Ölümle bahse giren adam
'Zamanın hızla aktığı bir çağda yaşıyoruz. İçinde yaşadığımız zaman tıpkı 3 bin yılda bir gelip geçen ve kendine özgü bir yaşam süresi olan meteor ya da kuyruklu yıldız ile karşılaştırılabilir. Benim çalışmam ise bir meteordan çok kuyruklu yıldıza benziyor. Leonardo da Vinci de böyle çalışırdı. Bir resim asla bitirilemez çünkü bir yapıtın bittiğini açıklayan herhangi bir mantıksal, etik ve estetik neden yoktur. Çalışmalarımda, yaşamı canlı bir organizma olarak kabul ediyor ve onu, sanat yapıtı yaratmanın bir aracı olarak kullanıyorum. Ressamın tek kaygısı ölüm ile bahse girmektir.'
Böyle diyor, kavramsal sanat akımının yaşayan ünlü temsilcilerinden Polonyalı Roman Opalka. Sabancı Üniversitesi Karaköy İletişim Merkezi'nde yer alan Kasa Galeri sanatçının sergisini geçtiğimiz çarşamba günü açtı. Sergide Opalka'nın 1965 tarihinden bugüne gerçekleştirdiği tablo ve fotoğrafların yanı sıra, bir ses enstalasyonu da yer alıyor.
Sayı resimleri
Roman Opalka, halen sürdürdüğü ve yaşamının sonuna kadar da sürdürmeyi hedeflediği 'Sayı Resimleri' dizisinin ilkini 1965 yılında gerçekleştirdi. Sonsuzluk teorisinden hareketle başlayan dizinin ''Detail ...' adını taşıyan her tablosu 196 X 135 cm. boyutlarında ve her resim ardışık sayıların dizilmesiyle oluşuyor. Dizinin ilk tablosu olan 'Detail 1-35328'de, 1'den 35328'e kadar olan sayılar yer alıyor. İkinci tablodaki ardışık sayılar dizisi 35329 sayısı ile başlıyor. Sanatçı, tüm tablolarda siyah ve beyazın tonlarını kullanıyor. Sayılar, tüm resimlerde beyaz ile ifade ediliyor. Her yeni tuvalin fonu ise bir öncekinden bir ton açık. Bu sürecin son aşamalarında tuvalin fonu giderek sayıların beyazı ile buluşuyor ve sayılar görünürlüğünü yitiriyor.
Sonsuzluğun sesi
Opalka, 1972'den bu yana, tuvaline aktardığı sayıları resmederken, aynı zamanda sesli olarak da dile getiriyor. Çalışması sırasında, yazdığı sayıları yüksek sesle söyleyip kaydeden ve böylelikle sanat pratiği ile kişisel yaşamı arasında organik bir bütünlük kuran Opalka, çalışmasının sonunda eserinin ve kendi yüzünün zaman içindeki değişimini fotoğraf yoluyla ölümsüzleştiriyor. Sanatçının bu şekilde ürettiği tablolar, başlangıcı ve sonu belirgin, 1'den sonsuza giden doğrusal bir hareketin ayrıntıları haline geliyor. Sergi 12 Ekim 2001 tarihine dek izlenebilecek.
|