri, daha sonra bana "Şimdi Antalya'dayız, Antalya'nın nesi ünlü?" diye sordu. Ben de ünlü kaşar loru ile yapılan böreklerinden, patates yemeklerinden söz ettim. Ve onlara bir tarif verdim. Bu tarifi şimdi sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Patates Lokumu

Malzeme:

6 orta boy patates, bir su bardağı ince bulgur, yeşil soğan, maydanoz, dereotu, bir çay bardağı zeytinyağı, kimyon, karabiber, kırmızıbiber, tuz, 2 limon suyu, 200 gram kese yoğurdu, 2 diş sarımsak.

Hazırlanışı:

Patates haşlanır ve rende yapılıp püre haline getirilir. Bir su bardağı ince bulgur bir su bardağı kaynar su ile haşlanıp patateslere eklenir. Yoğurt dışındaki diğer malzemeler eklenir, bu karışımdan yapılan ceviz büyüklüğündeki toplar bir tabağa dizilir, her bir topun üzerine sarımsaklı yoğurt dökülür ve üzerleri kırmızı biberle süslenir.

 
 


Cumartesi, Akşam Gazetesi'nin cumartesi günü ücretsiz ekidir.