Ağrıyı çeken bilir
Genellikle hastalar hissettikleri ağrıyı 'elektrik şoku', 'yıldırım çarpması' diye tanımlıyor. En büyük sorunlardan biri, hastanın ağrısını anlayabilmek. 'Nöropatik ağrı'nın tedavisindeki güçlüğe dikkat çeken uzmanlar, erken tanının önemli olduğunu söylüyor.
Londra'da gerçekleştirilen 17'nci Dünya Nöroloji Kongresi'nde 'Nöropatik ağrı'ya dikkat çekildi. Pfizer İlaç Firması tarafından düzenlenen basın toplantısında 'Nöropatik Ağrı' çeken hasta grubunun yaşadığı zorluklar anlatıldı. Sinir sisitemindeki işlev bozukluğunun başlattığı ya da neden olduğu ağrılar 'Nöropatik Ağrı' diye tanımlanıyor.
Herhangi bir yaralanma uyaranı olmadan sinir sisitemi bu ağrıyı başlatabilirken şeker hastalığı, disk kayması, omurgada hasarlar, travmalar, sinir ezilmesi, zona hastalığı, beyin tümörleri, inme bu ağrıya neden olabiliyor. Ağrıyı tamamen ortadan kaldırılamadığına dikkat çeken uzmanlar, şiddetinin hafifleterek hastanın yaşam kalitesinin arttırıldığını anlatıyor. Nedeni yok gibi görünen nöropatik ağrı hem hastalar hem de doktorlar tarafından 'şaşırtıcı' ve 'üzücü' olarak tanımlanabiliyor. Toplumda yüzde 0.6-1.5 oranında görülüyor.
'Yıldırım çarpması'
Londra'da bulunan National Hospital Nöroloji Uzmanlarından Dr. John Scadding, nöropatik ağrıyı sinir sisteminin verdiği sinyal olarak değerlendirerek, 'Sinir sisiteminin hasara uğramasıyla ya da hastalık habercisi olarak ortaya çıkıyor. Hastalar, ağrıyı tanımlarken 'Yıldırım çarpması', 'elektrik şoku' terimlerini kullanıyor. Hastalarda aşırı duyarlılık oluşuyor. Kimi zaman çarşafın ağrıyan bölgeye değmesinden bile rahatsız olurlar. Ciddi ağrı, kolun, bacağın kullanılmasına engel olabiliyor. Ağrıdan hastanın tüm yaşamı etkileniyor. Uyku düzeni bozuluyor, evliliklerinde sorunlar ortaya çıkıyor. Hastalar duygu durumu etkileniyor, depresyona girebiliyorlar' dedi.
Hastalığın ortaya çıkmasında kalıtımsal fatörlerin de etkili olduğunu belirten Scadding, ağrıyla beraber yanma hissi olduğunu, kas zayıflaması, duygu kaybı, deride kızarıklık ve aşırı duyarlılık sorunlarının görüldüğünü anlattı.
Tedavisi zor
Hastalığın tedavisinin çok uzun zaman alabildiğini belirten Scadding, 'Ağrı, zor tanımlanıyor. Hastanın hikayesinin iyi dinlenmesi gerekiyor. Hastanın hissettiği ağrıyı birden 10'a kadar numaralandırmasını istiyoruz. Bu şekilde şiddeti anlamaya çalışıyoruz. Hastaların ağrı eşiği farklı. Doktorla hasta arasında ittifak olmalı. Hastanın psikolojik sorunları da dikkate alınmalı' diye konuştu.
Hastalara günlük önerisi
Ağrı dayanılmaz duruma geldiğinde hastalar intihar etmeyi bile düşünebiliyor. Uzmanların, hastalarının duygu durumunu değerlendirmeleri, intihar düşüncesi olup olmadığını irdelemeleri gerektiği belirtiliyor. Doktorların hastalarına günlük etkinlikleriyle ilgili ağrı durumunu kaydedecekleri bir günlük tutmalarını tavsiye etmeleri belirtiliyor. Uzmanların 'Ağrının uyku düzeni üzerindeki etkisi, çalışılamayan süre. Spor, yürüme, oturma, ayakta durma gibi fiziksel etkinlikleri gerçekleştirme kapasitesi. Hastadaki işlev bozukluklarını'belgelemeleri isteniyor.
