07 Ekim 2002

Anasayfa
Güncel
Politika
Yazarlar
Ekonomi
Dünya
Magazin
Yıldız Falı
Arama-Arsiv
Turkcell

YAZARLAR




 Arkadaşıma gönder 

 Yazdır 












Tanrı Zeus ve Promete
Hüseyin Çelik  
 
huseyin.celik@aksam.com.tr  



Mitolojiye göre Promete, ilk uygarlığın öncüsüdür. Tanrı Zeus, balçıktan yaratılan insana can vermek için gökyüzünden ateşi çalan Promete'yi müthiş bir şekilde cezalandırır. Her sabah bir kartal gelerek Kafkas Dağları'nda bir kayaya bağlanan Promete'nin ciğerlerini söker ve yer; ama Promete'nin ciğerleri her gece mucizevi bir şekilde yeniden yapılır. Bu dehşetli işkence uzayıp giderken günün birinde ünlü kahraman Herkül çıkar gelir ve her sabah Promete'nin ciğerlerini söküp yiyen kartalı öldürür. Böylelikle insanlığa ateş ve ışık getiren Promete işkenceden kurtulur, insanlık ise ilkellikten uygarlığa adımını atar.

O gün bugündür, Promete, daima insanlık uğruna çile çeken, mücadele veren ve bu uğurda her türlü cevr-ü cefaya katlananların sembolü; Tanrı Zeus ise zulmün, haksızlığın, keyfiliğin ve zorbalığın timsali olmuştur.

Ünlü şairimiz Tevfik Fikret, 'Promete' isimli şiirinde, bir vadide bağlanan ve kartalların saldırısına maruz bırakılan Promete'nin isyanını ve özlemini çok nefis bir şekilde dile getirir. Şaire göre her sabah ciğerlerinde zalim kartalın yırtıcı gagasını hisseden Promete, kendi kendine bu haksızlığa isyan eder ve sorar: 'Onlar niçin semada niçin ben çukurdayım'? Ama Promete günün birinde göklere yükselme ve gülme ümidiyle sabrın ve tahammülün şahikasına çıkar.

Tevfik Fikret, adı geçen şiirde, gelecekte ülkemizi, ortaya koyacakları parlak fikirlerle aydınlatacak olanlara seslenir ve onların, ruhu, benliği ve insanlık idrakini besleyecek, miskinliği yok edecek ne kadar vasıta varsa tıpkı Promete gibi yüklenip getirmelerini ister. Nihayet şair, insanlık adına, hak ve hukuk adına Tanrı Zeus'larla mücadele eden idealist insanlara 'gökten, ateş gibi bir harikayı çalan mitolojik kahraman' Promete'yi örnek almalarını önerir.

Tarih boyunca birçok toplumda birçok Tanrı Zeus ve Promete gelmiştir, ama sonunda Promete'ler kazanmıştır. Çağdaş dünyada, elbette Tanrı Zeus'ların ve Promete'lerin formatı değişmiştir; artık mitolojik kahraman Herkül de yok. Ne var ki, bugün hiç kimsenin baş edemeyeceği 'demokrasi' diye bir Herkül var. Bu çağdaş Herkül, gücünü halktan, hukukun evrensel prensiplerinden, ma'şeri vicdandan ve kuvvetlinin haklı olduğu değil; haklının kuvvetli olduğu prensibinden alıyor.

Demokrasi denen Herkül, önemlilerden yana değil, değerlilerden yanadır. Tarih boyunca, genellikle, önemli insanlar, değerli insanlara huzur ve barışla paylaşılması gereken hayatı zindan etmişlerdir. Ne var ki değerli insanlar, zaman ve zeminin merhametsizliğine uğrasalar da, haksız gücün baskısı altında kalsalar da, onlar gömülen bir define gibi hep değerlerini muhafaza ederler.

İnanıyorum ki, çağdaş Herkül'ümüz olan demokrasi sayesinde eninde sonunda bu ülkede 'değerli insanlar' aynı zamanda 'önemli insan' olma vasfını kazanacak, böylelikle bu coğrafyadaki halk da maddi refahın, insan haklarının, özgürlüklerin, farklılıklara tahammülün, birey olma hak ve şuurunun tadını çıkaracaktır.




 |  Künye  |  Bize Ulaşın  | 
(c) 1997-2002 Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.