Aksam Online
  www.superbahis.com
 
22 Mayıs 2001 Salı
  Güncel
  Politika
  Dünya
  Ekonomi
  Para-Borsa
  Spor
  Yazarlar
  Yaşam
  İnci
  Yıldız Falı
  Sinema
Turkcell
  Bize Ulaşın
  Arama-Arşiv
  Marmara
  Ege
  Akdeniz
  İç Anadolu
  Karadeniz
  Güney Doğu
YAZARLAR

Kazım Kanat      

E-mail
Ya Fenerbahçe yenilirse!

Hesap-kitap ortada. Fener yenilir, Galatasaray da yenerse o zaman şampiyon kim olur dersiniz!..

Futbol çok tuhaf oyun.

Bakınız; B.Münih uzatmanın son saniyesinde yani 94. dakikada gol atıyor.

Oysa iki dakika önce gol atan Schalke 04 şampiyon gibi seviniyor. Peki ne oluyor dersiniz? Bir anda roller değişiyor.

Bayern sevinçten, Schalke 04 ise üzüntüden ağlıyor. Dedik ya, futbol tuhaf oyun. Bir de şuna dikkat ettiniz mi?

Bayern Başkanı Franz Beckenbauer neredeyse sevinçten çıldıracaktı. Oysa Beckenbauer aynı zamanda Futbol Federasyonu Asbaşkanı... Bir hatırlatma; MHK Başkanı Ahmet Güvener'i 'Galatasaray'ın her golünde havaya sıçrıyor...' diyerek asan, yok eden kimler?

Söyleyelim; biz medya mensupları...

Galatasaray'a sporcu ve yönetici olarak ömrünü vermiş, Prof. Dr. Ali Uras'ı da nasıl suçladık; 'Adam Galatasaraylı kardeşim...'

Acaba diyorum... İnsanlara bakarken hangi değerleri ön plana çıkartacağız?

Bütün bunları şunun için yazıyorum;

'Şampiyonluk son haftaya kaldı...'

Fenerbahçe stresli bir maçta Bursa'yı yendi ama sevinemedi. Galatasaray bir futbol cehennemi Gaziantep'ten üç puan çıkardı, sevindi, Fener'i de sevindirmedi...

Her şey son 90 dakikaya ve gollere kaldı.

Ama... Şimdiden, 'Kim şampiyon olacak' diye tartışırken, dedikodu ve çirkinlikleri ön plana çıkardık. Fenerbahçeliler, Gaziantep-

spor Başkanı Sayın Celal Doğan'ı eleştirmenin ötesinde suçluyorlar. Oysa Sayın Doğan, Fenerbahçeli olduğunu her yerde deklare eden biri... Ne yani... Doğan, bir şehri; o şehrin bir takımını, Fener sevgisi uğruna satsın mı? Düşünülmesi ve konuşulması bile utandırıyor... Öte yandan bakıyorsunuz Samsunlular gerdikçe geriyorlar. Ama haklılar. Samsunspor Kaptanı Ercan Koloğlu eski takımına mesaj yollayıp, 'Fener işi son maça bırakmasın...' derken, Fenerliler ise zafer sarhoşluğu içinde konuştular;

'Samsun ile İstanbul'da oynayalım...'

Bütün bunları bir kenara bırakalım ve futbolun keyfini yaşayalım. Bu heyecan 40 yılda bir olur. Galatasaray-Trabzon, Fener-Samsun maçının sonucunda kim şampiyon olur bilinmez... (Bana sorarsanız kesinlikle Fener olacaktır...) Ama gerçek şu; 'Mümtaz Türk medyası, sezon başından beri Fener'i şampiyon yapmak istiyor. Bu nedenle son beş günde öyle komplo senaryoları olacak ki...'

Zirveyi bırakıp lige bakıyoruz; son haftanın iki tablosu dikkat çekiyor. Birincisi Gaziantepspor'un inanılmaz başarısı...

