Aksam Online
  Superonline  
02 Temmuz 2001 Pazartesi
  Güncel
  Politika
  Dünya
  Ekonomi
  Para-Borsa
  Spor
  Yazarlar
  Yaşam
  İnci
  Yıldız Falı
  Sinema
Turkcell
  Bize Ulaşın
  Arama-Arşiv
  Marmara
  Ege
  Akdeniz
  İç Anadolu
  Karadeniz
  Güney Doğu
YAZARLAR

Kazım Kanat      

E-mail
Taraftar kandırılıyor

Düne kadar Beşiktaş'a futbolcu satıp, bütçesini düzelten Anadolu kulüpleri, 'Paranız yok, size futbolcu satmayız' diyor. Bu yüzden Nouma satılacak, parası ile transfer yapılacak. Yönetimin 'Nouma Beşiktaş'ı istemiyor' iddiası koca bir yalan

BEŞİKTAŞ Başkanı Sayın Serdar Bilgili'nin Show TV'de Şansal Büyüka'ya bir sözü var. Diyor ki; 'Nouma, Galatasaray ve Fenerbahçe'de olsaydı, bu kadar ceza almazdı!..'

Ben de altını çizerek şunu yazıyorum; Pascal Nouma, Galatasaray ve Fenerbahçe'de olsaydı mümtaz Türk medyası, Pascal Nouma'yı bir serseri gibi değil, 'Mahallenin sevimli delisi!..' olarak takdim ederdi.

Şimdi sizlerin dikkatine bir örnek sunuyorum; Gheorghe Hagi bugün yaşayan efsane ilan edildi. Buna itirazım yok. Hatta Hagi'ye büyük saygım da var. Ama şu gerçeği hep birlikte tartışalım; bugün topluma örnek futbolcu olarak takdim edilen, Metin Oktay'la kıyaslanan Bay Hagi'nin Türkiye'deki sabıka kayıtlarına bir bakalım;

Hakeme hakaret. Futbol Federasyonu'na hakaret. Meslektaşlarına hakaret. Toplam bir kırmızı, 6 sarı ve 5 maç ceza.

Efendim, medyanın terbiyesiz, deli diye takdim ettiği Nouma'nın sabıka kayıdında ise şunlar yazılı; Gençlerbirliği maçlarında meslektaşlarına tükürme ve kafa atma, Galatasaray maçında rakibine sert girme. Toplam bir kırmızı, 10 sarı ve 6 maç ceza.

Peki ya Avrupa'da?

Hagi, UEFA finalinde Galatasaray'ı yalnız bıraktı. Nouma ise bir hezimetin faturasını yüklendi.

Şimdi dikkatinize bir gerçeği daha sunuyorum; Pascal Nouma'nın federasyona saygısızlığı yok. Peki niye ceza almış diyorsunuz, ağır biçimde tahrik edildiğini görüyorsunuz.

Gelinen nokta şu; Beşiktaş'ın 24 maçta 18 gol atan golcüsünü kapının önüne koyması çılgınlık.

Şimdi üç gerçeği bıkmadan usanmadan söyleyeceğim; futbol bir şov oyunudur. Tribün sevdiği futbolcuyu sahada görmek ister. Futbolu çok iyi bilen Beşiktaş taraftarı, Nouma'yı seviyor ve istiyor. Bu biiir!..

Fener ve Galatasaray'ın medyadaki uzantıları, Beşiktaş'ın yolunu kesmek için Nouma olayını kullanıyorlar. Bugün Nouma serbest kalsa Fener ve Galatasaray, Nouma'yı almak için savaş bile çıkarırlar. Bu da ikiii.

Düne kadar Anadolu kulüpleri (Samsun ve Gaziantep başta...) Beşiktaş'a futbolcu satıp borçlarını öderlerdi. Şimdi aynı kulüpler, 'Paranız yok sizin...' diyerek Beşiktaş'ın suratına kapıları kapatıyorlar. Beşiktaş'ın itibarının yok olması hepsinden daha acı. Bu da üüüç.

Peki gelinen nokta nedir; Başkan Bilgili para krizini aşmak için, Nouma'yı iyi paraya satmak istiyor. Nouma'dan gelecek paralarla transferlerin ilk taksitleri ödenecek.

Daum ise olaya bir başka türlü bakıyor. Disiplin uğruna Nouma'yı harcıyor. Daum'un yönetime verdiği rapor ürkütücü; '30 maçın 30'unda oynayacak oyuncu isterim. Ayrıca Scala gittikten sonra Nouma kasıtlı oynamadı...'

Benim sözüm şu; 'Akıllıların İntertoto'ya götürdüğü Beşiktaş'ta Nouma gibi delileri baştacı ederim. Yani bir deliyi, 10 akıllıya değişmem...'

Bu yalanın baş aktörlerinin ise sevgili dostum Başkan Bilgili ile arkadaşım Daum olması canımı sıkıyor. Daha acısı... Kendine ikinci bir şans isteyen Daum, Nouma'ya bir şans bile vermiyor. Yazık!...



12 / 12









Güncel -  Politika -  Dünya -  Ekonomi -  Para-borsa -  Spor -  At yarışı -  Futbol_1.lig -  Yazarlar -  Yaşam -  İnci -  Sinema -  Marmara -  Ege -  Akdeniz -  İç Anadolu -  Karadeniz -  Guney Doğu -  Wap -  Yazı dizisi -  Yıldız Falı -  E-mail -  Arama Arşiv -  Künye -  Reklam

© 1997-2001 Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.