|

|
|
|
Uzaylı Türkler
Toprak Sergen'le Pırıltılar'dan bir başka dev hizmet daha. PIRILTILAR UZAYDA. (Bizim köşe de hafif Cin Ali ya da Ayşegül serilerine benzemeye başladı hani) Uzaya gidemediysek de bu açığımızı uzaya yönelik düşünen çook yaratıcı dehalarla çocukluğumuzdan beri kapatmış durumdayız. İşte Cem Yılmaz esprileri, işte Erdil Yaşaroğlu uzaylıları, işte Selçuk Erdem karikatürleri, işte "Millet aya fezaya gitti, sen hala..." atasözümüz. Eskiden millet gider Mersin'e sen gidersin tersineydi. Şimdi Uğur Uludağ ve arkadaşları uzaya gitti geldi. Bi daha gitti, biz de gittik. Zekice esprilerle kendimizden geçtik. Bildik uzaya giden Türklerin ötesinde onları da bozan Türk yaşantısı bizi uçurdu.
Gökhan Semiz, eski Vitamin üyesi. Gökhan'ı çook genç yaşta kaybetmiştik. Uğur, Gökhan'ın kankası. Espri Standartları Enstitüsü Kurumu (ESEK), yani kurdukları grup onun hatırasına oyunlarını üretmeye devam ediyo. Uğur şimdiye dek yedi oyun yazmış ve bunların birçoğu oynanmış durumda. Rahat rahat bir o kadar yazabilecek durumda. Önemli olan kantite değil kalite diyenlere bir not; hepsi de birbirinden zekice yazılmış. Büyük başarı kazanan "Üçüncü Türden Yakın İlişkiler 1", şimdiden 150'nci oyununu tamamladı. Türk-Uzay ilişkilerine yeni bir perspektif getiriyo. Yani sizin anlayacağınız millet gider Irak'a, bizim çocuklar gitmiş uzaya.
Olay nasıl başladı
- Yedi sene önce Uğur, ben,Yosi benim evde otururken birlikte bir şeyler yapalım dedik. Zaten kanka olduğumuz için hep yarenlik ediyoduk. Sen Dormenler ile oynadın, ben Ortaoyuncular'da falan filan. Hangi oyunlardan keyif aldık, oyunların nereleri doğru nereleri yanlıştı bunları ortaya döktük. Uğur'a dedik ki yazsana bişeyler biz de oynayıp prodüksiyonu yapalım. Derken olay başladı. (Buraya kadar herşey basit ve olası gibi. Hatta eminim bütün tiyatro grupları hemen hemen böyle başlangıç öyküsüne sahip ama iş devam ettirip başarıyı yakalamakta. Hele hele ağır abilerin yanında, hem de sade suya tirit gibi görünen uzayda Türk konusuyla işi becermekte)
Deniz'le (Pulaş) Ece (Uslu) nasıl geldi? (Oyunda Ceyda ve Yağmur'un rolünü daha önce Ece oynuyordu. Ece Zerda'yla Gaziantep'e yerleşince oyundan ayrılmak zorunda kaldı)
- Hiç kast yapmadık. Doğrudan doğruya geldiler ve başladık. (İşte size manken tartışması olayına farklı bir boyut daha. Bi seyredin ama)
Kimin tekelinde
Tiyatrocu olmak nasıl bi şeymiş?
- Olucaz inşallah. Çalışıyoruz. Ekibin yardımıyla da beraber. Çok güzel bi meslekmiş. Ben podyumu da çok seviyorum (Falan diye eveleyip geveliyordu ki)
Tam bi gazeteciyle konuşur gibi konuştun hakkatten nasılmış?
- Yaa, parası yokmuş bu işin. Ama sahneye çıktığında herşeyi unutuyo insan. Podyuma çıktığımda da aynı şeyi yaşıyorum.
Tanındığımız mecraların dışında iş yaptığımız zaman ondan o olur mu, bundan bu olur mu, herkes kendi işini yapsın diye engellenmeye çalışılıyoruz.
- Deniz Pulaş: Kimsenin tekelinde değil bu. Elvis Presley kamyon şoförü olarak mı kalsaydı ? Bi de ön yargılılar; oyunu izlemeden "Podyumun gülleri tiyatroyu pek sevdi" diye yazılar yazıyorlar. Uğur sisteme karşı olan herşey iyidir demişti.
- Uğur Uludağ: Biz tiyatro ekibinden daha çok Porto Riko'lu gençler sosyal faaliyet durumundayız.
- Hakan: Biz niye bu ödülü alamadık falan gibi iddialarımız da yok.
Kıtlık zenginleri
- Uğur: Hiçbir tiyatroda Deniz Pulaş gibi oyuncu yok. Yosi Mizrahi gibi ya da başkaları gibi yetenekli mi tartışamam ama yirmi yıldır bu kadar çalışkan tiyatrocu adayı görmedim.
Bu işte insanı özellikler herşeyin ötesinde galiba, öyle mi?
