Rasim Öztekin
Atış Serbest
Aslında her şey; çok karışık
Allahımıza şükürler olsun yazdıklarımız bir bir çıkmaya başladı. Ben de artık müneccim gazeteciler sınıfına girebilirim. Bir kaç yıl sonra da 'fal bakarım abilerim, ablalarım!..' diye aranızda dolaşırım.
Bütün bu tantanamın nedeni; Mustafa Kemal Derviş'in Türkiye'ye gelişinin birinci ayında medyamız hatta güzide medyamız tarafından ilah edilmesiyle başlayan ve donunun rengine takılınması ile süren, tu-kaka döneminin çok yakın olduğunu daha önceden yazmış olmamdı.
M.Kemal Derviş de çanak tutmuyor değil.
Sen ne diye gazetecileri de yanına alıp don-atlet yürüyüş yaparsın, sonra da tenis oynarsın?
Bir de gazetecilerle şakalaşıyor, espiri falan yapıyor. Hemen boyunun ölçüsünü alıverirler.
Yeter ki boyunun ölçüsünü aldıracak eylemlerde bulun. Medya birini alır göklere çıkarır, baktı ki boynuz medyayı aşmış; 'Vurun kahpeye; ki; seviyenize insin!..'
Şimdilerde herkes Derviş'e saldırıyor.
Neymiş, son Telekom yasasıyla emperyalizmin kucağına oturmuşuz. Ülkenin iplerini Amerika'nın eline vermişiz.
Yahu kardeşim, sizler 1950'lerden beri hangi kucakta oturduğunuzu soruyordunuz? 1950'den beri hangi ipler kimin elinde idi?
1968'lerde 1970'lerde 'Kahrolsun emperyalizm' diye bağıranlar içeri atılırken, sizler alkış tutmuyor muydunuz?
Şimdi de, kamu kuruluşlarının özelleşmesine, Telekomun özelleşmesine, 'devlet elden gidiyor!..' diye haykırıyorlar.
Ne acaip bir kitleyiz.
1980 öncesi; 'Kahrolsun emperyalizm!..', 'Özelleştirmeye hayır!..' diyenler... Komünist.
1980 sonrası bunlara karşı çıkanlar,... Milliyetçi.
İşin daha da komik tarafı; ülkemiz, CHP'nin altı okundan biri olan devletçilik ilkesine sıkı sıkıya bağlanmış ve günümüze kadar % 40'lık bir fire vermekle birlikte % 60'lık bir oranla gelmiştir. Yani şu anda; 2001'e girmiş Türkiye Cumhuriyeti'nin banka ve ticari kurumlarının yüzde 60'ı kamu kuruluşu.
Bir başka deyişle ülkemiz Küba'dan sonra komünist sistemi sürdüren ikinci ülke. Çin'de bile bu kadar kamu kuruluşu yok.
Çok saygıdeğer politikacılarımız kanlarının son damlasına kadar komünizmle savaşmış ama kamu kuruluşlarının özelleştirilmesine yanaşmamıştır.
Çünkü kamu kuruluşları olmasa, eşini, dostunu, yandaşını, partilisini hangi kurumda işe sokacak? Kamu kuruluşları olmasa oy potansiyelinin bir kısmı gitti demektir.
Hadi onu da geçtik. Hangi akrabasına veya ortağına, hangi özel sektörü hortumlatacak? Çünkü özel sektörü, yedirmezler adama!..
İşte bu yüzden, necip Türk halkı yıllardan beri komünizmle yönetilip, komünizme karşı savaş vermiş tek halktır...
|