Ağacın altında bir dilek tutun!
Umutların bayramı. Binlerce yıldır Anadolu efsanelerinde yer alan Hıdrellez, yaz mevsiminin başlangıç tarihi olarak kabul ediliyor. Halk inanışına göre doğanın koruyucusu olan Hıdır ve İlyas adındaki iki peygamberin yeryüzüne indiği bugün de tüm dilekler gerçekleşiyor. Ağaçların yapraklanması, çiçeklerin filizlenmesi, havaların ısınması gibi doğa olaylarını baharın habercisi olarak kabul edilen Hıdrellez gününde tüm dileklerin kabul edildiğine inanılıyor.
Yüzyıllardır süren Hıdrellez geleneğine göre, özellikle Hızır'ın 'S' harfini sevdiği için sofralardan, süt, soğan, sarmısak, salep, sarma, simit ve sütlaç olmak üzere yedi çeşit yiyecek eksik edilmiyor. Yeşil sebzelerden de 40 çeşit toplanıp şifa niyetine yeniliyor. Bazı yörelerde Hıdrellez'den bir gün önce oruç tutuluyor. Bu uygulama, kendine sıkıntı, çile çektirme ve canlılığa geçici bir dönem ara vermek anlamına geliyor. Bu yolla hayatın sona erişiyle, bir başka deyişle kışın bitmesiyle gelecek döneme, yani bahara hazırlanılıyor.
Bu arada, Hıdrellez günü özel bir hazırlık da yapılıyor. Bazı yörelerde ev temizliği, boya-badana yapılırken, evin çevresi, bahçesi düzenlenir, yeni giysiler sandıklardan çıkarılır. Hıdrellez günü yapılan tüm yemeklerin de şifalı olduğuna inanılır. Herkesin bu yemeklerden yemesine özen gösterilir.
Düşlerin gerçek olduğu gün
Hızır ile İlyas'ın buluştuğuna inanılan saatlerin mutluluk, bereket ve şans getireceğini düşünen insanlar dilekte bulunur. Bereket ve bolluk gelmesi için evlere, yeşil dallar asılır. Çocuk sahibi olmak isteyenler, gül dalına beşik yapıp, içine oyuncak bebek bırakır. Ev sahibi olmak isteyenler gül dalının altına ev maketi koyar, para sahibi olmayı arzulayanlar, gül dalına para bağlar.
Ateşten atlama ise Hıdrellez'in en yaygın geleneğidir. Ateşten atlamanın, yaz mevsimine çıkılmasını kolaylaştırdığı gibi insanların günahlarından arınarak, hafiflik kazanmasını sağladığına inanılır.
|