DışiÅŸleri Bakanımız Ahmet DavutoÄŸlu’nun, İsrail’e karşı oluÅŸturulan söylem ve tavır baÅŸta olmak üzere, dış politikamıza damgasını vuran “kiÅŸilikli duruÅŸ”u yüreklere su serpiyor.
Geçen bir grup meslektaÅŸla yaptığı özel yayında dikkatle izledim DavutoÄŸlu’nu... Tutarlı ve samimi duruÅŸ içeren imajı, tarihsel vurgularla da bezenerek, özgüveni tam bir retoriÄŸe yaslanıyor.
BaÅŸarıyla çizdiÄŸi bu imaj izleyenin zihninde bir algı haritası oluÅŸturuyor.
Algılarımızı ÅŸekillendiren; zihnimizde sahici ve güven inÅŸa edici bir etkisi olan bu “inandırıcı” söylemin konjonktürel olduÄŸunu düÅŸünüyorum.
Gazze konusundaki duruÅŸ ilk bakışta bu milletin yüreÄŸine su serpen mahiyette.
Masum sivilleri fosfor bombalarıyla öldüren bir zihniyete tabii ki karşı duracağız.
Gazze’de Müslümanları açlığa ve safalete mahkûm eden, bununla yetinmeyip katleden İsrail’e karşı durmak, direniÅŸi desteklemek, gereken ve elden gelen neyse onu yapmak Türkiye’nin zorunluÄŸudur.
Bu milli hasassiyeti bir devlet politikası haline getiren siyasetçileri de halkımız ÅŸüphesiz ki baÄŸrına basar.
Ama bu haklı duruÅŸu İsrail’e gösteren hükümetimizin Irak’ta bir milyon sivili öldüren Amerika ve İngiltere’ye karşı bir iki laf etmesini beklemek çok fazla ÅŸey mi istemek olur?
Susan samimiyet sınavından çakar.
Bu içeride, gören ve anlayan açısından, çok ciddi bir handikaptır.
Peki dışarıda durum ne?
İşte AKP açısından asıl sorun da burada saklı.
Konjonktürel dengeleri böyle okuyan (ötesinde dengelere karar vererek ÅŸekillendiren; kararlaÅŸtıran ve tavır alan) iktidar, söylem ve tutumlarıyla “umulan çizginin çok ötesine” baraj atışı yapmaya baÅŸladı.
Aldığım izlenim ve bilgiler o ki “Batı”lı bazı odaklar son dönemdeki bu çizgiyi gerçek anlamda bir “eksen kayması var mı?” endiÅŸesiyle okumaya baÅŸladı.
AKP iktidarına milletin verdiÄŸi desteÄŸin “Kürt açılımı” nedeniyle çok ciddi ÅŸekilde eridiÄŸini biz deÄŸil kendi araÅŸtırma ÅŸirketleri ifade ediyor.
Genel seçimleri bir yıl önce yaparak (Kasım 2010) oyları erimeden bir dönem daha tek başına iktidar hesapları yapan parti üst yönetimi güvenilir araÅŸtırma ÅŸirketlerinden gelen sonuçlar karşısında erken genel seçime gitmenin partiyi bir koalisyona mecbur kılacağını gördü.
Seçimlerin zamanında yapılması parti yönetimindeki genel hava...
Ancak bu yol da çok sıkıntılı.
Önlerindeki vadeye ve yola gömülü iki büyük handikap var.
Biri kürsel ekonomik kriz... Bu kez daha sert bir ÅŸekilde geliyor ve çarpışma uzakta deÄŸil, yakında...
İkincisi ise “Batı”nın verdiÄŸi destek zayıflayabilir.
Nedeni ise AKP elitinde nicedir kronikleÅŸen ve artık bir siyasi körlüÄŸe yol açtığını düÅŸündüÄŸüm özgüven patlaması.
Küresel bir ekonomik krizin asimetrik etkileriyle, böylesi körleÅŸtirici bir özgüvenle, varlığını tek başına idame etmek isteyecek bir iktidar memleketi çok daha totaliter bir yapıya savurabilir.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Türkiye’nin sonsuza kadar var olacağına ben de kesinlikle inanıyorum
Bahçeli’nin stratejisi: Açılıma karşı yeni milliyetçilik