Dışarıdan Türkiye'ye döviz girdiÄŸi için; TL deÄŸerlenmeye, borsamız da yükselmeye devam ediyor. DoÄŸrusu ÅŸimdilik finansal sektörümüzde de iÅŸler fena gitmiyor. Ancak 2007'de patlak veren küresel krize kendi zayıf yanlarımızla yakalandık. Dolayısıyla bu krizi biz çıkarmadık ama bedelini göreli olarak daha ağır ödeyebiliriz. Ne kadar görmezden gelsek de; reel sektörde ve istihdamda iÅŸler beklenenden de kötü gidiyor.
Türkiye ekonomisi son üç çeyrektir (2008/I-2009/I-II) üst üste küçülüyor. 2009'un üçüncü çeyreÄŸinde de küçülmenin devam edeceÄŸi anlaşılıyor. Pazartesi günü TÜİK tarafından yayınlanan ekonomik faaliyetlere iliÅŸkin verilerin analiz sonuçlarına (NACE Rev.1.1'e) göre; 2008 yılı eylül ayında 79,8 olan üretim deÄŸeri ağırlıklı kapasite kullanım oranı, 2009 yılı eylül ayında 70,1'e inmiÅŸ. DiÄŸer bir ifadeyle imalat sanayinde kapasite kullanım oranı geçen yılın aynı ayına göre 9,7 puan düÅŸmüÅŸ bulunuyor. İmalat sanayii kapasite kullanım oranının düÅŸüÅŸünde; yüzde 53 oranında iç pazardaki talep yetersizliÄŸi, yüzde 31,2 oranında da dış pazardaki talep yetersizliÄŸi etkili olmuÅŸ.
Anlaşılacağı üzere iç pazardaki talep yetersizliÄŸi, büyümenin önündeki en büyük engel görünüyor. Aslında bu durum Türkiye'de artan yoksulluÄŸun da en belirgin iÅŸaretidir. GeçtiÄŸimiz yıl uygulanan tüm teÅŸvik uygulamalarına raÄŸmen iÅŸsizlikteki sert artışın önüne geçilemedi. Parlak bir performans gösterdiÄŸimiz 2003-2007 döneminde bile istihdamda pek diÅŸe dokunur bir artış olmamıştı. Teknolojik geliÅŸmelerin sanayide istihdam artışını önleme etkisini dikkate alsak bile, bu olguda; bizim büyüme ve istihdam yapımızdan kaynaklanan sorunların ciddi payı bulunuyor: tasarruf yetersizliÄŸi, kalifiye olmayan iÅŸgücü, rekabet gücü olmayan fason üretim yapısı gibi.
Normal olarak sanayileÅŸmeye baÄŸlı olarak tarımda çözülme olur ve istihdamda sanayinin payı artar. Sanayi üretimi belirli bir olgunluÄŸa gelince de hizmet sektörünün istihdam içindeki payı artar ve sanayinin payı sabitlenir. Ancak ülkemizde tarihsel süreç içinde güçlü bir sanayi kurulamadığı için tarımdaki çözülme ile beraber kente göç eden kitleler doÄŸrudan daha çok hizmet sektörüne kaymıştır.
Yıl Tarım Sanayi Hizmet
1950 84.3 8.7 7.1
1955 77.2 11.4 11.4
1960 69.8 11.1 19.0
1970 59.9 15.8 24.3
1980 50.6 19.3 30.1
1990 46.9 20.2 33.0
2000 36.0 24.0 40.0
2005 29.5 24.7 45.8
Kaynak: İstatistik göstergeler
1923-2007, TÜİK, ISSN 1300-0535
Durumu netleÅŸtirmek için yandaki tabloyu TÜİK verilerinden oluÅŸturdum. BaÅŸlangıç yılı olarak köyden kente göçün baÅŸladığı 1950'yi esas aldım. Sanayi verisi tek başına verilmediÄŸinden madencilik, imalat sanayii, elektrik ve inÅŸaat istihdamlarını topladım. Aynı ÅŸekilde hizmet sektörüne ulaÅŸtırma da dahildir. Tablodan da görüleceÄŸi üzere tarımdaki çözülme sanayiden çok hizmet sektörüne akmaktadır.
Demek ki neylersek eyleyelim sanayide istihdamı arttırmak pek mümkün olmuyor. Ancak teknolojik geliÅŸme, arazi bölünmesi, girdi fiyatlarının yüksekliÄŸi gibi nedenlerle tarımdaki nüfusun kentlere akımı devam edecek. Daha da önemlisi, tarımda çözülen nüfus kentlerde sadece iÅŸsizlik olarak ortaya çıkmıyor; gettolaÅŸma ve eÄŸitimsizlikle kucaklaÅŸarak, sosyal patlamaların ve ÅŸiddetin beslendiÄŸi bir alana da dönüÅŸüyor. Yoksa IMF'yi protesto eden gençlerin, sıradan dükkanların camlarına bu hınçla saldırısını nasıl açıklayabiliriz?
Sonuç olarak, vakit geçirmeden iÅŸsizlikle ve yoksullukla mücadele için ciddi ve somut programlar yürürlüÄŸe sokulmalıdır. ÖrneÄŸin bu amaçla yıllardır ihmal edilen çevre sorunları, sorun olmaktan çıkarılıp fırsata dönüÅŸtürülebilir. Bugünlerde popüler tartışmalardan biri olan yeÅŸil yakalı iÅŸler, bahsettiÄŸimiz yeni iÅŸ alanları olmaya aday görünüyor. Daha temiz bir çevre ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılacak olan yatırımlar, kısa vadede istihdam sorununu hafifleteceÄŸi gibi uzun vadede de saÄŸlık harcamalarını azaltacaktır.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.