Yunanistan ekonomik ve siyasi açıdan Türkiye'nin 2001 krizi öncesindeki durumunda. Tabii aslında bizim fazla ukalalık etmememiz gerek. Bizim 2001 krizi ortamındaki bütçe açığımız GSYİH oranı olarak yüzde 20 düzeyine tırmanmıştı. Onlar henüz yüzde 13 ile flört ediyorlar. Bizim bugünkü açığımız ise yüzde 6 civarında.
Üç kuşak Karamanlis ve üç kuşak Papandreu çekişmesi, bir sol hükümet, takiben de bir sağ hükümet arasında sürekli değişim ve politikalarda sürekli sil baştan ve tabii bu arada bir askeri darbe sonrası ciddi kargaşa, ülkenin Avrupa'nın yaramaz ve hasta çocuğu durumuna düşmesine neden oldu.
Piyasa ekonomisi ortamında popülizm ve istikrarsızlık, sonunda siyasilerin 'cambazlık' yapmasını gerektiriyor, ama verileri saptıran Yunanistan yöneticileri de işi aşırı abartmışlar. Abartmaya da devam ediyorlar. IMF biz para veririz diyor, onlar ise Avrupa Birliği'nden 'beleş fon' hayali ile 'istemezük' diyorlar.
Federal Hükümeti olamayan Avrupa Birliği bu krizde ülkelere doğrudan yardım etmemiş, IMF'e fon verip onun sorunların çözümünü finanse etrmesini sağlamaya çalışmıştı. Bakalım Yunanistan konusunda son durum ne olacak, finansman nereden ve nasıl gelecek. Tabii bundan daha birkaç yıl evvel bütçe açığı ve borç oranı konusundaki yüzde 3 ve yüzde 60 limitini aşan ve dolayısı ile kuralları çiğneyen ilk ülkeler Fransa ve Almanya olmuştu.
Yunanistan nedeni ile bütün piyasalarda büyük sarsıntı gerçekleşti, kaos ortamı oluştu. Tüm dünyada kamu açığı finansmanı ve kamu borç senetlerine yatırım birden riskli görülmeye başlandı. Tüm euro projesi bile sorgulanır oldu.
Tabii Yunanistan geçmiş günahları ve umursamaz tuıtumu nedeni ile fazla kredibilitesi olmayan bir ülke, bütçe açığı ve borç oranları da 'etine buduna göre' çok fazla.
Ancak Yunanistan'ın temel sorunu Portekiz, İspanya gibi diğer sorunlu ülkelerle ortak. Çünkü bu ülkelerin hepsi son dönemde euronun aşırı değerlenmesi nedeniyle rekabet gücü kaybetmiş bulunuyorlar. Unutmayalım şundan daha birkaç yıl evvel bir euro 0.80 dolardı. Sonra euro değerlendi. Kur 1.60 dolar eşit bir euro düzeyine kadar gitti. Bugün euro değer kaybetmekte, kur geri biraz geri geldi ama, durumun özeti bu ülkelerin tümünün aşırı değerli euro kurbanı oldukları.
Euro tek para sistemine girmeden evvel bu tür sorunların cevabı ülke parasının devalüe edilmesi idi. Ancak euro siteminde tek ülke için devalüasyon bir alterenatif değil.
Bu şartlar altında bir alternatif euro tek para sisteminden çıkmak diye düşünülse de bu da kolay değil. Çünkü Yunanistan şimdi euro sisteminden çıksa parası 2000 yılına göre yüzde yirmi daha değerli olduğundan tek başına çok ciddi bir devalüasyon yaşar ve borç servisi yapması, borçları döndürmesi imkansız hale gelir.
Diğer taraftan euro sisteminin bütününün (Yunanistan dahil) paralarının hızla değer kaybetmesi olayı yaşansa da, bu da Yunanisitan'ı kurtaramaz, çünkü dış ticaretinin çok büyük bir kısmı AB ülkeleri ile.
Bir diğer alternatif 'Arjantileşmek' ve borçları ödememek, borçların üzerine yatmak! Ama bu İtalya, İspanya, Portekiz ve İrlanda gibi ülkelerin hepsini kendisi ile birlikte çukura çekmek anlamına gelir. Bu adları sayılan ülkelerin borç ödememe ortamında yeniden gözden geçirilmesi gereken toplam borç stoğu 2800 milyar euro civarında ve bu 400 milyar euroluk Lehman Brothers iflasından kat be kat yüksek bir finansal çöküş olurdu.
Tabii yukarıda değindiğimiz gibi Avrupa Yunanistan'ı bonkör bir yaklaşım ile kurtarabilecek güce sahip bir Birlik. Ancak bu da temel sorun olan rekabet gücününü kalıcı şekilde sağlamaz, birkaç yıl sonra yeniden ayni duruma gelinir!
Ücretlerin reel olarak düşürülmesi gibi iç talep sorunu yaratıp iç işsizliği de hızla artıracak önlemler de Yunanistan'ın siyasi ortamında pek mümkün değil.
Bu çaresizlik nedeniyle piyasalar Yunanistan olayına aşırı reaksiyon vermekte.
Bu da tuhaf ve aşırı alternatifler gündeme getiriyor. Örneğin Almanya bugün euro sisteminden çıksa , ve yeniden 'Deutsche Mark' adlı parasına dönse, parası derhal değerlenecek ve yukarıda adları sayılan sorunlu ülkeler de yeniden göreceli rekabet gücü kazanmış olacaklar. Çünkü Alman parası yüzde yirmi değer kazanır şeklinde hesaplar yapılıyor. Bu da diğerlerinin parasının Avrupa içindeki en büyük pazara yani Almanya'ya göre, değer kaybetmesi demek. Çaresizlik tuhaf ve komik çözümler üretilmesine neden oluyor.
Euro sistemi çökmez de, ne tür bir çare bulunacak, bunu zaman gösterecek!
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.