Galiba bir yerlerden talimat geliyor birileri de yazıyor.
Tabii ki şu eksen kaymasından söz ediyorum.
Son iki haftadır bildik uzmanların neredeyse tümü kendi aralarında anlaşmış gibi hükümeti “Batı’dan kopup Doğu’ya yaklaşmakla” suçluyor.
Gelin birlikte bakalım.
Komşuları olan İran, Suriye, Irak ile dost olan, binlerce kez bu dostluğun hiç kimseyi hedef almadığını söyleyen ve bunu çeşitli arabuluculuk çabaları ile kanıtlayan Ankara aslında Batı’daki komşuları ile çok daha önce dost olmuştu.
Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Moldavya, Ukrayna ve biraz kuzeyde Rusya.
Ama birileri yine aynı kafa ile devam edecekse o zaman biraz da Türkiye’nin AB ile ilişkilerine bakalım.
Ankara AB’nin istediği her şeyi yaptı ama AB, Bulgaristan, Malta ve Güney Kıbrıs’ı Türkiye’ye tercih etti.
Bu arada doğuda olmasına rağmen Türkiye’nin Ermenistan ve Gürcistan açılımlarını da unutmayalım.
Peki Amerikan işgali altındaki Afganistan ve Pakistan dostluğuna ne demeli?
Hadi biraz daha Batı’ya açılalım, Türkiye’nin Latin Amerika ve Afrika ülkelerine açılım çabalarını hatırlatalım.
Lüften bu anlamsız ve biraz aptalca söylemlerden vazgeçin artık.
Yok eğer siz bu tartışmadan yalnızca Erdoğan’ın İsrail’e yüklenmesini kastediyorsanız o zaman durum değişir.
Ama ‘denge tutturmak, ölçüyü kaçırmamak’ gibi söylemlerle İsrail’i kollayıp savunmaya kalkışmanın hiçbir anlamı yoktur.
İsrail Büyükelçisi Gaby Levi’nin ziyaret ettiği Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı ile Gümüşhane Belediye Meclis üyesi Şevki Aşkın’nın Karadeniz mertliği ve samimiyeti ile Levi’ye söylediklerinden ‘uzman’ geçinen herkes ders almalıdır.
Rize, Trabzon ve Gümüşhane insanlarının tepkisinden hoşlanmayan İsrail Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili olup bitenleri küstahça “Trabzonvari saçmalık” diye nitlendirmiş. Büyükelçi Levi ise “Bir Türk olarak kırıldım” demiş.
Bu örneklerle Türkiye’nin dış ve özellikle İsrail politikasında yüzde milyon haklı olduğu kanıtlanıyor.
İsrail’i savunmaya kalkışanlar hükümeti eleştirmek yerine Levi’ye şu soruları sormalıdır: Mademki sen bir Türksün ve mademki Osmanlı senin atalarını 500 yıl önce Haçlı İspanyol katliamlarından kurtararak İzmir’e getirmiş, o zaman senin Filistin halkının ülkesinde ne işin var?
Elbette sorun, İsrail, ABD ve Batı’nın coğrafyamıza yönelik politikalarıdır. Eğer İsrail işgal ettiği tüm Filistin, Suriye ve Lübnan topraklarından çekilir, ABD; Irak ve Afganistan işgallerine son verir, Arap ile Müslüman ülkelerdeki gerici, anti-demokratik, işbirlikçi ve çağdışı yönetimlere desteğini keser, Batı ikiyüzlülüğünden vazgeçerse, Başbakan Erdoğan da bildik uzmanlarımızın gönlünü almak için Türkiye’yi eski eksenine oturtacaktır!
Ama İsrail, ABD ve Batı bunları yapmayacağına göre eksen kaymasından söz edenlere susmak düşüyor.
Onlardan yalnızca İsrail’in 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Filistin, Suriye ve Lübnan topraklarında bir yıllığına yaşamalarını ve İsrail askerlerinin günlük, saatlik hatta dakikalık işkencelerini görmelerini isteyeceğim.
Eğer, görüp yaşayacaklarını normal olarak nitelendireceklerse, o zaman sorun İsrail’de değil bu kişilerdedir.
Umarım bu anormal kişiler şimdi vereceğim bilgiye de normal demezler: Ocak 2006’da yapılan seçimleri Hamas kazanıp, hükümeti kurunca Gazze ile Batı Şeria’yi işgal ve kuşatma altında tutan İsrail askerleri aralarında meclis başkanı da olmak üzere 60 kadar Filistinli bakanı, milletvekili, belediye başkanını tutukladı ve işkence yaptı.
İnsan hakları, hukuk, özgürlük ve demokrasi söylemlerini papağan gibi tekrarlayan ve ‘ekseninden kayılan’ Batı sesini çıkarmadı.
İsrail bu tutuklulardan yaklaşık 40 kişiyi 40 ay sonra geçtiğimiz salı günü bıraktı. Başbakan Erdoğan’a ‘İsrail konusunda ölçüyü kaçırıyorsun’ diyenler, belki utandıkları için bu haberi bile görmezlikten geldiler.
Anlaşılan huylunun huyundan vazgeçmesi pek kolay olmuyor.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.