05 Ocak 2000 Çarşamba
  GÜNCEL
  POLİTİKA
  DÜNYA
  EKONOMİ
  PARA-BORSA
  SPOR
  YAZARLAR
  YAŞAM
  BİZE ULAŞIN
  ARŞİV






































Deniz Gökçe      

E-mail
Ateş Ünal Erzen ve Galatasaray kasası!

Bundan birkaç ay evvel bir Galatasaray galibiyeti sonrası, bir televizyon kamerası maç çıkışında burnumuza dayanmış ve sorulmuştu; 'Galatasaray transfer yapmalı mı?' Biz de basit bir cevap vermiştik; 'Galatasaray bu kadro ile şampiyon olur. Türkiye içi için transfer gerekmiyor. Üstelik Galatasaray takımının parası yok. Bu nedenle transfer de söz konusu değil.'

Tabii televizyon kanallarına beyanat verdiğiniz zaman onları ne yapacakları da belli değil. Türk spor televizyoncusu milletinin iyi niyetlisi az, kötü niyetlisi çoktur. Biz de bilmeden kötü niyetli birine rastlamışız. Çağırmışlar Ateş Ünal Erzen'i ve sormuşlar, 'Galatasaray takımında para yok diyor, ne diyorsunuz?' Ateş Bey kabadayı ya, başlamış savurmaya, 'Bu adam Galatasaray'ın kasasında para olup olmadığını nereden biliyor? Kasanın içinde mi oturuyor?' Biz programı izlememiştik ama izleyenler böyle aktarıyor.

Terim deklare etti

Galatasaray takımının kasasının içinde oturmaya gerek yok. Önce Terim cebinden başka branşların paralarını ödedi. Sonra basketbol takımının çalıştırıcı ve menajeri kaçtı. Sonra oyuncular para alamadıkları için maça çıkmadılar ve Avrupa maçlarında sekizde sekiz galibiyet elde etmiş, bir tur daha atlamaya hazırlanan bir basketbol takımı göçtü, kaderine terkedildi. Sonra içerde kavga eden Osman Hattat-Tuğrul Demir ikilisi de gemiyi terketti. Sıra futbola geldi.

Terim, Galatasaray takımında 3 yıldır para sorunu yaşandığını basın toplantısı ile deklare etti. Futbolcuların alacakları olduğunu, ama alacaklarını almasalar da Capone ve Marcio'nun transfer ve bonservis bedelleri bile ödenmese de takımın üç ay daha sabredeceğini ve performansı düşürmeyeceklerini gündeme getirdi. Yani zaten bilinen para sorunu resmi bir ağız tarafından da deklare edildi. Ateş Bey siz şimdi ne oldunuz? Kasanın içinde oturan cahil mi?

Takım oldu ama...

Biz bu satırlarda Galatasaray futbol takımına ve Fatih Terim'e birkaç yıldır hep methiye yazıyoruz. Fatih Terim kısa bir süre yabancı antrenörlerle hasbiden milliyetçi dalaşması dışında hem insan olarak hem de teknik adam olarak doğruları yaptı. Bahsettiğimiz tür dalaşmayı da bıraktı. Çalışmayı, ilkeleri ön plana getirdi. Adeta Galatasaray takımını Türkiye standartlarının ötesine taşıdı. Ancak Fatih Terim takımdan sorumlu, kulüpten değil. Galatasaray takım oldu ama kulüp olamadı. Tabii Fenerbahçe ne takım ne de kulüp.

Seba hırpalanıyor

İlginçtir ki Türk futbolunun kulüp olma konusunu gündeme en iyi şekilde getiren spor adamı Süleyman Seba, ahlaksız ve saygısız bazıları tarafından ne Beşiktaş geleneğine, ne de insanlığa yakışan şekilde hırpalanıyor. Süleyman Ağabey bir, iki yıl fazla görevde kaldı. Ondan biz rica ediyoruz. Süleyman Seba ve ben birbirimizi severiz. Birbirimize saygı da duyarız. Süleyman Ağabey, kulübün başından ayrıl, mühürü düzgün bir insana bırak. Vakfın başına geç, orada daha iyi hizmet yapabileceğin bir ortam yaratılsın. Tecrübenden, birikiminden faydalanılsın. Seni sevenler bunu istiyor. Kulübü kulüp yaptın zaten. Takım sorunları zaman içinde çözülür.


ANA HABER

Kara teslim olduk
Soğuk havanın ardından gelen kar yağışı, yurttaki yaşamı felç etti. Kar yüzünden Ankara başta olmak üzere pekçok ildeki okullar ...


Postadan mazi çıktı
PTT Genel Müdürlüğü tarafından halkın mektup yazma alışkanlığını canlı tutmak amacıyla '2000 yılına mektup' adı altında 1986'da ...


İstenince oluyor
Faizlerdeki gerileme hızlanırken, borsa endeksi yeni rekorlara imza attı. Hazine iç borçlanma ihalesindeki faiz oranları ...



Güncel -  Politika -  Dünya -  Ekonomi -  Para-borsa -  Spor -  At yarışı -  Futbol -  Basketbol -  Yazarlar -  Yaşam -  E-mail -  Arşiv -  Standart karakterler -  Künye -  Reklam

© 1999 Basın Yatırım San.ve Tic.A.Ş.