- Uğur: Yetenek zekayla çalışmanın birleşmesidir. O yüzden ben yeteneksizim çünkü tembellikten öleceğim. (Bakmayın böyle dediğineee)
Çok zor bi dönemde tiyatroyu yürütüyorsunuz?
- Uğur: Bizimkilere bakın tarihe, ne zaman savaş ve kıtlık oldu, eğlence sektöründen biri zengin oldu. demiştim. Bu biz olucaz dedim. Nitekim zengin olamadık ama eğlence sektöründe patladık.
Bir de dizi oluyor galiba?
- Uğur: Evet, yine bu ekip ağırlıklı herkes kendi ismiyle oynuyo. Sebeb de şu ; yıllar yılı sokakta böyle yaptılar Oktay? Oktay değil abi Uğur. Şimdi söyle olacak Uğur? Evet abi Uğur.
Kaç bölüm olur ?
- Uğur: Dördüncü bölümden sonra bizi şutlayacaklarını düşünüyorum çünkü, Türkiye'ye bol bişey yaptığımızı düşünüyoruz.
Yosi'nin kıyafeti
Küfür, belden aşagı vurma, erotik sahne var mı?
- Uğur: Yosi ikinci bölümde kadın kıyafetinde dolaşacak.
- Yosi: Milleti midesi kalkabilir (Gülmeler)
Gece onikiden sonra Yasemin Evcim kuşağında mı yayınlanacak (Gülmeler) Peki bu oyunun üçüncüsü olacak mı?
- Uğur: Evet Üçüncü Tür-Sıfır. Ben Bu Oyunu Nasıl Yazdım. Bilet Fiyatları 250 milyon olacak..
(Bütün Ekip): Vaaaaay beeee. Her gelenle akşam yemeğine çıkacak Uğur Bey.
- Uğur: Parayı alıp Honolulu'ya tatile gidecem.
İşte Uğur ve arkadaşları. Bu da tiyatro Hem de en eğlencelisinden, hem de en gırgırndan, hem de en ciddisinden. Oyunun sonunda erkek kahramanın aşk üzerine söylediklerini dinleyince ne kadar ağır konuştuklarını da anlayacaksınız yolunuz açık olsun dostlar. Bizi güldürdünüz ve düşündürdünüz.
Oyundan tipler
Murat : Dünyaya gelen uzaylılardan. Çok sempatik ve çok yetenekli. Aynı zamanda Rus Gelin filminde oynuyor.
Yosi Mizrahi : Gay uzaylı. Dormen'lerdeydi. Pek çok dizi,yarışma programı ve reklam filminde oynadı.
Deniz Pulaş : O da uzaylıy(mış) mankenlerin een iyilerinden. İlk tiyatro oyunu Akbank reklam filminde oynadı son olarak.
Ceyda Düvenci : Yeni bir diziye başladığı için oynamıyor artık (Her şey güzel olacak, çocuktan al haberi, böylemi olacaktı, Baba) gibi film,dizi ve yarışma proğramlarında yer aldı.
Yağmur Kaşifoğlu : Yeni dünyalı Pelin. Lahmacun ve Pizza ve daha pekçok dizi ve reklam filminden tanıyoruz.
Hakan Bilgin : Pelin'in sevgilisi Yılan Hikayesinden tanıyoruz.
Oyun
Akatlar Kültür Merkezi, Kadıköy Halk Eğitim, Bakırköy Sahnesi gibi İstanbul içi yerlerde oynadığı gibi Anadolu turnesiyle de bütün Türkiye'ye ulaşıyor. Oyunun video malzeme kısmını Böcek Yapım'dan Kıvanç Baruönü yönetmiş.
Üçüncü tür
Yosi Mizrahi, Murat Akkoyunlu, Hakan Bilgin, Ceyda Düvenci, Yağmur Kaşifoğlu Deniz Pulaş, Emrah Akışık, Gülden Avşaroğlu ve Ceal Belgil'den oluşuyor
"Alem buysa ESEK biziz" diyolar. Espri Standartları Enstitüsü Kurumu'ndaki Kurum'u, "Kurumlaşmaya duydukları gıcıktan dalayı eklemişler."
Uğur Uludağ
. Kalemi çok kuvvetli ve komik
. Ama tipine bakın gayet ağır ve ciddi
. Hatta sıkıntılı
. Biraz iri yarı
. Tunceli kökenli
. Bütün sıkı komediyle uğraşıyorlardaki ciddi ifade onda da var
. Kızlar onun zekasına bitiyor. Demek kızları etkileyen özelliklerin başında zeka gelebiliyor hala. Ne güzel.
Düzeltme ve özür
29.09.2002 tarihli yazımda "Giresunspor'un açılış maçına sanatçı niyetine Kont Adnan diye bi gey şarkıcı çağırmışlar" cümlesindeki Kont Adnan'ın Adnan Yılmaz'la ilgisi yoktur. Düzeltir, özür dileriz.
|
|
 |
|
|
|
Yaşam, Akşam Gazetesi'nin pazar
günü ücretsiz ekidir.
|
|