AKŞAM | DUNYA | 14 EKİM 2009, ÇARŞAMBA

İşte İlerleme Raporu

AB İlerleme Raporu ve Strateji Belgesi açıklandı. Raporda Ergenekon davasıyla Türkiye'nin tarihinde ilk kez bir darbe giriÅŸimini soruÅŸturduÄŸu vurgulanıyor. Askeri darbe döneminin ürünü olan 1982 Anayasası'nın deÄŸiÅŸtirilmesi isteniyor.
  
AB'nin geniÅŸlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn Türkiye'nin ilerleme raporunun yayınlanmasından önce bir basın toplantısı düzenleyen Olli Rehn, Ergenekon davasının Türkiye için hesaplaÅŸma imkanı olduÄŸunu, Ermenistan-Türkiye arasındaki yakınlaÅŸmanın bölgedeki istikarara da büyük katkı saÄŸlayacağını söyledi. 

BRÜKSEL - Katılım süreci baÅŸta olmak üzere Türkiye'de son bir yıldaki geliÅŸmeleri deÄŸerlendiren İlerleme Raporunu ve GeniÅŸleme Stratejisini açıklayan Avrupa BirliÄŸi (AB) Komisyonu, Türkiye'nin "Ergenekon" davasıyla "tarihinde ilk kez bir darbe giriÅŸimini soruÅŸturduÄŸu" belirtilerek, "bu davanın demokratik kurumların doÄŸru iÅŸleyiÅŸine ve hukukun üstünlüÄŸüne güveni artırmak için Türkiye'ye bir fırsat sunduÄŸu" görüÅŸüne yer verildi.

"TÜRKİYE TARİHİNİN EN KAPSAMLI SORUÅžTURMASI"
İlerleme Raporunda, söz konusu oluÅŸuma ait cephane ve silahların ele geçirildiÄŸi ve "Türkiye tarihinin en kapsamlı soruÅŸturmasında" eski Genelkurmay BaÅŸkanı Hilmi Özkök'ün "kendi isteÄŸiyle tanık olarak ifade verdiÄŸi" hatırlatıldı.

AB Komisyonu, geçen yılki raporunda "Ergenekon" davasına deÄŸinirken sadece geliÅŸmeleri aktarmayı tercih ederek, yorum yapmaktan kaçınmıştı.

SİVİL ANAYASA BEKLENTİSİ
Türkiye'de zaman zaman gündeme gelen "sivil anayasa" çalışmalarına desteÄŸini yineleyen AB Komisyonu, "1980 askeri darbesi döneminde yazılan mevcut Anayasa'nın AB standartlarına uygun ÅŸekilde birçok alanda daha fazla demokratikleÅŸmeye izin vermesi ve temel özgürlüklere daha güçlü güvenceler saÄŸlaması için deÄŸiÅŸtirilmesi gerektiÄŸi konusunda farkındalığın arttığını" bildirdi.

AB İlerleme Raporunda bu kapsamda Türkiye'den, Anayasa'nın özellikle siyasi partiler, sendikalar ve Türkçe dışındaki dillerin kullanımıyla ilgili maddelerinin gözden geçirilmesi ve ombudsmanlık kurumunun önündeki engellerin kaldırılması talep edildi.

Raporda, bir grup akademisyence 2008 yılı başında hazırlanan sivil anayasa taslağının gündeme alınmaması, siyasi partilerin anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi konusunda uzlaÅŸamaması ve "hükümetin Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi için bir öneri ya da yöntem teklifinde bulunmaması" eleÅŸtirildi.

AB raporunda, "siyasi partiler arasındaki diyalog ve uzlaşma ruhu eksikliğinin" siyasi ve anayasal reformlarda "sınırlı" ilerleme sağlanabilmesinde etkili olduğu belirtildi.

Raporda, askeri personelin barış döneminde sivil mahkemelerde yargılanmasına yönelik yasal düzenlemeye de destek verilerek, bu konuda Türkiye'nin AB standartlarına ulaÅŸtığı bildirildi.

Türkiye'de hükümetin jandarma teÅŸkilatı görev ve yetkileri yönetmeliÄŸinde deÄŸiÅŸiklik yaparak kırsal ve kentsel alanlarda polis ve jandarmanın yetki alanlarında düzenlemeye gitmesi de raporda yer aldı.

CUMHURBAÅžKANI GÜL'E ÖVGÜ
İlerleme Raporunda CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül, "siyasi partiler ve devlet kurumları arasında diyaloÄŸu teÅŸvik etmesi ve dış politikada oynadığı aktif rol" nedeniyle övüldü.

AB belgesinde "Önde gelen siyasi partiler arasındaki kavgacı siyasi atmosfer ortamında CumhurbaÅŸkanı, devlet kurumlarının doÄŸru iÅŸleyiÅŸi yanında siyasi partiler arasında ve sivil toplumda diyaloÄŸu teÅŸvik etmeye çalıştı" denildi.

