Aksam Online
   
08 Ekim 2001 Pazartesi
  Güncel
  Politika
  Dünya
  Ekonomi
  Para-Borsa
  Spor
  Yazarlar
  Yaşam
  İnci
  Yıldız Falı
  Sinema
Turkcell
  Bize Ulaşın
  Arama-Arşiv
  Marmara
  Ege
  Akdeniz
  İç Anadolu
  Karadeniz
  Güney Doğu
EKONOMİ

İhracata acılan kapı

Türkiye'ye ilk gelen yabancı mağaza zincirlerinden Metro Grosmarket, kendi markasıyla üretim yaptırdığı yerli tedarikçilerine 20 ülkedeki kardeş mağazalarında mal satmanın yolunu açtı

Perakende sektöründe yaşanan gelişmeleri belki de Türkiye'nin yenilenen bir anlamda 'Batılaşan' yüzünün bir yansıması olarak görmek mümkün. 10 sene öncesine kadar bakkal-market arasında gidip gelen bu sektör, son yıllarda Avrupalı zincirlerin Türkiye'ye akın etmesiyle bir başka görünüm kazandı. Yabancılara yerli zincirler de eklenince pazar alabildiğine genişledi. Bu süreç içinde müşteri ve tedarikçilerine bakış açısı ile farklı bir noktada yer edinen Alman kökenli Metro Grosmarket'in Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Kalkandelen, sektörde krizle birlikte hızlı bir düzelmenin yaşandığını söyledi. Kalkandelen, bir yandan müşterilerine en uygun fiyatla en kaliteli malı vermeye çalıştıklarını, öte yandan ise yerli tedarikçilerini Avrupa'ya açmak için referans olduklarını belirterek, sorularımızı şöyle yanıtladı:

Metro'da dikkatleri çeken iki önemli nokta müşteri ve tedarikçilerle olan ilişkileriniz. Öncelikle tedarikçilerinizi Avrupa'ya açma konusundaki çalışmalarınızı anlatır mısınız?

Türkiye'ye geldiğimiz 1990 yılından bu yana amacımız hem müşterimizi hem de tedarikçilerimizi memnun etmek. Bu anlamda müşterilerimiz için en iyi kalitedeki ürünü en uygun fiyatla vermeye çalışıyoruz. Tedarikçilerimiz açısından baktığınızda ise onları Avrupa'da 20 ülkede yer alan yüzlerce Metro mağazasına satış yapabilmeleri için referans oluyoruz. Bir anlamda onlara Avrupa'nın kapılarını açıyoruz.

İhracatımız ithalatın 5-6 katı

Bisküviden zeytinyağına, şaraptan kağıt sektörüne kadar bize kendi markamızla ürün sağlayan herkes için ihracatçı olabilmenin yolunu açıyoruz. Bugün için 200 milyon marklık bir potansiyel yaratmış durumdayız. Ancak krizle birlikte Türkiye'deki tedarikçilerimiz de kendilerini geri çektiler. Ama biz onlara her zaman referans vererek, Metro AG'nin açtığı ihalelerde yer almalarını sağlayacağız. Metro olarak yurtdışına ihracatımız ithalatımızın 5-6 katı civarında.

Sektöre dönecek olursak, şimdi de bir kriz yaşıyoruz. Geleceği nasıl görüyorsunuz?

1990'ların başını takiben herkes yatırıma soyundu. Bir ara hesap yapılmadan birtakım yatırımlar yapıldı. Şimdi onların bazılarının yanlış olduğu ortaya çıkıyor. Sektör şu anda bazı kaosları içermekte. Perakendecilik sektöründeki sorunlar kriz olmasa da yaşanacaktı ve sektör bir düzeltme yapacaktı. Buna kriz hız verdi.

Enflasyon düşünce sektör şaşırdı

Türkiye kısa aralıklarla düşük ve yüksek enflasyonu yaşadı. Bu sizin sektörünüzü nasıl etkiledi?

Perakendeciliğin enflasyonun düştüğü ortamlarda çok zor yapıldığı görüldü. Yıl sonu tam düşük karlarla kapanacaktı ki aralık krizinin patlaması, tekrar birtakım faiz gelirlerinin gündeme gelmesi yıl sonu sonuçlarını biraz düzeltti. Yıllardır süren enflasyonunu düştüğü dönemi ilk defa yaşayanların bir kısmı hesaplarını verimlilik üzerine yapmadıkları için kapanmalar veya devretmelerle sektörden çıktılar.

Siz Metro'yu nasıl tanımlıyorsunuz?

Biz toptancı bir mağazayız ve profosyenellere hitap ediyoruz. Metro'da yapılan alışverişi başka bir perakende noktasında, hipermarkette veya süpermarkette yapılan alışverişle kıyaslamadık. Biz kendi ortam ve olanaklarımızı profesyenellerin alışveriş yaptıkları meyve-sebze halleri, geleneksel toptancılar, gıda çarşıları ve mezbahalarla karşılaştırıp farklarımızı ortaya koyduk.

Müşteri grubunuz da ayrımlarınız var mı ?

Bizim aslında üç tip müşterimiz var. Birincisi 'Trader-perakendeci' diye isimlendirilen, malı alıp tekrar satan grup. İkinci müşteri grubu, otel, restoran ve catering firmaları. Üçüncü grup da kendine ait özel iş sahipleri.

Mağazaların uyguladıkları lotary kartlar, sanal marketler için neler düşünüyorsunuz?

