Kamuda bina saltanatı
Zamlar ve vergilerle özveriyi vatandaştan bekleyen devlet yaptırdığı trilyonluk binalarla savurganlığını sürdürüyor
Ekonomiye kaynak yaratmak için Hazine arazilerinin satışını gündeme getiren hükümet, art arda yayınladığı tasarruf genelgelerine rağmen devletteki israfı önlemede yetersiz kalıyor. Onbinlerle ifade edilen araç saltanatının yanı sıra trilyonlar harcanarak tamamlanmaya çalışılan kamu binaları, devletteki israfın hangi boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor. Kamuya ait binlerce bina atıl dururken, KİT'lerin yeni plaza ve hizmet binalarına trilyonlar harcanıyor.
Dünyayla rekabete giren, uluslararası arenada dev kartellerle boy ölçüşen Türk şirketleri mütevazı binalarda hizmet verirken, ekonomiyi bir türlü krizlerden kurtaramayan devletin bina saltanatı tepkisi çekiyor. Vatandaşlar, kaynak yaratmak için lojman ve Hazine arazilerinin satışını gündeme getiren devletin yeni bina inşa etmesine anlam veremediklerini söyledi.
Israfın boyutları
Ankara-Eskişehir karayolunun her iki yakasında mantar gibi biten kamu binaları, memuruna ve işçisine zam yapmak için kılı kırk yaran devletin nasıl bonkör davrandığını kanıtlıyor. Birçok kamu binasında israfın izleri açıkça görülüyor. Keşif bedelleri düşük olsa bile inşaatların yıllarca sürmesi ve girdi maliyetlerinin artması nedeniyle, bina yapımı için devletin kasasından trilyonlar çıkıyor. Bunun en çarpıcı örneklerinden birini de Tekel Genel Müdürlüğü binası teşkil ediyor. 1993'te keşif bedeli 2.3 trilyon lira olarak belirlenen inşaatın, bugünkü maliyetinin 100 trilyon lirayı bulacağı kaydedildi.
Lale Devri
Ankara'nın ünlü emlakçılarından Salim Taşçı, bugünkü haliyle Halkbankası Genel Müdürlük Binası'na 20 trilyon lira, Dışişleri Bakanlığı ek binasına 12.5 trilyon, Atom Enerji Kurumu binasına 3 trilyon, Sayıştay binasına 35 trilyon, Diyanet İşleri Başkanlığı binasına da 10 trilyon lira değer biçti. Taşçı, bu rakamların, sadece yapısal olduğunu vurgulayarak, bir o kadar paranın da iç dekorasyon ve döşenmesine harcanacağına dikkat çekti. Ekonominin çöküşündeki en büyük etkenlerden birinin bina saltanatı olduğunu belirten Taşçı, 'Binaların temizlik ve işletme giderlerinin de hesap edilmesi durumunda devletin kiracı kalması daha rantabl olur' diye konuştu. Osmanlı'yı batıran Lale Devri'nin Türkiye'de 50 yıldır sürdüğünü iddia eden Taşçı, 'Bu binaları özel sektör peşin para vererek onda bir fiyatına mal edeceği için satışa çıkması durumunda alıcı bulamazlar. Bu binaların hepsinde tüyü bitmemiş yetimin hakkı var' dedi.
Ömür ÜZELCE
|