AKÅžAM | GUNCEL | 10 KASIM 2009, SALI
Her cephede savaÅŸ veren Atatürk, yalnız bir liderdi. Cumhuriyet'in
'Öteki' isimleri Talat, Enver paÅŸalar ve Kara Vasıf'la gerçek hikayelerini ise pek kimse yazmadı

Bugün 10 Kasım. Dilerseniz anlatılan resmi tarih hikayelerini bugünlüÄŸüne bir yana bırakalım ve Atatürk'ün 'Ötekiler' ile hikayelerine bir uzanalım.
ENVER PAÅžA İÇİN NE DEDİ?
1922 yılının aÄŸustos ayında Enver PaÅŸa, artık umutsuz bir taarruzla, Orta Asya steplerinde Turan hayalini gerçekleÅŸtirmek üzere son kez saldırıya geçmeye hazırlanıyordu. Daha bir yıl önce Polatlı yakınlarına gelen düÅŸmana karşı Erzurum'da bir direniÅŸ hattı kurmak için, Batum sınırına kadar inmiÅŸ beklemiÅŸti. Ama Mustafa Kemal, Sakarya'yı kazanınca Anadolu'da liderlik hayalleri de suya düÅŸtü. Enver PaÅŸa'nın Pamir Dağı eteklerindeki ölüm haberini KöÅŸk'e, Kılıç Ali getirdi. Atatürk, Kılıç Ali'ye gözlerini dikip, 'Peki ölmüÅŸ mü?' diye sordu. 'Evet' yanıtını alan Gazi, önüne baktı ve derin bir nefes aldı. Herkes ne tepki vereceÄŸini merak ediyordu. Masasındakilerden biri 'Ne diyeceksiniz PaÅŸam?' diye üsteledi. Atatürk'ün sözleri manidardı:
'Enver PaÅŸa bir güneÅŸ ihtiÅŸamıyla doÄŸmuÅŸ, bir gurup ihtiÅŸamıyla batmıştır. Arasını tarihe bırakalım.' Gazi, beklentileri boÅŸa çıkartmıştı. Herkes ezeli rakibi olarak görülen Enver PaÅŸa'nın ölümü hakkında sevinç sözleri bekliyordu. Ama Atatürk eski komutanına, aynı sıraları paylaÅŸtığı okul arkadaşına saygı selamı sunmuÅŸ ve olası tartışmalarında önüne set çekmiÅŸti.
İKİ GÜÇLÜ RAKİP OLDULAR
Peki, gerçekten Atatürk Enver PaÅŸa'yı rakip olarak görüyor muydu? Hayır! Enver PaÅŸa, ordunun başında kudretli bir Genelkurmay BaÅŸkanı, Mustafa Kemal ise onun emrindeki onlarca subaydan biriydi. Ama 1918'dan sonra durum tam tersine döndü. Rüzgar Mustafa Kemal'den yana esiyordu. 1915'teki Çanakkale Savaşı sırasında Enver PaÅŸa, Mustafa Kemal'e çok sinirlenmiÅŸ ve ceza hışmından onu Cemal PaÅŸa kurtarmıştı.
Tarihçi Nevzat KösoÄŸlu, Enver PaÅŸa'yı incelediÄŸi çalışmasında Çanakkale Savaşı sırasında Enver PaÅŸa'dan telgraf alan Mustafa Kemal'in nasıl sevindiÄŸini anılara dayanarak anlatır. Enver PaÅŸa, Mustafa Kemal'e ona neden paÅŸalık vermediÄŸini soranlara, Mustafa Kemal'in engel tanımayan hırsını örnek veriyordu: 'Ona paÅŸalık verseniz, Erkan- ı Harbiye ReisliÄŸi'ni ister Erkan-ı Harbiye ReisliÄŸi'ni verseniz, PadiÅŸahlık ister.' Bu sözler Mustafa Kemal'e aktarıldığında onun verdiÄŸi cevap, gelecek günlerin habercisiydi: 'Enver PaÅŸa'yı bilirdim ama bu kadar ileri görüÅŸlü olduÄŸunu bilmezdim.'
İliÅŸkileri hep iniÅŸli çıkışlı oldu ama Atatürk, Enver PaÅŸa'ya hep saygı duydu, büyük bir komutan olarak gördü. 1918'den sonra Enver PaÅŸa'nın ülkeye girmesine izin vermediÄŸi gibi, mektuplarına da cevap vermedi. İktidar savaşı iki arkadaşı, iki ayrı cepheye düÅŸürmüÅŸtü.