Bizim zaten üyelik sistemimiz olduğundan her müşterimizde bir Metrokart mevcut. Biz de aktivasyon oranları sürekli değişen 500 bin müşterinin kaydı var.

Otoparktaki araçlara bakarım

Günde bir Metro marketine 4-5 bin civarında müşteri geliyor. Sayıca daha az, ama alışveriş ortalaması çok yüksek profesyenel müşteri sayısını tamamen tüketicilere yönelik bir hipermarketin müşteri sayısıyla karşılaştırmak yanlış. Metro'da işler iyi mi kötü mü diye bakmak isterseniz otoparktaki araçların niteliğine bakmanız lazım. Ben ne kadar kamyonet, kapalı kasa minibüs gibi araç görürsem benim müşterim o kadar profesyonelleşiyor demektir. Sanal ticarete gelince, bu kavramda diğer teknolojik uygulamalarda olduğu gibi çok düşünülmeksizin uygulamaya konulduğunu düşünüyorum.

Yıldırım ÖZCAN




Stanley Fischer'in vazgeçemediği şarap

Metro'nun Avrupa'daki mağazalarına de ihracat edilen Senevi marka şarapları (soldan sağa) Metro Grosmarket Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Kalkandelen, Genel Müdür Hakan Ergin, Metro satın almadan Osman Fuat Demirtaş ile Melen Şarapcılık'ın sahibi Cem Çetintaş ve diğer ilgililer tanıttı. Cem Çetintaş, IMF eski Başkan Yardımcısı Stanley Fischer'in de tutkunu olduğu şaraplarının Avrupa'da büyük başarı yakalamasını, fabrikasyon olarak çalışmamalarına bağladı. Metro Grosmarket Genel Müdürü Hakan Ergin ise yaşanan krizle birlikte başta rakı olmak üzere içki fiyatlarının çok arttığını ve tüketicilerin bira gibi daha ucuz olan içkilere yöneldiklerini söyledi.




Kalecik Karası da artık Avrupalı oldu

Uzun, tadı damaklarda kalan bir yolculuğun belki de son adıdır şarap... Bu yolculuğa çıkmak için istenen üzüm ise Türkiye'de zannedilenden de çok miktarda yetiştirilir. Tokat'tan Diyarbakır'a oradan Tekirdağ'a kadar Türkiye'nin birçok köşesinde salkım salkım dört bir yanı sarar.

Yüzyıllık bir geleneği sürdüren Melen Şarapçılık İşletmesi'nin üçüncü kuşak sahibi Cem Çetintaş, şarap üretmenin bir sanayi değil tam anlamıyla bir sanat olduğunu söylüyor.

Üzüm var, sanayi yok

Dedesinden ve onun Rum ortaklarından kaldığını söylediği yaklaşık 100 yaşındaki küçük şaraphanesinde damakları kaliteli tadlarla buluşturmayı iş edinmiş kendine. Bunu duyan Metro yetkilileri, sadece kendi mağazalarında satılmak üzere şarap üretmesini istemiş Cem Çetintaş'tan. Ardından 'senede bir kere' anlamına gelen 'Senevi' marka şaraplar Metro Cash&Carry mağazalarının vitrinlerindeki yerini almış. İşte bu ortaklığın ayrıntılarını dinlemek için geldiğimiz Hasköy'de şarapçılık ve şarap sektörü hakkında ilginç bilgiler verdi Çetintaş. Dünyanın en büyük dördüncü üzüm üreticisi olan Türkiye'de bu üretim sadece yüzde 2'sinin şaraba dönüştürüldüğünü söyleyen Çetintaş, oysa bu oranın Fransa'da yüzde 85'ler civarında olduğunu bildirdi. Cem Çetintaş, yıllık Türkiye'de şarap tüketiminin kişi başına yarım şişe civarında olduğunu, bu oranın Fransa'da ise 80 şişeyi aştığını ifade ediyor. Türkiye'de 3 bin 500'ün üzerinde üzüm çeşidi bulunduğunu bilenlerin sayısının pek az olduğunu anlatan Çetintaş, '10 sene öncekendi bağlarımızı oluşturduk. Narince, Kara Lahana, Kalecik Karası, Papaz Karası gibi unutulmuş üzüm türlerini yeniden kullanmaya başladık. Biz 100 seneyi aşkın üretimimizle Türkiye'nin en eski şarap üreticisi aileyiz' diyor.

Fransa'da büyük başarı

Kaliteli şarabın tek bölgenin üzümünün kullanılmasıyla elde edildiğini anlatan Cem Çetintaş, sözlerini şöyle sürdürüyor: 'Narince'yi Tokat'tan getirebilirdik. Ama buraya gelene kadar üzüm ezilir, aradığımız niteliğini yitirirdi. Bu nedenle biz kendimiz üretmeye karar verdik. Fransa'da 320 şarabın katıldığı yarışmada biz Senevi'nin Kalecik Karası ve Cabernet Souvignon şaraplarımızla ilk 30'a kaldık. Ardından da birçok Avrupa ülkesinden siparişler aldık.'



6 / 12








Kafalar çok karışık!




İhbar önelleri




Geçen hafta Ankara'da idim



Güncel -  Politika -  Dünya -  Ekonomi -  Para-borsa -  Spor -  At yarışı -  Futbol_1.lig -  Yazarlar -  Yaşam -  İnci -  Sinema -  Marmara -  Ege -  Akdeniz -  İç Anadolu -  Karadeniz -  Guney Doğu -  Wap -  Yazı dizisi -  Yıldız Falı -  E-mail -  Arama Arşiv -  Künye -  Reklam

© 1997-2001 Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.