|
|
|
|
YAZI DİZİSİ
|
|
|
Diyet sırları
Hazırlayan: Dilek Kaykılar...6
Mutsuzlar şişmanlık tehdidi altında
Özellikle gergin, sinirli ve mutsuz insanların daha çok yemek yediğinden yola çıkan ruhbilimciler şişmanlığın depresyonla doğru orantılı ilerlediğini vurguluyor...
Ruh sağlığı uzmanlarının tezine göre şişman kadınlarda kızgınlık, öfke hali, sıkıntı ve suçluluk duygusu, erkeklerde ise öfke hali cinsel kaygılar oldukça güçlü. Psikiyatrist Nihat Kaya, bilinçsiz ana-baba davranışı olarak çocuğa sürekli şekerli hediyeler verildiğini belirterek 'Çok küçük yaşta dikkat edilmesi gereken bu konuyla ilgili anne babalar bilmeden çocuklarının ruh sağlığını bozuyor. Zaman geçtikçe arkadaşları tarafından kilosuyla ilgili şaka yapılan çocuğun ruhsal dengesi bozuluyor. Bu durum yetişkinler için de geçerli. Depresyondaki kişi daha çok yemeye başlıyor. Yiyeceklerle duygusal tatmin sağlamaya çalışıyor' diyor.
Beslenme bozukluklarında bazen psikolojik yardımın şart olduğunu vurgulayan Dr. Kaya, 'Şişmanlık o kişinin sadece fiziksel durumunu değil ruhsal durumunu da olumsuz etkiliyor. Kendini değersiz buluyor, özgüvenini kaybediyor, rahat olamıyor, kendini sevmiyor. Şişman kadının cinsel hayatı sorunlu hale geliyor' diyor.
Sevgisizlik
Ruh sağlığı uzmanlarına göre, insanlarda meydana gelen fazla yağ, yani şişmanlık genetik, çevresel ve psikolojik faktörlerin dışında aile bireylerinin yanlış tutumlarından da kaynaklanıyor. Şişmanlık eğilimi bulunan insanların aileleri incelendiğinde aile bireylerin birinin veya ikisinin birden sevgiden veya içtenlikten mahrum olarak büyüdükleri, sevginin karşılığı olarak da yiyeceğe yöneldikleri bazı araştırmalarda ortaya çıkan bir gerçek.
Depresyon yeme isteğini artırır
Özellikle hanımların beden ölçüleri ile ne kadar ilgilendiklerini bilmeyenimiz yoktur herhalde. Birçok hanım beden ölçülerinden rahatsızdır. Hatta zaman zaman işkence boyutlarında perhizleri de görürüz.
Beden imajı insanın kendi bedenini nasıl algıladığıdır. Bazen belki normalde zayıf bile sayılabilecek bir kişinin kilo vermek için rejim yapması da karşılaştığımız durumlardandır. Hatta bazen o kadar ileri varır ki bu durum kişi yediğini çıkarmak için parmakla kendini uyararak kusmaya bile başlayabilir. Bir süre sonra da otomatikleşen bu durum istenmese bile kusma tepkisi ile kendini göstermeye başlar. Ne yese kusmaya başlar kişi ve sonuçta çok zayıfladığı halde hala kilolu olduğunu düşündüğü için bilinçaltı bir mekanizma ile kusmaya devam edebilir. Bu hastalığın en uç boyut olarak bazen beslenme bozukluğu gelişip durum ölümle bile sonuçlanır. Anoreksia Nevrosa ve Bulimia Nevrosa da bu durumlarla karşılaştığımız iki rahatsızlıktır. Bunlar uç noktalar bile olsa beden imajınızı bilimsel gerçekler ışığında değerlendirmeniz gerekir. Yapılacak rejimle belli bir sürede belli miktarda kilo vermek gerekir. Aksi taktirde yaptığımız şey rejim değil bedenimize işkence olur. Bir süre sonra isyan eden bedenimiz bizi cezalandırabilir. Kaldı ki bir ay içinde vücut ağırlığımızın % 5inden fazlasını vermek depresyon dahil bir çok rahatsızlığın ortaya çıkmasına sebep olabilir. Eğer rejim yaparken yeme isteğine mani olamıyorsak o zaman psikiyatrik yardım denenebilir. Bazen hipnoz bazen psikoterapotik yaklaşımlarla sağlıklı bir zayıflama sağlanabilir...
|
|
|
|
|