İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

Bir medeniyetin iflas referandumu

Yaklaşık 400 bin Müslüman'ın yaşadığı İsviçre'nin, sayısı sadece dört olan minareleri yasaklama kararı, 'medeniyetler arası çatışma' tezinin yeni bir safhası.
Bir ülkenin, 'dini içerikli konularda' yasaklayıcı tutum takınmasını bir tarafa bırakalım. Her devletin, her toplumun iç dinamikleri farklı. Eleştirebiliriz ama zaman zaman benzeri politikalara başvurulduğunu kabul etmek zorundayız.
Fransa farklı içeriklerde böyle kararlar vermiş bir ülkedir, mesela.
Bırakın Fransa'yı, aynı şekilde tartışmalı uygulamalar Türkiye'de de karşımızda. İşte türban, işte katsayı sorunu...
Siyaset ve hukuk çatışıyor, toplum ikiye bölünebiliyor. Çetrefil konuları öyle hemen çözüme kavuşturmak zordur.
İsviçre'de gördüğümüz ise çok daha vahim.
'Dünya tarihinde bir ilk olan' gelişmenin endişe verici boyutları var...
Böyle hassas bir konuyu referanduma götürmek, bunu Anayasal hüküm haline getirmek büyük ve çok tehlikeli bir açmaz, kabul edilemez.
'İnsan hakları, din ve inanç özgürlüğü gibi konular referanduma götürülebilir mi?'
Toplumlar ve medeniyetler arasında gerginlik yaratma potansiyeli çok yüksek tercihler halkın onayına bırakılabilir mi?
İsviçre'nin bu referandum kararı karikatür krizinden hiç de ders alınmadığının en son örneği. Avrupa, 'küçük düşünen yöneticileri' yüzünden insanlığa büyük acılar çektirmişti. 'O kafa' hala bu kadar etkin mi?

OYSA ÇÖZÜM FORMÜLÜ VARDI
Bağımsız bir ülke olarak İsviçre pekala başka çözüm yolları bulabilirdi. Ülkesinde farklı bir dinin ve kültürün yayılmasından endişe ediyor olabilirler. Minarelerin yapımını önlemeyi düşünebilirler. Yine de kendinden emin, evrensel değerlere sahip bir yönetim olarak 'halka soralım' kolaycılığına, daha doğrusu tuzağına yeltenmeleri hiç beklenmiyordu. 
Mesela cami veya minare yapımında kısıtlamalara gidebilirler, aynı şehirde, belli mesafelerin olmasını şart koşabilirlerdi. İmar düzenlemeleri gerçekleştirebilirlerdi. 
Hayır, bunları denemek yerine topyekun yasakçı zihniyeti 'halkın onayına' sundular. Hıristiyan çoğunluğa, 'Müslümanların camilerine minare yapılmasını yasaklayalım mı?' diye sordular. Üstelik tek yanlı ve Ortaçağ'ı andıran ifadelerle dolu karalama kampanyaları eşliğinde...
Empati yapıyorum, Türkiye'yi düşünüyorum. 'Burada çok daha fazla Hıristiyan vatandaşımız yaşasa biz onların kiliseleri için referanduma gitsek ne sonuç çıkardı?' diye tartıyorum.
Doluya koyuyorum almıyor, boşa koyuyorum dolmuyor.
Hepsini bir tarafa bırakıyorum, 'hümanizm, insan hakları ve özgürlükler' diyen Avrupa'yı düşünüyorum, aklıma yatmıyor.

KİMİN SÜNGÜSÜ DÜŞTÜ?
Galiba, 'Müslümanların süngüsünü indireceğiz' diyen ırkçı yaklaşımlara inat, Avrupa'nın kendi süngüsü düştü.
Yine Batı düşüncesinden bakalım:
Sosyolojinin baba isimlerinden Max Weber, 'sorumluluk etiği' kavramını çok vurgular.
'Basiret etiği' kavramı daha yaygınlık ve etkinlik kazandı. Yani, yapıp ettiklerimizin sonuçlarını öngörmek, buna uygun davranmayı bilmek...
Başucu kitaplarımdan, Sponville, Büyük Erdemler Risalesi'nde, basiret için 'tüm diğer erdemlerin koşulu ve kökenidir' der. Stoacılar, basireti 'yapılacak ve yapılmayacak şeylerin bilimi' olarak görürler.
Yani, 'iyi ya da kötü olan şey hakkında düzgün karar verebilmek, buna uygun davranabilmek.'
Bütün Avrupa'ya maletmek gibi olmasın ama İsviçre'nin yaptığı, sorumluluk ahlakına veya basiretli davranmaya uyuyor mu? 
Galiba Avrupa'nın yarattığı bu yeni krizi yine Avrupa kültürü ve medeniyetinin kendisi çözmek zorunda.
Avrupa'nın içinden gelen tepkiler bize bu iyimserlik için yeterince gerekçe sunmaktadır.
Antik Yunan'dan kök bulan, Roma ve Hıristiyanlık ile gelişen, Rönesans ve reform, sanayi devrimi ve burjuva atılımlarıyla insanlık medeniyetine katkı yapan bir kültür, 21'inci yüzyıla yakışmayan bu ayıptan kendisini kurtarmak zorundadır.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3