Gülçin Uysal Tahiroğlu
Büyük buluşma Haziran'da
'Devlet her vatandaşın aktif olarak katılımı mümkün olamayacak kadar büyümüş, karmaşıklaşmış ve uzaklaşmıştır... Birey sivil toplum kuruluşlarında, gönüllü sıfatıyla etkin vatandaşlığını keşfedebilir, farklılığını ortaya koyabilir, denetimini yeniden sağlayabilir.'
Yüzyılın en ünlü yönetim bilgini Peter Drucker sivil toplum kuruluşlarının gelişme nedenini böyle açıklıyor.
Devlet bir uçak gemisi gibi etkili ancak geç hareket eden bir örgütsel yapıya sahip. Sivil toplum kuruluşları ise yapıları gereği bir muhrip kadar hızlı olabilirler. Şirketler dünyasında da aynı farkı görebiliyoruz. Dev şirketler fil gibi ağır reflekslerle karar alırken, birçok orta büyüklükteki şirket bir panter gibi atak ve çevik pazar payını artırabiliyor.
Türkiye'de her aksaklıkta 'Nerede bu devlet?' diye çığlık atmanın bir çözüm getirmediğini görenler örgütleniyor, sosyal içerikli görevler üstleniyor.
Sivil toplum kuruluşlarının güçlenmesinde siyasilerimize de görev düşüyor. Amerika'da, Avrupa'da sivil toplum kuruluşlarındaki aktif rolleri, toplumsal duyarlılıkları nedeniyle siyasete taşınan politikacılar aynı sorumluluğu koltuğa oturduktan sonra da sürdürüyor. Biz de ise politikacılar siyasete atıldıktan sonra sivil toplum kuruluşlarında boy göstererek bunu siyasi malzeme olarak kullanıyorlar. Yani süreç tersine işliyor.
Ülkemizde inanıyoruz ki, tarafsız sivil toplum kuruluşlarının etkinliği siyasete de taze soluk getirecek. Bugüne kadar liderler yalnız TÜSİAD platformunda yapacakları icraatlar konusunda bigi veriyordu. 2004 seçimlerine doğru tüm sivil toplum örgütleri, bu tür platformlar oluşturmak ve siyasilerin çeşitli konulardaki projelerini sorgulamak zorunda. Bu oluşum yeni dönemde rakibi kötülemeye dayalı negatif siyasetin, proje bazında pozitif bir içerik kazanmasına da kapı açabilir.
Bütün bunları neden mi anlatıyoruz ve anlatmaya devam edeceğiz? Sivil toplum kuruluşlarının güçlenmesi bu dönemde her zamankinden daha fazla önem taşıyor...
Türkiye'de gelecek 10 yılda sivil toplum kuruluşları gerçek bir üçüncü sektör kimliğini kazanacak atılım yapabilecek bir potansiyele sahip. Yediden yetmişe herkes bir sosyal alanda elinden gelen hizmeti yaptığında, Türkiye'de demokrasi daha da derinleşecek hayatımız daha yaşanır hale gelecek. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Ve bu yolda biz de elimizden geleni yapmış olmanın huzurunu yaşıyacağız. Akşam'ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz 'Katılın Değiştirelim Arama Konferansı'nda alınan kararlar bir bir hayata geçiriliyor. Bu özellikle 'Sivil Toplum Hareketi'ni görmezden gelenlere, 'dar bir kesimin özenti çalışması' olarak yorumlayanlara duyurulur.
İlk toplantıya katılan 40 kitle ve sivil toplum kuruluşunun sayısı bugün 300'e ulaştı. Arama Konferansı'nın mimarı Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr.Oğuz Babüroğlu da Ankara Ticaret Odası'nda yapılan tüm hazırlık çalışmalarına başından sonuna katılıyor. Herkes inançla 'Büyük Buluşma'ya hazırlanıyor. 30 Haziran, tüm sivil toplum kuruluşlarının katılacağı bir fuara dönüşecek. Fuar alanında serbest kürsü de kurulacak. Buluşma hazırlık komitesi çalışmalarına son hız devam ediyor.
Kıvılcım bir kez çakıldıktan sonra artık bu yolun geri dönüşü yok.
|