Aksam.com.tr - 27.05.2012, 09:55
Akşam | Yazarlar

Adalet için saat 1'de Taksim'de

19 Ocak 2012 Perşembe 02:00

Söylenecek çok şey var maalesef. Karanlıkların örtmeye çalıştığı çok şey. Mahkeme beş yılın sonunda asıl katilleri gizleme kararı verdi.  Ama bu dava burada bitmeyecek. Sonuna kadar, gerçek sorumlular hüküm giyene kadar 'Hrant'ın arkadaşları' yürümeye devam edecek. 'Katil devlet', suçlarını ne kadar örtmeye çalışırsa çalışsın,  mücadele sürecek. Bu mücadeleye siz de katılın.  Bugün saat 1'de Taksim Divan Otel'in önünde olun. Sessiz çığlıklarını duyurmak isteyenlerle birlikte Agos'a kadar yürüyün. Bizler orada olacağız. Adalet için sessizce ama yılmadan yolumuza devam edeceğiz...
***
Dink davasında mahkeme alay edercesine bir karar verirken, Hrant'ın arkadaşları bir mütalaa yayınladılar. Sürecin tüm doğrularını gözler önüne seren bir mütalaa. O mütalaayı kısaltarak sizlerin takdirine sunuyorum...

1- Hrant'ın katilleri, suikastın çok öncesinden beri devletin kontrolü altındaki kişilerdir. Cinayetin nasıl işleneceğini ayrıntısıyla bilen Trabzon Emniyeti görevlileri ve amirleri bile doğru dürüst sorgulanmamıştır. Cinayet ihbarını örtbas eden Trabzon Jandarması hakkında, bizzat jandarma görevlilerinin itiraflarına rağmen, gülünç bir görevi ihmal davasından öteye giden bir soruşturma yapılmamıştır. Cinayete dair bilgi sahibi olan, bunu önlemeyen, cinayetten sonra delil gizleyen İstanbul Emniyeti hakkında da hakiki bir derinlemesine soruşturma yapılmamıştır.

2- Bütün bunların bir arada ve derinlemesine, ayrıntılı soruşturulması, bunun için özel bir savcı ekibinin görevlendirilmesi gerekirken buna gerek görülmemiştir.

3- Bölük pörçük ve üstünkörü yürütülen davalar birleştirilmediği gibi, yargıçlar ve savcılar, avukat taleplerini reddetme konusunda yarışa girmişlerdir. Böylece, resm” görevliler hakkında bütün soruşturma taleplerini reddeden yerel yöneticiler, savcılar ve yargıçlarla aynı safta yer almışlardır.

4- Cinayet ertesindeki süreç, suça devlet görevlilerinin katılımını açıkça ortaya koymuştur. Katille birlikte kahramanlık pozları veren polis ve jandarmaların hiçbir ceza görmeyişi, bu sürecin şüphe götürmez bir sembolüdür. Örgütsel irtibata işaret etmektedir.

5- Cinayetten sonra bizzat devletin müfettişleri, polisin delilleri karattığını, tahrif ettiğini rapor etmişlerdir. Tam da cinayet saatinde cinayet mahallinde olup bitenleri gösteren kamera kayıtları ilk günden beri polisin elindedir, mahkeme bunları almamış, bakmamış veya bakmış, görmememiz gerekenleri görmüş, bu yüzden gizlenmesini devlet açısından faydalı bulmuştur.

6- Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, davanın başından beri, cinayetin aydınlatılmasından çok soruşturmanın bir noktada durması, daha derine gitmemesi için çalışmıştır.

7- Hrant'ın susturulması için tehdit bildirisi yayımlayan Genelkurmay'ı, Hrant'ı söylemediği sözden ötürü mahkum eden ve hedef haline getiren Yargıtay'ı, delil gizleyen ve karartan polisi, belge tahrif eden jandarmayı ve cinayet davasını kadük hale getiren mahkemeleri eklerseniz, suikastın üstündeki tam teşkilatlı devlet şemsiyesini kolayca görebilirsiniz.

8- Hrant'ın Valilik makamında iki MİT görevlisi tarafından tehdit edilmesinden sorumlu valinin bugün iktidar partisinden milletvekili, suikasttan hemen sonra 'Bu örgüt işi değil' açıklamasıyla tam bir skandal yaratan eski İstanbul Emniyet Müdürü'nün şu anda vali oluşu, yeterince açık işaretlerdir. Bunlar aynı zamanda suçu örtme operasyonuna hükümetin katılımının kanıtlarıdır.

9- Cinayet davasında yargılanan sanıkların, sadece Ergenekon örgütü de değil, pek çok devlet görevlisiyle irtibatlarının olduğu, Hrant'ın öldürülmesinin ve cinayet ertesinde hakikati gizlemek için sürdürülen örgütlü çabanın sorumlularının devlet görevlileri olduğu, onları koruduğu için polis, jandarma, il yöneticileri, hükümet ve yargının, yani topluca devletin bu cinayetten doğrudan doğruya sorumlu olduğu açıktır.

10- Hrant'ı hedef haline getirme sürecine katkıları nedeniyle, birçok gazete ve televizyon yöneticisinin de, cinayetten sorumlu devlet görevlileriyle birlikte soruşturulması, yargılanması gerekiyor.
Sonuç: Hrant'ı öldürtenler devlet içindendir ve ortada bunun sayısız kanıtı vardır.

 TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'