|
|
|
|
YAZI DİZİSİ
|
|
|
Sinsice gelen ölüm
Beyin kanamasından kalp krizine kadar, yaşamı tehdit eden birçok kalıcı sağlık sorununa neden olan hipertansiyonun belirtileri, hasta tarafından anlaşılamıyor.
Günlük yaşantıda tehlike sinyali veren gelişmeler, 'Tansiyon yükseldi' diye tanımlanıyor. Özellikle politikacılar arasında uzlaşma sağlanamayan diyaloglar anlatılırken tansiyon kelimesi sıkça kullanılıyor. Hayatın içinde soyut benzetmelerle yer bulan tansiyon, hastalık olarak tanınmıyor. Fakat, 'Başım ağrıyor', 'çarpıntım var', 'Yine tansiyonum yükseldi' yakınmaları, sıkça dile getiriliyor. Şişmanlık, yaşlılık, aşırı stres ve sigara, hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştıran nedenler arasında yer alıyor.
Yapılan son araştırma, Türkiye'de her altı kişiden birinin hipertansiyon hastası olduğunu gösteriyor. Hastalığın 35-70 yaş arasındaki grupta görülme sıklığı artıyor. Hastaların yarısı şikayetlerini dikkate almadıkları için hipertansiyonu olduğunu bilmiyor.
Tansiyon, damarlarda dolaşan kanın yapmış olduğu basınç diye tanımlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanan JNC6 Raporu'na göre, normal değerler, büyük tansiyonun 135 mmHg, küçük tansiyonun 85 mmHg olduğu belirtildi. İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Acil Dahiliye Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Keleş, büyük ve küçük tansiyonun bir arada yükselmesinin hipertansiyon diye tanımlandığını kaydederek hastalığın belirtilerini sıraladı: 'En önemli belirtisi baş ağrısı, geçmeyen baş dönmesi. Bu şikayetler varsa tansiyondan şüphelenmek gerekiyor. Şikayetler arasında çarpıntı, bulantı, halsizlik, gözde sinek uçtuğunu hissetmek, kulak çınlaması ve konsantrasyonda bozulma yer alıyor.' Sigara içilmesi, şişmanlık ve aşırı stresin hastalığın ortaya çıkma riskini arttırdığına dikkat çeken İbrahim Keleş, verilen her kilo ile tansiyonda düşüş yaşandığını söyledi. Hastalığın tespit edilmesinde 50 yaşına kadar yılda bir, 50 yaşından sonra 6 ayda bir yapılacak check-up etkili olduğu belirtiliyor.
Hipertansiyonun 'Hafif, orta ve ileri' diye ayrıldığını kaydeden Keleş, '145-95 hafif, 165-105 orta, 185-115 değerleri ileri derecede tansiyonu gösteriyor' diye konuştu.
Tedavi olmuyorlar
Türk erişkinlerde kalp hastalığı risk faktörlerini belirlemek için 10 yıldır sürdürülen Tek Harf çalışması tansiyon hastalarının durumunu ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre; Türkiye'de 6 milyonu erkek, 5 milyonu kadın olmak üzere toplam 11 milyon hipertansiyon hastası var. Doç. Dr. İbrahim Keleş, hastaların tedavi konusunda duyarsız olduğuna dikkat çekerek 'Hastaların yarısı, hipertansiyon sorunu olduğunu bilmiyor. Bilenlerin yarısı tedavi olmuyor. Tedavi olanların ise yarısının başarılı şekilde tansiyonu ayarlanıyor' dedi.
Tehlikeli tablo
Doç. Dr. İbrahim Keleş, hipertansiyonun tedavi ile kontrol altına alınması gerektiğine dikkat çekerek tansiyonun yükselmesi ile ortaya çıkabilecek tehlikeleri şöyle anlattı: 'Damar duvarlarının iç yüzeyinde yaptığı hasarlar nedeniyle damar sertliğine, kalp krizine yol açabiliyor. Kalp boşluklarında büyümeye ve kalp yetmezliğine neden oluyor. Beyin damarlarının iç yüzeylerindeki hasar nedeniyle uzun vadede beyin kanaması riski ortaya çıkıyor.'
Nasıl teşhis ediliyor?
Tansiyonun gün içinde değişebileceğine dikkat çeken Doç. Dr. İbrahim Keleş, teşhis konulurken uygulanan yöntemleri şöyle anlattı:
'Walkman'e benzeyen holter adlı cihaz takılıyor. Cihaz, 24 saat boyunca kan basıncını ölçüyor. Gerekirse birkaç gün takılabiliyor. Hastanın gün boyunca gezerken, uyurken tansiyonu ölçülüyor. Bu cihazı kullanma imkanı yoksa bir hafta boyunca hastanın günde 2 defa tansiyonu ölçülererk teşhis konuyor.'
Tansiyon sözlüğü
Tansiyonu oluşturan iki öğe var: Kan miktarı ve damar basıncı
Sistolik: Büyük tansiyon. Volüm arttığında yükseliyor.
Diyastolik: Küçük tansiyon olarak da bilinir. Çevresel damar direnci artınca yükseliyor.
Tansiyon koması: Tansiyonun yükselmesi sonucu beyinde ödem oluşması, bilincin kaybolması.
Tansiyon krizi: Tansiyonun aşırı derecede yükselmesi sonucu, baş dönmesi, baş ağrısı ve bulantı şikayetlerinin ağır bir şekilde görülmesi.
NEDENLERİ VE BELİRTİLERİ
Hipertansiyona yol açan faktörlerin çoğu hala bilinmiyor. Doç. Dr. İbrahim Keleş hastalığın tesbit edilebilen nedenlerini ve belirtilerini şöyle açıkladı:
Böbrek damarlarında daralma, böbrek iltihabı hipertansiyona yol açabiliyor. Özellikle idrar yolu iltihapları zamanında tedavi edilmediğinde yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliği gelişebiliyor. İltihaplanma idrar yaparken yanma, acı şikayetleriyle kendini gösteriyor.
Kalbin ana damarlarında daralma (Aort koarktasyonu).
Hormonal nedenler. (Böbrek üstü bezleri ile ilgili hastalıklar, el, ayak parmakları, burun, ayak, çene büyümesi ile kendini gösteren akro megale adlı hastalık, hipertiroidi (guatr bezinin aşırı çalışması) sorunları, elektiroid dengesizlikleri, potasyumun düşük olması.)
Şeker hastalığı, hipertansiyonun ortaya çıkmasına neden olabiliyor.
|
|
|
|
|