Mevlüt Yeni
Biz kime güveneceğiz?
Bu köşede yayınlamam için her gün onlarca şikayet mektupları geliyor. Mektupların içeriği ve çokluğuna bakınca halimizin kötü olduğunu daha iyi anlıyorum. Bu ülkede o kadar ilginç olaylar oluyor ki, şaşırmamak üzülmemek elde değil inanın... Elimde bizim devlet çarkının nasıl tersine döndüğünü anlatan mini bir örnek var.
Antalya'nın Gazipaşa İlçesi'ne bağlı Kaş yayla yolu Ilıca Yeniköy bağlantısı menfez çalışması sebebiyle yaklaşık 15 gündür kapalıymış. Şu sıralar yerli halkın yaylalardan taşındığı bir dönem olduğu için yöre halkı bu yolun kapanmasından dolayı perişan vaziyetteymiş. Ayrıca vatandaşlar yayladan Gazipaşa'ya gelebilmek için, bu yolun kapalı olması nedeniyle 60 kilometre fazla katediyormuş. Vatandaşlar, geçici olarak aralıklarla yolun neden açılmadığını anlayamamışlar ve benden yardım istiyorlar.
Ben bu kentin mülki amiri değilim sadece gelen mektubu yayınlarım. Yetkililer gereğini yapar-yapmaz artık onlara kalmış bir konu. Yalnız bildiğim ve inandığım tek konu, Antalya'nın mülki amiri sayın valimiz Ertuğrul Dokuzoğlu bu konularda çok hassas birisidir. Bu konunun derhal gereğini yapacağı inancını taşıyorum. Sorun çözülmez ise yine uyarınızı bekliyoruz.
Aslında o yolu yapan kişinin olayı bu noktaya getirmemesi lazım. 'Vur deyince öldürmek' buna deniyor sanırım. Bu Kaş Yaylası vatandaşlarının sorunu tabii ki mühim. Ancak bu ve benzeri çarpıklıkları her alanda görmek mümkün. Hiç sağlam tarafımız kalmamış. Hangi dala tutunsak kırılıyor, kopuyor, elimizde kalıyor. Vatandaşın devletine, politikacısına, evladın babasına, babanın evladına artık güveni kalmamış. İşte en kötüsü de bu olmalı.
Neticede bu devlet bizim devletimiz. Birbirimize, ülkemize sahip çıkmaktan başka şansımız da olmadığına göre, herkes üzerine düşen görevi yapmalı. 'Bana ne' demek yerine vatandaşlık sorumluluğumuz ve bilinci ile hareket etmemiz çok sorunun çözülmesine sebep olacaktır.
|