YALNIZ LİDER
Devletin zirvesinde bitmeyen bir nöbet vardı. Bugün hiçbirimizin bilmediÄŸi, ülke içinde iktidarı korumak için mücadele veriliyordu. Rauf, Kazım, İsmail Canbulat, Kara Kemal, Kara Vasıf, Enver ve Talat PaÅŸalar... Devrim önce çocuklarını yemiÅŸti. Ama Atatürk, Osmanlı'ya karşı ne kadar sert sözler kullandıysa da İttihatçı kadrolar için daha kontrollü olmaya çalıştı. Tarihin deÄŸiÅŸmez döngüsü içerisinde yol arkadaÅŸlarından ayrı kaldı. Hep yalnız kaldı ve yalnız öldü. Milletin sevgilisi olmak ona fazlasıyla yetti.
Tarih bilindik Atatürk'ü yazdı. Ötekilerle olan hikayesini yazmak ise meraklı yazarlara kaldı.
TALAT PAŞA'YI AFFETMEDİ
Talat PaÅŸa, Atatürk'ün İttihat Terakki içinde belki de en yakınlık duyduÄŸu isimdi. Ama Talat PaÅŸa Berlin'de Ermeni komitacıların takibine düÅŸtüÄŸünde son bir çare olarak Mustafa Kemal'e mektup yazıp 'Müsaade et, Türkiye'ye döneyim. Bir Mal MüdürlüÄŸü'nde memurluktan baÅŸka bir ÅŸey istemiyorum' demiÅŸti. Ama Mustafa Kemal, Talat PaÅŸa'nın ülkeye girdiÄŸi andan itibaren de örgütçü karakteriyle ortalığı katıp karıştıracağını biliyordu.
EN ATEŞLİ MUHALİFİ KARA VASIF
Kara Vasıf da Atatürk'ün çok yakın arkadaşıydı. Mustafa Kemal'in İstanbul'dan ayrıldığı Ekim 1918'den, Mayıs 1919'a kadar hemen her günleri beraber geçmiÅŸti. Mustafa Kemal, ÅžiÅŸli'deki ünlü evde İsmail Canbulat ve Kara Vasıf'la bir araya gelmiÅŸ ve kurtuluÅŸ planlarını yapmıştı. İkilinin Sivas Kongresi'nde yolları ayrıldı. İstanbul'daki Meclis baskını sonrası Kara Vasıf, Malta'da sürgüne gönderildi. 1921'de Türkiye'ye döndüÄŸünde Atatürk ona Mebusluk ÅŸansı verdi. Ama Kara Vasıf için Atatürk'e muhalif olmaktan baÅŸka ÅŸans kalmamıştı. Atatürk'e karşı yürütülen en sert muhalefeti o baÅŸlattı. Yıllar sonra trenle Kızıltoprak'tan geçen Atatürk, 'Vasıf!' diye seslendi. Ama Vasıf, Gazi'ye baktı ve yüzünü geri çevirdi. Gazi eski arkadaşının bu hareketini hiç unutmadı. Çok kırılmıştı. Kara Vasıf ile Mustafa Kemal'in ortak arkadaÅŸları Yenibahçeli Åžükrü'ydü. Gözüpek bir ittihatçı olan Yenibahçeli'ye üvey oÄŸlu Burhan OÄŸuz, yıllar sonra neden Bakanlık görevi almadığını sorulduÄŸunda cevabı ilginçti: 'OÄŸlum ben ötekinin(Kara Vasıf) daha yakın arkadaşıydım. Yapamazdım.'
'İSMET DEDİĞİMİ YAPAR'
Ama asıl eÄŸlenceli anı Kazım PaÅŸa'ya ait. Lozan görüÅŸmelerine kimin gideceÄŸi tartışılırken Kazım Karabekir PaÅŸa, Atatürk'ün huzuruna çıkıp, 'PaÅŸam ben ülkemizi savunamaz mıyım neden beni Lozan'a göndermiyorsunuz?' dedi. Gazi gülümseyerek cevap verdi: 'Kazım, elbette en iyi sen savunursun ama İsmet (İnönü) dediÄŸimi yapar.'
Gürkan Hacır