25 Kasım 2002   Pazartesi    Arşiv

Zülfikar Doğan
Burhan Ayeri
Kazım Kanat
Turgay Renklikurt
A.Nedim Atilla
Güler Kömürcü
Hakan Aksay


Bilgisayarlı yerliler

Afrika'nın güneyindeki Botswana'da yerli halk, vahşi doğada yaşayan hayvanları daha iyi korumak ve gözetlemek için bilgisayar destekli takip yapıyor. Karoo Ulusal Parkı'nda, geleneksel silahları yay ve okun yanısıra "Cybertracker" adlı bilgisayarı kullanan yerliler, bir ceylan veya bir gergedan gördüklerinde bunu 40 hayvanın sembolünün kayıtlı olduğu bilgisayara işliyor. Sembollerin üzerine dokunarak hayvanların sayısını, cinsiyetini, yaşını, hareket yönünü, rakip bir hayvan veya insandan mı kaçtığını kaydediyorlar. Bilgisayarda bulunan GPS (Küresel yön bulma sistemi) ile de zaman ve bölgeyi saptayabiliyorlar. Otların durumundan, kemirilen ağaç veya fundalıklardan, hayvanların kimliğini çıkaran yerlilerin topladığı veriler, Ulusal Park'ın merkez bilgisayarında değerlendiriliyor. Hayvanları bu tür izlemenin ucuz ve hava kontrolünden daha kesin olduğunu vurgulayan Güney Afrikalı mucit Louis Liebenberg "Uçaklar, yaklaşık 60 hayvanı izlerken yerliler, 100'den fazla hayvan üzerinde gözlem yapıyor ve bölgenin ekolojik istikrarı için değerli bilgi topluyor. Hayvanlar, kaçak avcılara karşı korumalı bölgeye sevk edilip ilave gıda veriliyor ve yerliler, bu şekilde doğal yaşam ortamlarını korumaya katkıda bulunuyorlar" diyor.




En yavaş maratoncu

3 Kasım 2002'de, 32. kez yapılan New York Maratonu'na eski model bir dalgıç giysisi ile katılan katılan ve 42 km'lik koşuyu beş günde bitiren İngiliz Lloyd Scott (41), bu derecesiyle "Dünya'nın en yavaş maratoncusu" unvanını aldı. Scott, koşusunu İngiliz Kanser ve Lösemi Vakfı ve 11 Eylül terör saldırılarında hayatlarını kaybeden New York İtfaiye kurumuna bağış toplamak amacıyla gerçekleştirdi. 1987'de lösemiye yakalanan ve doktorların uzun uğraşılardan sonra kemik iliği transferi yaparak hayata döndürdüğü Scott, New York Maratonu'nda toplam 60 kg gelen dalgıç giysisi ile günde 7,5 km yol aldı. Daha önce birçok maratona katılan, çölde koşan, Kuzey ve Güney Kutbu'na da giden Scott, bugüne kadar yaklaşık 2.5 trilyon lira bağış topladı.




Görülmeyen düşman

Küçük ama sınırsız gücüyle her zaman ve her yerde hastalıklara yol açan mikroplar, yeni yollar bularak tekrar dönüyor. İspanyol Gribi adıyla, 1918 -1919 arasında 700 milyon kişiyi hasta eden ve 20 milyondan fazla cana mal olarak dünya tarihinin en büyük salgınına yol açan mikroplar, günümüzde de Asya ülkelerinden ABD'ye ihraç edilen otomobil lastiklerine saklanıyor ve "Dang" hastalığı adıyla bulaştığı kişiyi ağır iç kanamayla öldürüyor. "İspanyol ve Portekiz kaşiflerin, Yeni Dünya'ya beraberinde getirdiği kolera, veba, çiçek, difteri, frengiye yol açan mikroplar, halkın yüzde 90'ını öldürdü. Mikroplar, varlıklarını devam ettirmek için kurnaz davranırlar" diyen Nobel Tıp ödüllü Joshua Lederberg, evrim içinde insan türünün de hayatta kalacağına dair bir belirginliğin olmadığını belirtiyor. Uydu enkazında, denizin dört bin metre derinliğinde, danaların beyninde, kükürt içerikli kaynaklar gibi ağır koşullarda bile varlığını yıllarca sürdüren ve gözyaşında, banknotlarda çeşitli biçimlerde görülen mikroplar, uzmanlara göre sadece "Hayatta kalmayı düşünüyor" ve bunun için bazen hafif bazen de ağır silanlarını kullanıyor. Kuduz örneğinde, bir insanı kendine köle yapan mikroplar, son araştırmalara göre manik depresyon ve korkuya yol açarken bazı uzmanlarda mikropların kronik yorgunluk, sonsoz açlık hastalığının mikrobik olduğunu tahmin ediyor.

Fatih ÖTER

 


Yaşam, Akşam Gazetesi'nin pazar günü ücretsiz ekidir.