Hulki Cevizoğlu
Ceviz Kabuğu
Polisin maaşı özel sektörden (mi?)
Türkiye'de 'terör ve anarşinin hedefi' olan insanlar var.
Ülkeye yaptıkları hizmetin karşılığı (!) olarak tehdit ediliyorlar.
Bunların arasında başta güvenlik görevlileri ve savcılar olmak üzere, pek çok hukukçu, istihbaratçı, siyasiler, işadamları, gazeteciler, televizyoncular ve diplomatlar bulunuyor.
Bu sayılan meslek mensupları arasında 'korunması gereken' herkes korunacak diye bir durum yok. Ancak, devletin yaptığı 'incelemeler' sonucu uygun görülenler 'yakın korumaya' alınıyor. (Her ilde valiliğine bağlı 'Koruma Komisyonları' onay makamı).
Gerekli incelemeler ve onaydan sonra kendisine yakın koruma verilenler konutları dışında her gittiği yere 'devletin polisi' ile gidiyor.
'Vatandaşını korumak' devletin asli görevi olduğu için, Emniyet Genel Müdürlüğü bu görevi yerine getiriyor. Doğal olarak polisler, diğer devlet memurları gibi, maaşlarını devletten alıyorlar.
Şimdi sıkı durun.
Hangi akla hizmetse bundan sonra bu polislerin parasını özel sektör verecek!...
Bu sakıncalı uygulama henüz başlamadı. Ama başlayacak diye bir tebligat yapıldı. Yakın korumada olan yüzlerce insana bu tebliğ gönderildi.
Tebliğ de eksikliklerle dolu, tebliğin mantığı da!
Dün ilgililerle tek tek görüştüm. Hiçbirinin ayrıntılı bilgisi yok. (Zaten bilgileri olsa, tebliğ metnine de yazarlardı.) Kaç lira ödenecek, nereye ödenecek, niçin 6 aylık peşin isteniyor?
Görüşmelerimden çıkan sonuç şu: İçişleri Bakanlığı 11 Eylül 1999 tarihinde bir yönetmelik değişikliği yapmış. Ancak uygulamanın başlaması için Maliye Bakanlığı'nın başka bir tebliğini bekliyorlarmış... (Yasal netlik olmamasına rağmen, koruma altındakilere bu karar bugünlerde bildiriliyor.)
'Tebliğin mantığı' kimin mantığı bilmiyoruz. Bu yakında açıklığa kavuşur. Gelelim 'mantıksızlığa.'
- Devletin polisinin parasını korunan özel şahıslar verince, polisin patronu mu olacaklar?
- Bakanlar, milletvekilleri ve hatta başbakan ve cumhurbaşkanı da cebinden para ödeyecek mi?
- Terörle mücadelede etkin görev aldıktan sonra emekli olmuş bir güvenlik görevlisi ya da DGM savcısı emekli maaşını kendisini koruyan polise mi verecek?
- 'Bu ücreti ödemeyenlerin koruması kaldırılır' sözü ne demek? Devletin buradaki görevi 'güvenlik' mi, yoksa 'ticaret' mi?.. Devlet polisini kısmen 'özelleştiriyor mu?'
- Yanıt olarak, 'Ne yapalım kardeşim, korunuyorsan parasını da ödeyeceksin' diyenler olabilir. Hatta 'Bana ne senin korunmandan' diyenler bile. Bu düşüncelerin 'mantığı olmayacağı' için cevap dahi verilmez ama bir ilkeyi hatırlatalım: Yarın belediye temizlik işçisi, sokağını temizlediği semt sakininden mi maaşını isteyecek? Benzer örnekleri hızla artırmak mümkün.
- 'Bu ücret her yıl ocak ve temmuz aylarında iki taksitte alınır' ne demek? 6 aylık maaş garantisi mi amaçlanıyor? Yakın korumadakiler 'kredi kartı' ile ödeme yapabilirler mi?
Sorular daha da artırılabilir. Ancak uzatmanın anlamı yok.
Bu temel sorulara 'mantıklı yanıtlar' bekliyorum. Gelirse memnuniyetle yayınlayacağım.
Bu arada şu gerçeğin de altı çizilmeli. Korumayla ilgili öyle aksaklıklar ve zafiyetler var ki.
Çok basit bir örnek, sizi koruyanlar yazılı ve sözlü bildirmenize rağmen bir ay önce değişen adresinize tebligat yapıyorlar!
Kibar bir yazı olsun diye çok zorlandığımı tebliğ ederim.
|