Deniz Gökçe
Kafalar çok karışık!
Dün basında ANAP tarafından yaptırılan bir anketin sonuçları açıklandı. AKŞAM Gazetesi de bu sonuçları detaylı şekilde yayınladı. Anketteki en önemli soru ve cevap bana kalırsa şu idi: 'Soru. Ülkemi birtakım insanların soyduğu inancındayım. Cevaplar? Cevaplar yüzde 93.7 'evet' olarak çıkıyor, sadece yüzde 6.3 'hayır' diye cevap vermiş.' Müthiş bir anket sorusu ve gerçekçi bir cevap. Birileri bizim vatandaşları soyuyor kanısı ülkede en hakim genel kanı. Bu aslında tüm gerçeği ortaya koyuyor. Türkler hep başkalarının suçlu olduğu kanısı ile hareket ederler. Kendilerini hep kurban, mazlum olarak görürler. Başkaları ise zalim! Gol yenmişse hakem suçludur. Şirket kredi almış ödeyememişse banka suçludur. Sınıfta kalındı ise öğretmen suçludur. Kişinin kendisi dışındaki her kişi suçludur. Bir tek kişi kendisi dürüst, ahlaklı, çalışkan, mert, hayırseverdir, günahsızdır, kişinin tek bahtsızlığı berbat bir ülkede, iğrenç insanlarla beraber oturuyor olmasıdır. Bu yaklaşımı destekleyecek bir soru da biraz aşağıda sorulmuş. 'IMF ve Dünya Bankası Türkiye'nin krizden çıkmasına yardımcı olmaktadır. Evet diyenlerin oranı yüzde 34.8, hayır diyenlerin oranı ise yüzde 65.2.' Yukarısı ile tamamen tutarlı bir cevap. Kimseye itimat etmeyen bir toplum, herkesin kendisini soyduğunu düşünenlerden kurulu bir toplum, IMF ve Dünya Bankası'na neden itimat etsin, güvensin ki? Bu kategorik itimatsız tutumu tamamlayıcı başka sorular da var. Mesela sorulmuş. Hangi ülkede yaşamak istiyorsunuz? Cevapların sadece yüzde 41 kadarı Türkiye'de diyor. Yani yüzde 59'u Türkiye'de yaşamak istemiyor. Bu cevap da yukarıdaki sorular ile tutarlı. Birilerinin sizi sürekli soyduğunu düşündüğünüz bir ülkeden gitmek istemeniz gayet normal! Ama bir de küçük soruncuk var, insanı şüphelendiren! Bir sonraki soru şunu sormuş. TC vatandaşı olmaktan gurur duyuyorum. Cevapların yüzde 73.3'ü evet demiş. Yüzde 22.7 kadarı ise hayır demiş. Hoppala! İşte bu şimdi bizim kafamızı karıştırdı. Hem ülkede çoğunluk soyulduğunu düşünüyor, hem çoğunluk bu ülkeden tüymek istiyor. Ama ülkenin çoğunluğu bu ülke vatandaşı olmaktan gurur duyuyor! Hadi buyurun bakalım! Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Yoksa vatandaşın kafası karışık mı? Ne dersiniz? Kafanız mı karışık?
Biz yukarıdaki anketin çok eksik olduğu kanısındayız! Mesela şöyle bir soru sorulmalı idi. Ülkenizin ve kendinizin hayatını daha iyi hale getirmek, yaşam standardını yükseltmek, geleceğini garantiye almak üzere siz geçmişte ne yaptınız? Gelecekte de ne yaparsınız? Hangi sorumlulukları alırsınız. Bu soru evet hayır şeklinde cevabı olacak bir şekilde çok alternatifli olarak formüle edilse sizce ne sonuç çıkardı acaba? Acaba vatandaş, 40 yaşında emekli olmamaya razıyım. Tarım ürünüme dünya fiyatının iki mislini talep etmekten vazgeçerim. Ödemem gereken vergilerin tümünü öderim. Sürekli işimi rüşvet vererek kestirmeden yaptırmaktan vazgeçerim. Kendim rüşvet almam. Kurallara uyarım, der mi?
|