Petrol gerceği
Petrol denizi üzerinde oturduğu iddia edilen Türkiye, her yıl 30 milyon tonun üzerinde akaryakıt ithal ediyor. Yasal ve ekonomik nedenlerden dolayı petrol arama çalışmaları her geçen yıl daha da azalıyor
Türkiye'nin 'petrol denizi üzerinde oturduğu ancak bazı engeller yüzünden bu petrolü çıkaramadığı' iddiası yeniden gündeme geldi. Doktor Ümit Emre ve Cengiz Mordeniz, uluslararası petrol şirketlerinin uzay teknolojisinden yararlanarak hazırladıkları Türkiye'nin petrol rezervlerine ilişkin harita ve belgeleri ele geçirmeyi başardı. Harita ve belgeler, Türkiye'nin tam anlamıyla bir petrol denizi üzerinde bulunduğunu gösteriyor. Emre ve Mordeniz, yeraltındaki petrolün çıkarılması halinde Türkiye'nin tam anlamıyla bir mucize yaşayacağını ve ekonomik krizlerin de geride kalacağını söyledi.
Mordeniz ve Emre, Meclis'in açılış töreninde, Türkiye'de çok zengin petrol yatakları olduğuna' dair açıklama yapan Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cumhur Asparuk'a Hindistan Uzay Üssü'nde yapılan askeri bir toplantıda, üst düzey ABD'li bir subayın bilgi verdiğini söyledi. Mordeniz ve Emre, ellerindeki bilgileri içeren dosyayı gönderdikten sonra Orgeneral Asparuk'un da kendileriyle görüştüğünü bildirdi. Asparuk'un da bu görüşmeden sonra Ankara'da kurulu bulunan Uzay Araştırmaları Enstitüsü'nün çalışmalarını hızlandırdığını söyledi.
Bu arada en büyük uluslararası petrol şirketlerinden Shell'in 20 yıl boyunca Petrol Araştırma Genel Müdürlüğünü yapan Anthony Hage, 'Bütün ABD petrol şirketleri bilir ki Türkiye bir petrol denizinin üzerinde oturmaktadır' demişti.
Bilimsel verilere rağmen Türkiye neredeyse petrol aramayı unutmak üzere. Petrol arayıp çıkarmakla görevli Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın son beş yıldır arama çalışmalarına ayırdığı miktarı 35 milyon dolardan 28 milyon dolara indirdi.
Devlet Planlama Teşkilatı da 7'nci dönem planında 2010 yılına kadarki projeksiyonunda ham petrol üretimini sürekli düşürdü. Hazırlanan tabloya göre 1999 ham petrol üretimi 1.705 bin ton iken bu miktar 2010 yılında sadece 272 bin ton olarak hesaplandı. Neden olarak ise yeni kuyunun açılamayacağı ve mevcut kuyularının da kapasitelerinin tükeneceği gösterildi. Buna karşılık ithalat 1999'da 28.9 milyon olan ithalat miktarı 2010 yılın iç üretim düşeceği için bunun 150 milyon ton olarak gerçekleşeceği hesaplandı.
Abdullah COŞKUN
|