Amerika'da bulunan Vanderbilt Üniversitesi Farmakoloji ve Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Micheal McLean, hastaların ağrılarını yüzde 10-20 oranında azaltabildiklerini belirterek 'Ağrıdan tamamen kurtulmak mümkün değil. Bu ağrıyı tam olarak anlayamıyoruz. Sinir sisteminin telleri, ağrının nerede olduğu hakkında bilgi veriyor. Tedavi için yeterince silahımız yok. Ağrı, hastaları sakatlayabiliyor. Her zaman başarılı olamıyoruz. Ağrılar, değişik ilaç sınıflarına farklı tepkiler veriyor. Tedavi nörologlar tarafından yapılıyor' diye konuştu.
Bu ağrıdan hastaların 100 yıl önce de şikayet ettiğini kaydeden McLean, hastalıkla ilgili araştırmaların sürdüğünü, denek hayvanlarına laboratuvarlarda acı biber enjekte edilerek ağrı hissi oluşturulup çalışmalar yapıldığını kaydetti.
Hayalet ağrı mağduru
Hastaların büyük çoğunluğu ağrılarının nedeninin bilinmemesinden yakınıyor. Onlardan biri de 14 yıldır nöropatik ağrıyla savaşan ama sorunun kaynağı henüz bulunamayan Andrew Keen...
Ailesiyle birlikte ağrılarına karşı savaştığını, hastalıktan tüm yaşamının etkilendiğini kaydeden 34 yaşındaki Keen, hormonal sorunları da olabileceğini, ağrı şikayeti çektiğinden bu yana boyunun 4 cm. uzadığını, saç renginin eskiye oranla koyulaştığını anlattı.
Kendisi gibi nöropatik ağrıyla başa çıkmaya çalışan hastaları bir araya getirmek için 1993'te Nöropati Derneğini kuran ve halen başkanlığını yürüten Keen, şimdiye kadar 40 bin hastanın derneğe ulaştığını kaydetti. Derneğin amaçları şöyle sıralandı: 'Hastalarla ilişki kurup onlara bilgi, destek sağlamak, yaşam kalitelerini yükseltmek. Erken tanının önemini vurgulamak. Ortaya çıkacak belirtiler karşısında kişileri özel bölümlere yönlendirmek. Ulusal ve uluslararası çalışma, bilgi alışverişi, araştırma ve eğitimlerde yer almak.'
Nedenleri...
Başlangıçta anlaşılmaz gibi görünen nöropatik ağrı sınırsız süre devam edebiliyor. Genelde belirgin bir nedeni olmadığı belirtiliyor.
Nöropatik ağrının ortaya çıkmasındaki etkenler:
Şeker hastalığı.
Sinir ezilmesi, kopması, gerilmesi (Travmatik ya da cerrahi)
Kompleks bölgesel ağrı sendromları
Beyin tümörü, inme, travma
Tüm cerrahi hastaları arasında ameliyattan sonra erken dönemde yüzde 1-2 oranında nöropatik ağrı görülüyor.
HIV'in sinir dokularına eğilimi nedeniyle hastaların büyük çoğunluğu nöropatik ağrıdan şikayet ediyor.
Kanser
Multip sklerozlu hastalar, nöropatik ağrıdan şikayet ediyor.
Tedavi, altta yatan hastalığın tedavisiyle eş zamanlı düşünülüyor. Şeker hastasında glikoz kontrolü gelecekteki ağrı kontrolü için bir yatırım diye tanımlanıyor.
Hastalığın sözlüğü
Allodini: Deriye dokunma gibi normalde ağrıya yol açmayan bir uyarana karşı yanıt olarak ortaya çıkan ağrı.
Disestezi: Vücudun duyu algısında rahatsız edici değişiklik.
Hiperaljezi: Normalde ağrılı olan bir uyarana verilen yanıtta artma.
Nöropatik ağrının özellikleri
Hastalar ağrıyı, vurucu, bıçak gibi saplanan, keskin yakıcı ve kavurucu diye tanımlıyor.
Genelde akşamları daha şiddetli hissediliyor.
Bazen doktorlar, uyuşuk, hatta hissiz olan bir bölgede ciddi ağrının varlığını duyduklarında hastaları gibi şaşırabiliyorlar.
Sinem EMİNOĞLU
|