Aksam Online
  Superonline - KIEP  
06 Mayıs 2001 Pazar
  Güncel
  Politika
  Dünya
  Ekonomi
  Para-Borsa
  Spor
  Yazarlar
  Yaşam
  İnci
  Sinema
  Tiyatro
  Bize Ulaşın
  Arama-Arşiv
  Marmara
  Ege
  Akdeniz
  İç Anadolu
  Karadeniz
  Güney Doğu
  Yıldız Falı
EKONOMİ

Yükseliş nereye kadar?

Piyasada iyimserlik IMF yardımından kaynaklanıyor. Olay bu kadar basit. Geçtiğimiz haftalardaki yükselişin sebebi de buydu.

Peki acaba IMF yardımı tümüyle fiyatlara yansıdı mı? Kanımızca IMF konusu hala fiyatlara bir miktar olumlu etki yaratabilir.

Açıklayalım. Piyasa için önemli olan yurtdışından para gelmesi. Yoksa kanunların detayları değil. Para geleceği büyük ölçüde belli. Ama IMF kurulu hala resmi onayını vermedi. Az da olsa IMF anlaşmasının imzalanamama riski bulunuyor. Dolayısıyla bazı yatırımcılar hala sorun çıkar mı endişesiyle alım yapmıyorlar.

Bu endişeler kaybolduğunda piyasaların yükselişe geçmelerini bekliyoruz. Bu endişeler Türk Telekom ve Bankacılık yasalarındaki pürüzler giderilince kaybolacak. Söz konusu pürüzler bir veya iki haftaya kadar giderilecektir (giderilmezse neler olabilir düşünmek bile istemiyoruz). Böylece hisseler büyük ihtimalle dolar bazında yüzde 15-20 daha prim yapacak.

Hisse senetleri bir süre sonra tepeye ulaşacak ve buradan uzun zamana yayılmış bir düşüş trendi başlayacak. Niye düşsün ki diye sorabilirsiniz.

Kendinizi özellikle bir yabancı yatırımcının yerine koyun. Türkiye gibi riskli bir ülkeye yatırım yapmışsınız. Aldığınız risk karşılığında kısa vadede güzel bir getiri sağlamışsınız. Ne yaparsınız? Özellikle de ülkenin uzun vadeli borç dinamikleri bu kadar kötü iken. Cevabı şu, karımı realize edip olanları dışarıdan seyretmeye başlarım. Tıpkı 1999 sonundaki ralliden sonra yapıldığı gibi.

Neymiş ki bu yatırımcıları korkutan borç dinamikleri diye sorabilirsiniz. Borç dinamiği, Borç/GSMH oranının nasıl hareket ettiğini sorgular. Bu oran hızlı bir şekilde artıyorsa işler kötü gidiyor demektir. Sabit veya düşüyorsa sorun yok demektir. Türkiye'de bu oran roket hızıyla artıyor. Örneğin 2000 sonunda yüzde 50'lerde olan bu oranın 2001 sonunda yüzde 85-90'lara ulaşması mümkün. Peki bu oran nasıl düşer? Reel faizler düşer, faiz dışı fazla artar, ekonomi büyür ve özelleştirme yapılırsa oran düşer. İşte bu parametreler Türkiye'de pek iyi gözükmüyor. Ama Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı tavizsiz uygulanır ve bu parametreler iyileşirse o zaman piyasalarda kalıcı iyileşmenin de sağlanacağını düşünüyoruz.

Emre TEZMEN - Stratejist, etezmen@bsi.com.tr



6 / 12








Enkaz altında kalacağız!




Ücret/maaş uçurumu



Güncel -  Politika -  Dünya -  Ekonomi -  Para-borsa -  Spor -  At yarışı -  Futbol_1.lig -  Yazarlar -  Yaşam -  İnci -  Tiyatro -  Sinema -  Marmara -  Ege -  Akdeniz -  İç Anadolu -  Karadeniz -  Guney Doğu -  Wap -  Yazı dizisi -  Yıldız Falı -  E-mail -  Arama Arşiv -  Künye -  Reklam

© 1997-2001 Aslı Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.