Ben aptal değilim
Herkes yenileri oynatmıyor diye eleştiriyor. O ise, 'Yenilerin form durumu eskileri zorlayacak durumda değil. Bindiğim dalı niye keseyim. Ama günü gelince hepsi oynayacak' diyor.
Mustafa Denizli ile sohbet ettik. Şansal Büyüka, Nezih Alkış ve Erman Toroğlu'nun da katıldığı dost yemeğinde Fenerbahçe'nin dünü, bugünü ve yarınını, yani her şeyi konuştuk. Önce şunu söyleyeyim; lige ara verilmeden önce ben Mustafa Hoca'yı, kafası karışık, moralsiz ve huzursuz buluyordum. Yemekte gördüm ki, bize büyük düşünmeyi öğreten, motivasyon ustası Denizli'nin içindeki fırtınalar dinmiş. Şimdi, sakin, neşeli ve her zamanki gibi hırslı.
Taraftarın, 'Denizli şampiyon yap bizi' sloganını, 'Yüzbaşı yap bizi' diye değiştirmesi, hoşuna gidiyor, gülüyor ama üç yıldızı az, yüzbaşılığı beğenmiyor. Gözü, gönlü çok yıldızlı paşalıkta. Kendisine, '15 yıllık antrenörlük hayatında üç kulüp var. Yani Denizli'nin gittiği yerde istikrar oluyor. Takımı şampiyon yaptığın sürece görevde kalırsın. Her yıl bir yıldız alırsın' dedim. Güldü.
Hepimizin, F.Bahçeliler'in merak ettiği 'Kilit soru' ile sohbete başladık. Hakan Bayraktar, Oktay, Ceyhun, Ali Akdeniz'i kendisi transfer etmişti. Niye oynamıyorlardı? Sorumuza Mustafa Hoca, 'Bir yerde eski, bir yerde de yeni futbolcular var. İkisinin de form durumları aynı. Siz hangisini oynatırsınız?' diye sordu. 'Eskileri' dedik. Güldü. 'Ben aptal mıyım? İyi olanı oynatmayıp, kötü olanı oynatacak kadar aptal mıyım?' cevabını verdi.
Sonra da nedenlerini sıraladı, 'Formsuz, moralsiz olanlar var. Ama yenilerin grafikleri eskilerden daha kötü çizgide olduğu için oynatmadım. Fenerbahçe'nin sorunu kondisyon değil. Kafalar boşaldı. Glasgow Rangers maçından sonra herkese bir rahatlık geldi. İşte bu rahatlık bizi sorun varmış gibi bir havaya soktu. Sahada yapılan her yanlış hareket, pas hataları fizik güçlerini de morallerini de olumsuz etkiledi.'
Acaba maraton tribününün yıkılmasının da bu çöküşte etkisi var mıydı! Mustafa Hoca'ya göre 'Konsantrasyon bozukluğunda bir neden olabilir'. Ama Denizli'ye göre sorunlar suni ve geçici. Şöyle dedi, 'Günü geldiğinde hepsi oynayacak. Oktay iyi değil deniyor. Doğru olabilir. Bana göre Oktay'ın sorunu gol. Bir gol atsa patlayacak. Aynı stres Andersson'da da var.'
İstanbulspor, Galatasaray ve Lyon maçlarına üzülüyor. Ama ileriye ümitle bakıyor. Fenerbahçeli taraftarlara, 'Bizi desteklemeye devam etsinler. Sezon sonunda lig bittiği vakit, bizim önümüzde takım olmaz. Yine biz şampiyon oluruz. Geçen sene 'Söke söke şampiyonuz' demiştim. Bu sene de aynı şeyi söylüyorum. Fenerbahçe Türkiye liglerinin en iyi takımı. Bundan sonra ara açılmaz, kapanır' mesajını gönderdi.
Ve F.Bahçe bir haftalık boşluğu çok iyi değerlendirdi. Her gün idman yaptı. En azından yenilerin sorunları çözümlendi. Şimdi hepsi oynayacak durumda. Şampiyonlar Ligi'nde kendi sahasında iki maçı kaybeden Fenerbahçe her şeye yeniden başlıyor. Ben çalışmaları sezon başı Almanya kampındaki gibi güzel gördüm. Bu takım Avrupa da ezilmez, puanlar toplayabilir. Hatta yemekte eşi ile birlikte yan masada olan bir Fenerbahçeli, Mustafa Hoca'ya gelerek, 'Lyon'u Fransa da yeneceğiz. Hem de 3-1' diyerek, bunun tersi olursa yemek vereceğini söyledi.
Denizli keyiflendi. Sanki beynini okuyan taraftarın yüzüne bakarken, gözlerinin içi gülüyordu. Sezon başında gelen erken fırtına Mustafa Hoca'yı daha da hırslandırmış, gece yarısı ayrılırken, birbirimize sarıldık. Arabasına bindi. Camını açtı ve son mesajını verdi: 'Gönlün rahat olsun. Fenerbahçeli taraftarlar da rahat etsinler. Güzel günler yakında başlayacak.'
Alaattin METİN
|