Ringo Starr'ın sesi kulaklarımda inliyor... Nisan ayında, gecenin bir vakti, vizyona girecek yeni filmleri izlemek için fragmanlar arasında gezinirken gecikmeli olarak keÅŸfettiÄŸim 'Photograph' ÅŸarkısı... Adam Sandler söylüyor önce... Sonra Ringo Starr'ın orijinal versiyonu devreye gidiyor.
Daha evvel bu filmi ne büyük bir heyecanla izlemek istediÄŸimden söz etmiÅŸtim. 30 Temmuz'da Amerika'da vizyona girdi 'Funny People.' Bir ara, öyle heyecanlandım ki, acaba uçaÄŸa atlayıp gidip izlesem mi diye düÅŸündüm. GeçtiÄŸimiz günlerde Türkiye'de de vizyona girdi...
ÖleceÄŸi tebliÄŸ edilen bir komedyenin bununla mücadelesi üzerinde bir komedi; komik mi, tam bir ÅŸey söyleyemem... Adam Sandler, söz konusu komedyen. Bencil olduÄŸu için herkesi uzaklaÅŸtıran Sandler, bu tebligattan sonra baÅŸka bir ruh haline bürüneceÄŸine daha da bencilleÅŸiyor. Ve film bu minvalde ilerliyor.
Yönetmen Judd Apatow, Amerika'da 'erkek komedisi' denilen yeni bir tür yaratıp bunda baÅŸarılı olmuÅŸ bir yönetmen-yapımcı. Henüz üç filmi olmasına raÄŸmen, film endüstrisi üzerindeki etkisi bundan çok daha büyük.
Apatow, 'bromance' denen ve iki erkeÄŸin yakın dostluÄŸunun romantizmi üzerinde dolanan bir temanın en büyük deneycisi oldu... '40 Year Old Virgin' ve 'Knocked Up' gibi filmlerden sonra, 'Funny People' da bu erkek dostluÄŸu üzerinde dolanıyor.
'Funny People'da ölmek üzere olan yalnız komedyen Adam Sandler'la yeni tanıştığı Seth Rogen arasında bir 'romansa' tanıklık ediyoruz. Ama buna asla bir aÅŸk denemez... İkisi de kadınlarla beraber olmaktan hoÅŸlanıyor, daha ünlüsü de doÄŸal olarak daha fazla kadın düÅŸkünü...
Ancak aralarındaki kimya inanılmaz... Adam Sandler öleceÄŸini söylediÄŸi zaman, Seth Rogen birden aÄŸlamaya baÅŸlıyor mesela... Sandler uykuya yatmadan önce, Seth Rogen baÅŸucunda oturmuÅŸ onunla sohbet ediyor... Asistan Seth Rogen, patronu Adam Sandler'a kendisini iyi hissedeceÄŸi ÅŸarkılardan oluÅŸan bir iTunes listesi hazırlıyor...
Giderek de patron-asistan, çalışan-iÅŸveren, arkadaÅŸ-dost arasındaki çizgi muÄŸlaklaşıyor ve bir ÅŸekilde birbirlerinin vazgeçilmezi oluyorlar.
'Bromance' 'brother' ve 'romance' kelimesinden türetilen yeni bir kelime... Aslında bizde 'kan kardeÅŸ'in kısaltması olarak kullanılan 'kanka' kelimesi fazlasıyla karşılıyor.
Bu iki adam da kanka, kısacası... Sizi kötü niyetliler, sandığınız gibi bir ÅŸey deÄŸil.
Judd Apatow ve Seth Rogen, bugün yaÅŸları 30 civarında olan bir kuÅŸağın dilini sinemaya aktarıyor bu gibi temalarla beraber; ölüm, bekaret, hamilelik gibi komedisi yapılmayan alanlarda geziniyorlar.
80'lerin John Hughes komedileri, 90'ların Kevin Smith'i gibi kuÅŸaÄŸa özel espriler ve göndermelerle dolu filmler çekiyorlar... Hemen hemen hep aynı kadro. Çocukken kendi aramızda yapıtğımız espriler birden beyazperdede karşımıza çıkıyor ('Superbad'), Star Wars gibi 'hayatımızı deÄŸiÅŸtiren' filmlere sık sık gönderme yapılıyor... Alışkanlıklarımız, filmlerimiz, hayatlarımız, 'bize özgü' bir dünya yansıyor.
Belki de bu yüzden Judd Apatow yeni bir film yapınca böylesi heyecanlanıyorum ben... 'Kendinden bir ÅŸey bulmak' tam da burada anlam kazanıyor.
'Funny People'da beni en çok etkileyense bütün filmlerine zaten hakim olan bu 'kanka'lık mevzuunun ötesinde yine bizim kuÅŸaÄŸa özel olarak tanımlayabileceÄŸim bir yalnızlık hissini de mükemmel bir ÅŸekilde yansıtmış olması oldu...
Pek çok komedyen tanıdım, pek çoklarında da filmdeki Adam Sandler'a benzer davranış biçimlerine, bencilliÄŸe ve de yalnızlığa tanık oldum... Yargılamak, ÅŸaşırtmak ya da deÄŸiÅŸik geldiÄŸi için bahsetmiyorum bundan: GerçeÄŸe ne kadar yakın olduÄŸunu aktarmak için... Futbolcularda da, rock'çılarda da hep benzer bir 'yalnızlık' çok baskındı.
Kendimi düÅŸündüÄŸümde de, yalnızlığın benim hayatımın en baskın özelliklerinden biri olduÄŸunu fark ediyorum...
Bu yalnızlığı neden illaki 'bizim kuÅŸaÄŸa' indirgediÄŸime gelince... Bizim yalnızlığımızın, baÅŸka insanların yalnızlığından daha farklı olduÄŸunu düÅŸündüÄŸümden... GözlemlediÄŸimden... Bilmiyorum, belki de sadece bir his bu... Belki de tanımlayamıyorum...
Ama aynı şekilde kankalarımız sayesinde de bu hayatta tutunduğumuzu, bizim kankalık ilişkilerimizin başka kuşakların kankalık ilişkilerine pek benzemediğini biliyorum.
BaÅŸka yerlere çekileceÄŸini bile bile, amacından saptırılacağını ve aleyhimde kullanmak isteyenler olacağının fakrında olmama raÄŸmen 'Funny People'dan sonra ÅŸu ifadeyi söylemekten çekinmeyeceÄŸim: YaÅŸasın erkek arkadaÅŸlarım.
Kolonya!
AylardIr yazdıkları kimse tarafından kaale alınmıyor... Hükümet nezdinde bile itibar kaybetti... Ciddiye alınmak için mesajlar yolluyor, çırpınıyor... Yıldızı fena söndü...
Hatta televizyonlardaki programları da kaldırılıyor... İslami camia kazandığı paraları görünce samimiyetini sorgulamaya baÅŸladı...
Belediye baÅŸkanını övüp, yalı izni koparmayı biliyor... Ama bu konuda nedense hiç konuÅŸmuyor... Kalkmış diyor ki 'Babam kolonyacıydı, Koru Kolonyaları çok meÅŸhurdu...' Tamam iÅŸte... Buna itiraz mı eden var... O yüzden 'kolonya kokulu' diyorum ya!
Herhalde yine polemik yapıp adından söz ettirme peÅŸinde... Sen bunlarla uÄŸraÅŸacağına, ÅŸu yalıyı anlat daha iyi...
Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum ömür boyu bitmeyen derdimle yorulmuşum