İkincisi ise Beşiktaş'ın inanılmaz başarısızlığı... Seyircinin gördüğünü, yönetim göremiyor. Gerçek şu; 'Beşiktaş bu anlayışla yönetilirse sonu felakettir...' Radikal kararlar alınır ve dört iyi transfer yapılırsa sonu şampiyonluktur. İş bu kadar basit... Taraftarın Pascal Nouma'ya sahip çıkması ise iyi incelenmelidir. Beşiktaş taraftarı hiçbir şey yapmayan 10 akıllıyı bırakıp, herkesin deli dediği Nouma'ya sarılıyorsa şunu istiyor;

'Beşiktaş için savaşan, kavga eden, dövüşen oyuncu istiyoruz...'

Taraftar çok haklı, çooook...




Ustalara veda çok zormuş

Beşiktaşlılar'ın her şeyi Mehmet Özdilek seyircisine veda etti. Galatasaray'da çok özel yeri olan Gheorghe Hagi ise Trabzonspor maçında 'Elveda' diyor...

Geriye doğru bakıyoruz, Özdilek ve Hagi'nin bıraktığı izler sonsuza kadar sürecek.

'İyi sporcu, iyi insan kolay olunmuyor...' gerçeği de unutulmayacak. Haaaa... Elvir Baliç de Fenerbahçe'yi bırakmış. Kimin umurunda!..

Dikkat ettiyseniz haftanın futbolcusu bölümünde ne Özdilek, ne Hagi var. Çünkü bu özel futbolculara özel sütunlar açalım istedik. Elbette Haim Revivo'yu ayrı bir yere koyuyoruz. Çünkü Fenerbahçe'yi zafere taşıyan Revivo'yu izlemek de bir başka keyif.

Şu Elvir Baliç dosyasını açmamak üzere kapatalım.

Aziz Bey'in öz oğlu Baliç Bey diyor ki; 'Gelecek yıl Fenerbahçe'de kalırsam, bu şartlarda kalmam...'

Vay, vay, vay...

Bay Baliç'in şartı da neymiş biliyor musunuz?

'Mustafa Denizli olmayacak. Olursa bile kendisi Fener'de direkt oynayacak...'

Fener'de işlerin çok iyi gittiği günlerde sevgili Deniz Gökçe'nin yanında Mustafa Denizli'ye dedim ki; 'Haim Revivo'yu, Beşiktaş'a ver. Ben de sana beş puan avans vereyim...'

Sonra da lafımı bağladım; 'Fener'i şampiyon yapmak istiyorsan, Baliç'e güvenme. Bu oyuncu ilk fırsatta seni de, Fener'i de satar...'

Neden bu kadar katı mıyım? Şunun için;

'Hapse girmemek için Bursa'da masum bir kızın geleceğini karartan bir adama güvenmem. Real Madrid'e gitme uğruna Fener dokuz puan öndeyken top oynamayıp, şampiyonluğu engelleyen bir adamdan ben her şeyi beklerim...

Hem de her şeyi!..'

Ben yanılmadım. Yanılan Aziz Bey oldu. Çünkü oğlu, babasına ihanet etti. Aslında Baliç'in ihaneti Fener'eydi!!!

NOT: Mustafa Denizli ile Mircea Lucescu, takımlarına bu hafta büyük katkı sağladılar. Onları haftanın antrenörü köşesine sıkıştırmak haksızlık olurdu!



18 / 19









Güncel -  Politika -  Dünya -  Ekonomi -  Para-borsa -  Spor -  At yarışı -  Futbol_1.lig -  Yazarlar -  Yaşam -  İnci -  Sinema -  Marmara -  Ege -  Akdeniz -  İç Anadolu -  Karadeniz -  Guney Doğu -  Wap -  Yazı dizisi -  Yıldız Falı -  E-mail -  Arama Arşiv -  Künye -  Reklam

© 1997-2001 Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.