Aksam Online
   
15 Eylül 2001 Cumartesi
  Güncel
  Politika
  Dünya
  Ekonomi
  Para-Borsa
  Spor
  Yazarlar
  Yaşam
  İnci
  Yıldız Falı
  Sinema
Turkcell
  Bize Ulaşın
  Arama-Arşiv
  Marmara
  Ege
  Akdeniz
  İç Anadolu
  Karadeniz
  Güney Doğu
YAZARLAR

Aydın Boysan       Desek Mi Acaba?

Gökdelenlerin yıkılması

Dünyanın en büyük şehri New York'ta iki azametli kulenin bir saat içinde yerle bir olması, istisnasız bütün insanlara dehşet verdi. Bütün dünyada uzun yıllar bina planlama ve uygulamasında, ömür boyu çalışmış mühendis ve mimarlar bile dehşete düştü (ben dahil).

Herkesin aynı dehşete düşmesinin birinci nedeni, iki kocaman kitlenin birden, dev uçakların çarptırılması sonucunda yıkılmış olmasıdır. Bu hal, dünyada görülmüş olay değildir. Görülmemiş olmanın da ötesinde, zihinlerde bile hayal edilmemiştir.

Bina planlamalarında böyle olayların hesaba katılması, insan aklı, bilgisi ve vicdanının gereği değildir. Olay kaza olsaydı, bu denli heyecan yaratmayacaktı. Ancak sabotaj olması, elbet duygulanmayı şiddetlendiriyor. 18 dakika arayla iki uçağın çarptırılması, dehşeti defalarca katlıyor.

Hele üstüne gelen Washington haberi, Savunma Bakanlığı'nın vurulması haberi, zihinlerde depremler yaratıyor.

New York gökdelenlerinin hemen hepsi, çelikten yapılmış direk-kiriş gibi, iskelet taşıyıcılarla ayakta durur. Bu iskeletin son olayda uçaklar vurduğunda bile ayakta kalması, övgüye değer.

Yıkımların asıl nedeni, yangınların çelik iskeletin taşıma gücünü, yoketmesinden kaynaklanıyor. Alevlerle yumuşayan çelik iskelet, kendini koyverip, yıkılıyor.

Garip tecellidir ki B.Amerika, yüksek yapılarda yangına karşı en ciddi önlemleri, yapı şartnamelerine koyan bir ülkedir. Bu açıdan, yapılara kusur bulunamaz.

Akla şöyle sorular gelebilir: Yüzlerce kilometre hızla giden 100-200 ton ağırlığında uçakların çarptırılmasına karşı koyacak güvenli binalar, yapılamaz mı?

Yanıt basittir: Yapılamaz! Hele gökdelen, yapılamaz.

Teknik olarak yapılabilse bile, böyle yapıların masrafına katlanabilmek, insanlık için olanak dışındadır. Yapılabileceği düşünülse bile, tüm insanlığın tüm serveti, tüm insanların yüzde birine bile yetmez. Kalan yüzde 99, çadırlarda yaşamak durumunda kalır.

Bütün binalara uçaklar çarptırılabileceğini düşünmek absürd (saçma) bir düşüncedir. Çünkü o zaman dünya, zaten 'yaşanmaz bir yer' olmuş demektir.

Çok daha önce yapılması gereken, bütün insanları üstün teknik cinayetleri işlemeyecek kadar, terbiye etmektir.

Sanıyorum ki bazı insanlar, cinayet işleme yoluyla cennete gideceklerine inandırılarak, bu işler yaptırılıyor.

Bunlardan kurtulmanın, iki yolu olsa gerekir. Birincisi bunları tepelemek, yani silahlı yollarla yoketmek, ikincisi ise bu insanları, eğitmek olabilir.

Dünyanın bütün insanlarını, yüksek teknik bilgili cinayetleri işlemeyecek gibi eğitmek için yapılacak tüm harcamaların, tüm silahlanma harcamalarından çok daha az olacağını sanıyorum.

Bu hesabı bir bileni bulabilsem, sevineceğim.

ŞİMDİ NE BEKLENİR?

New York ve Washington'da terör nedeniyle binalarda ortaya çıkan maddi zarar, birkaç yüz milyon dolardan ibarettir. Önemsenecek olan, bu değil!

Ama olayın beyinlerde ve yüreklerde açtığı yaraların, hesabı olamaz, bir bölümünün çaresi, hiç bulunamaz. Onbinlerce ölünün, kalanların yüreklerinde bıraktığı acı, ömürleri boyu tükenmez.

B.Amerika'nın büyük acısı, prestijine vurulan darbeden kaynaklanıyor. Ulus olarak Amerika insanları kenetlenecektir. Bu olayla açıkça, ya da gizlice bayram edenlerin, B.Amerika'yı şimdi büsbütün küçümsemesi önlenemez. Kendini daha yakın bilen ve sayan dünya halklarının bile, güven sarsıntısına uğradıkları yadsınamaz.

Ne yazık ki insanlar, bu dünyayı ıslah etmeyi başaramıyor.

New York ve Washington terör eylemleri, çok perdeli bir dramın, yalnız birinci perdesidir. B.Amerika'nın intikam almak ve zedelenen prestijini tamir etmek için harekete geçeceğine, kesin gözüyle bakmalıdır.

Önümüzdeki haftalar-aylar ve belki de ne yazık ki yıllar, acıklı olaylara gebedir. Bu olaylarda haklılık'la haksızlık, içiçe olacaktır.

SESSİZLİK NEDEN?

Amerika'daki terör olaylarının üstünden günler geçtikten sonra bile, ölü sayısı konusunda tek söz söylenmiyor. 'Yukarıdan', öyle emir verilmiş.

Ola ki sayının yüksekliği nedeniyle bir alıştırma döneminin geçmesi bekleniyor. Orada yaşamış olanların sayıları biliniyor. Örneğin Dünya Ticaret Merkezi'nde, 50 bin kişi çalışıyor. Her gün, bundan fazla ziyaretçi geliyor.

Olay başladığında henüz herkes, işe gelmemiş. Ziyaretçi az olabilir. Ama yıkıntı altında kalan itfaiyeci ve polisler var. Ve başkaca, bina dışındaki kayıplar. Dilerim, dram acılarını arttıracak sonuçlar çıkmaz.

PETROL FİYATLARI

Sanırım B.Amerika, bazı günahlarının kefaretini ödemektedir.

Amerika'nın can düşmanı Bin Ladin'in, 13 milyar dolar serveti bulunuyor. Bu dehşetli servet, Suudi Arabistan'da kazanılmış. Yani dünyayı petrol fiyatlarını arttırarak, inleten ülkelerin birisinden. Amerika'nın kol-kanat gerdiği, bir Krallıktan.

Dünya petrol fiyatlarının azdırılmasına, petrolsüz ülkelerin acımasızca sömürülmesine, B.Amerika seyirci kalıyor. Hatta, kapalı biçimde teşvik ediyor ki, Avrupa'nın, Japonya'nın gücü azalsın.

Dünya petrol stokları tükenmeye yüz tuttukça, OPEC ülkelerinin dünyanın başına daha büyük belalar açması, önlenemez.



3 / 22









Güncel -  Politika -  Dünya -  Ekonomi -  Para-borsa -  Spor -  At yarışı -  Futbol_1.lig -  Yazarlar -  Yaşam -  İnci -  Sinema -  Marmara -  Ege -  Akdeniz -  İç Anadolu -  Karadeniz -  Guney Doğu -  Wap -  Yıldız Falı -  E-mail -  Arama Arşiv -  Künye -  Reklam

© 1997-2001 Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.