Biri kulisleri gözetliyor
Denizlilinin Denizliliye ettiği!
Yoğun bir çalışma takvimi uygulayan Meclis, sonunda tatile girdi. Geçen yasama yılına Devlet Bakanı Kemal Derviş'in yasaları damgasını vurdu. İktidar partilerine mensup milletvekilleri, bu yasaları çıkarmak için Meclis'te sabahladı. Bu yoğunluk içinde muhalefetin küçük manevralarına karşılık verdi. Bu manevralardan biri de Denizli milletvekilleri ve partilerinin grup başkanvekilleri DYP'li Ali Rıza Gönül ile ANAP'lı Beyhan Aslan arasında yaşandı. Derviş yasalarının çıkmasını önlemeye çalışan Gönül, Denizli'nin büyükşehir olmasına ilişkin yasanın ön sıralara çekilmesini ve hemen görüşülmesini önerdi. Bu öneri karşısında Aslan tam bir kapana kısıldı. 'Görüşülsün' dese yasalar tehlikeye girecek, 'görüşülmesin' dese seçmenleri üzerine saldıracak. Aslan bir orta yol buldu ve 'Ben de Denizli'nin büyükşehir olmasını istiyorum. Ama öncelikli şu yasaları bir çıkartalım' dedi. Dedi ama, korktuğu da başına geldi. Ertesi gün Denizli'deki yerel basın 'Aslan büyükşehir olmamıza karşı çıktı' manşetleri attı. Ardından da susmayan seçmen telefonları nedeniyle Aslan, zor günler geçirdi.
Milletvekilleri süt içip uyuyacak
Kemal Derviş yasalarını çıkarmak için gecesini gündüzüne katan milletvekilleri, bir yandan da mide ağrısı çekmeye başladı. Neden mi? Uykularını dağıtmak için sık sık kahve içen milletvekilleri, bu kez sağlıklarından oldu. Öyle ki, gece çalışmalarından birinde milletvekillerinin büyük bir kısmı midesinin ağrıdığını anlayınca, kulisteki çay ocağına süt siparişi verdi. Bir süre önce vekillerden bazılarının gece yarısı Meclis kulislerinde ellerinde süt dolu bardaklarla dolaşmaya başladı. Bunu gören bir gazeteci şaşırarak, 'Süt mü içiyorsunuz?' diye sorunca, DSP'li vekillerden biri, 'Sütümüzü içeceğiz, sonra da uyuyacaz' karşılığını verdi. Bir milletvekili de iktidar partilerine mensup milletvekillerinin hep kahve içerek ayılmaktan sıkıldığını biraz da süt içerek uyumak istediğini söyledi. Bir başka milletvekili ise espriyi patlattı:
'Kahveleri biraz da ANAP'lı arkadaşların evine göndersek de uyanıp gelseler.'
Bu yanık, Derviş yanığı değil
DSP'li bir milletvekili, bronzlaşmış teniyle Meclis kulisinde gezerken, bazı gazetecilere rastladı ve son günlerin modasıyla ilgili şu diyalog geçti aralarında:
- Efendim yanmışsınız!
- Benimki amele yanığı. Her sabah Meclis Futbol Takımı olarak antrenman yapıyoruz da ondan. Derviş'in yanığından değil yani.
- Bu ne demek?
- Tenis oynayanlar Derviş'in kuracağı partiye giriyormuş da ondan. Ben kendi yanığımı açıklayayım.
- Hikmet Sami Türk de tenis oynuyor. Onunki de tenis yanığı. Derviş'in partisine mi geçecek?
- Bilemem, beni konuşturmayın. Ben DSP'liyim. Aman ha, benimki Derviş'in yanığından değil.
|