|
Bayhan GÜLERHAN -
Linda Caldwell nam-ı diğer Deli Kız, Arnavutköy'deki atölyesinde Türk motifleriyle süslediği ürünlerini "Deli Kızın Yeri" isimli dükkanında satıyor. İğne oyalı aynalar, tokalar, bebekler, kadife çantalar ve Osmanlı motifli şemsiyeler görenleri hayrete düşürüyor.
Kapalıçarşı esnafı, adres tarif ederken mutlaka Deli Kızın Yeri'nden başlıyor. Linda Caldwell'in yerini sorduğumuzda esnaf bizi düzeltiyor. "Linda değil, Deli Kız". 1973'te eşinin Yalova Karamürsel Amerikan Askeri Tesisi'ndeki görevi nedeniyle İstanbul'a yerleşmiş. İki yıl kaldığı Türkiye'ye hayran kalmış. Emeklilikte Türkiye'ye yerleşmek için eşini ikna etmiş. Anadolu'da dolaşmadığı yer kalmamış. Her gittiği bölgede Türk sanatına dair örnekler toplamış. 1997'de Arnavutköy'de açtığı atölyede annesinden küçük yaşta öğrendiği dikiş becerisine Türk motiflerini eklemiş. Böylece ortaya birbirinden güzel günlük kullanılan eşyalar çıkmış. "Sezen Aksu'nun Deli Kızın Türküsü isminden esinlendim. Arkadaşlarım Çılgın Kızın Yeri olsun dediler, söylenişini beğenmedim. Boğazı ve denizi çok seviyorum. Lakabım bana onları anımsatıyor".
Erguvanlar açınca
Deli Kız'ın Anadolu tarzı mutfak cadısı, süpürgenin değil tahta kaşığın üzerinde oturuyor. Bir şeyi çok kez yaptığında sıkıldığını söylüyor. "Oya ile süslenmiş aynalar, Osmanlı motifli tavlalar, Anadolu tarzı şallar, bebekler. Hangisini yapmayı daha çok sevdiğimi bilmiyorum. Ama herhangi birini beş yüz kez yapınca bıkıyorum ve bir daha yapmıyorum". Kapalıçarşı esnafının göz bebeği Linda, ilham geldiğinde Arnavutköy'deki atölyesine koşuyor. Deli Kızın Yeri'ndeki tasarımların yüzde 85'i kendisinin. Bazılarını İznik'ten getirtiyor. Tasarımlarını hazırlarken müzeleri geziyor, köylere gidiyor, kitaplar inceliyor. Ffikirlerin aklına aniden geldiğini söylüyor. "Türkiye'ye ait çok şey gördüm. Gittiğim her yerde Türk desenleri beni buluyor. Araba kullanırken, televizyon seyrederken aniden aklıma bir fikir geliyor ve hemen atölyöme kesmeye, dikmeye koşuyorum." Deli Kız, erguvanlı bahar havasını ve Boğaz'ı hiçbir şeye değişmeyeceğini söylüyor. İstanbul sakinlerini nazik ve yardımsever buluyor. Türkçe'sini de çok beğeniyor. Yaşar Kemal okuyacağım diye inat etmiş.
Anadolu projesi
Deli Kız, ürünlerini başka dükkanlara satmayı düşünmüyor. Daha önce fuarlarda stand açmış. Ama sonuç onu memnun etmemiş. "Bizim ürünlerimiz el sanatı olduğu için çok ucuza satamıyoruz." Yaz bitimine kadar gerçekleştirmek istediği iki projesi var. Online satış yapmak ve Kapalıçarşı'da farklı amaca yönelik yeni bir dükkan açmak. Yeni dükkanında ne satacağını gizliyor. Ayrıca birkaç sene evvel, İznik'te yaşayan İngiliz bir bayanın girişimleriyle şekillenen 'Anadolu Projesi'ne katkıda bulunduğu için çok mutlu olduğunu söylüyor. Evde oturan kadınlara dikiş-nakış dersleri verilerek Linda'nın tasarımlarını üretmeyi amaçlayan proje, Anadolu kadınının eve ufak da olsa parasal kaynak sağlamalarını ve kişisel gelişimleri için önemli bir basamak. "Anadolu'nun neredeyse her yerini gezdim gördüm. Ama Arnavutköy'e bir başka aşığım. Burası İstanbul'un en katkısız yeri. İstanbul burada daha fazla var. Köprüyle bunu yok edecekler."
|