Aksam Online
  Superonline  
02 Temmuz 2001 Pazartesi
  Güncel
  Politika
  Dünya
  Ekonomi
  Para-Borsa
  Spor
  Yazarlar
  Yaşam
  İnci
  Yıldız Falı
  Sinema
Turkcell
  Bize Ulaşın
  Arama-Arşiv
  Marmara
  Ege
  Akdeniz
  İç Anadolu
  Karadeniz
  Güney Doğu
YAZARLAR

Üzeyir Garih      

Hiperenflasyon

Değerli dostlarım,

'Hiperenflasyon nedir, nasıl, neden oluşur?' sorusu birçok dostumun ve özellikle öğrencilerimin hep merakını mucip olmuş ve olmaktadır.

Hayat pahalılığı da genelde zihinlerde hep enflasyonla karıştırılmaktadır.

Her ne kadar bu iki kavram arasında bir korelasyon var ise de bunlar birbirinin aynı değildir.

Enflasyon bir ülkede bir periyotta mal ve hizmet fiyatlarının artış oranı olarak tanımlanabilir.

Bir ülkede arz talebi karşılamıyorsa o ülkede fiyatlar artar. Arzın talebi karşılayamaması demek ülke içinde gerekli üretimin veya ithalatın ve dolayısıyla arzın yapılamaması anlamına gelir. Özellikle mal ve hizmetlerde yetersizlik döviz fiyatlarının yükselmesi anlamına da gelir.

Bu fiyat artışları enflasyonu doğrur. Enflasyonu düşürme üretimin artırılması ile mümkündür.

Para operasyonları ile enflasyonu dizginlemeye çalışmak palyatif kısa süreli önlemlerdir.

Hayat pahalılığı ise iki dönem arasında vatandaşın ortalama geliri ile alabileceği mal ve hizmetlerin azalışı anlamına gelir.

Enflasyonun artışına paralel yapılan gelir zamları enflasyonu körükler. Bu zamları yapabilmek için genelde devlet para basar. Artan üretimin karşılığı olmayan bu süreç fiyatları daha çok artırır.

Bu kısır döngü zamanla bir kartopu etkisi ile dizginlenemeyecek bir hiperenflasyon doğurur.

Müzmin yüksek enflasyonda basılan paranın karşılığında devlet borçları ve dolayısıyla faizlerde artış olur.

Bu artış özellikle ellerinde nakit imkanları olan kesimin bir oranda işine gelir.

Bu kesimin geliri, faiz oranlarının enflasyon oranının üzerinde olması sebebiyle ilginç olduğundan, bu kesim kronik yüksek enflasyonun devamından yana ise de, bu kesim, halkın çok küçük bir oranını temsil eder.

Hiperenflasyon aslında kimsenin işine gelmeyeceği için halkın tüm kesimlerinin tepkisini görür.

Bu durumda bir konsensüs ile tüm kesimler gerekli fedakarlıkları yapma durumunda, mecburiyetinde ve hatta mahkumiyetinde olurlar.

Şunu unutmamak gerekir ki enflasyonun tek ve mutlak ilacı üretimi artırma, üretim seferberliğidir.

Üretim potansyeli dinamize etmektir.

Üretim ancak teşebbüs gücü, yatırım ve döner sermaye, bilgi, deneyim ve iyi yönetimle mümkündür.

Sermaye ise güven ve kredibilite arar.

Güven ise, istikrar, tutarlılık, şeffaflık ve davranışlarda öngörü, tahminlerinin doğruluğuna dayanır.

Bu prensipleri anlayıp, özümseyip, uygulamaya koyduğumuz gün, Türkiye dünyanın en ileri ülkeleri arasında yerini alacaktır.

Arada bir bu sütunlarda buluşabilmek ümidiyle...



4 / 12









Güncel -  Politika -  Dünya -  Ekonomi -  Para-borsa -  Spor -  At yarışı -  Futbol_1.lig -  Yazarlar -  Yaşam -  İnci -  Sinema -  Marmara -  Ege -  Akdeniz -  İç Anadolu -  Karadeniz -  Guney Doğu -  Wap -  Yazı dizisi -  Yıldız Falı -  E-mail -  Arama Arşiv -  Künye -  Reklam

© 1997-2001 Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.