CumhurbaÅŸkanı Gül'ün sık sık Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinin önemini vurgulayarak AB reformlarının hızlandırılması çaÄŸrısı yaptığı hatırlatılan raporda, "CumhurbaÅŸkanı, dış politikada aktif rol oynamayı sürdürerek sık sık dış geziler gerçekleÅŸtirdi. Irak'a CumhurbaÅŸkanı düzeyinde 33 yıl aradan sonra gerçekleÅŸtirdiÄŸi ziyaret, Kürt meselesinde olumlu bir atmosfere katkıda bulundu" tespiti yapıldı.

AB Komisyonu, geçen yılki raporunda da CumhurbaÅŸkanı Gül'ü, "uzlaÅŸtırmacı rolü, hükümetle iyi çalışma iliÅŸkisi, AB reformlarına desteÄŸi ve Ermenistan'a yaptığı ziyaret" nedeniyle övmüÅŸtü.

İlerleme Raporunda AB sürecinde hükümetin olumlu adımları arasında Ocak ayında Ulusal Programın kabul edilmesi ve "tam zamanlı baÅŸmüzakereci" atanması öne çıkarıldı.

Raporda, Devlet Bakanı ve BaÅŸmüzakereci Egemen Bağış'ın Türkiye'nin AB üyeliÄŸi hazırlıklarını daha etkin hale getirerek katılım müzakerelerinde bakanlıklar arası iÅŸbirliÄŸini geliÅŸtirdiÄŸi belirtildi.

Türkiye'de son bir yıldaki siyasi geliÅŸmeleri ve reformları deÄŸerlendiren AB belgesinde Bağış, sivil toplum örgütleri dahil ilgili tüm taraflarla toplantılar düzenleyerek AB sürecinin daha iyi anlaşılması ve buna herkesin katılması yönünde çalışmakla övüldü.

Hükümetin daha etkin çalışabilmesi için Haziran ayında Avrupa BirliÄŸi Genel SekreterliÄŸini (ABGS) yeniden yapılandırdığı ve DışiÅŸleri, İçiÅŸleri ve Adalet bakanlarıyla Devlet Bakanı ve BaÅŸmüzakereciden oluÅŸan Reform İzleme Grubunun iki ayda bir düzenli toplanarak AB reformlarına büyük destek verdiÄŸi ifade edilen belgede, "Buna karşın (hükümet tarafındaki) bu tür çabalar daha somut ilerlemeyle sonuçlanmalı. TBMM'deki büyük çoÄŸunluÄŸu ve halktan aldığı güçlü yetkiye raÄŸmen hükümet, genel olarak siyasi reformlarda sınırlı somut ilerleme saÄŸladı" görüÅŸü savunuldu.

SİVİL-ASKER İLİŞKİLERİ
Belgede, Türk Silahlı Kuvvetlerinin "siyaseti etkilemeyi sürdürdüÄŸü" iddia edilirken, "üst düzey ordu mensuplarının birçok fırsatta etnisite, GüneydoÄŸu, laiklik ve siyasi partiler gibi iç ve dış politika konularında görüÅŸ açıklaması" eleÅŸtirildi.

Genelkurmay BaÅŸkanlığının birçok fırsatta siyasetçilere ve basına kamuoyu önünde tepki gösterdiÄŸi kaydedilen belgede, "Nisan ayındaki bir basın toplantısında Genelkurmay, Ergenekon davası ve iddianamesi hakkında yorum yaparak yargıyı baskı altına aldı. Üst düzey bazı ordu mensupları yargılanan askeri personele destek verdi" ifadelerine yer verildi.

Kayseri İl Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz'ün "GüneydoÄŸu'da 1990'lı yıllarda yargısız infazlar yaptırdığı suçlamasıyla" tutuklanmasına da yer verilen raporda, "ulusal güvenlik konusunda geniÅŸ tanımlama yaparak orduya geniÅŸ hareket alanı saÄŸlayan TSK İç Hizmet ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kanunlarının deÄŸiÅŸtirilmesi talep edildi.

1997 tarihli gizli Emniyet AsayiÅŸ YardımlaÅŸma (EMASYA) protokolünün de hala yürürlükte olduÄŸu kaydedilen raporda, sivil-asker iliÅŸkileri kapsamında askeri mahkemelerin yargılama yetkisinin daraltılmasında bazı ilerlemeler saÄŸlansa da "üst düzey ordu mensupları yetkilerini aÅŸan konularda açıklamalar yapmayı sürdürdüÄŸü ve TBMM'nin savunma harcamaları üzerinde tam denetiminin saÄŸlanamadığı" ileri sürüldü.

AB raporunda, "Ergenekon soruÅŸturmasında ortaya çıkarıldığı gibi (bazı) askeri personelin hükümet karşıtı eylemlerde rol aldığı iddiaları ciddi endiÅŸe uyandırmaktadır" denildi.

"YARGININ TARAFSIZLIĞI TEHLİKEDE"
AB raporunda, "yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve yeterliliÄŸi hakkındaki endiÅŸelerin sürdüÄŸü" belirtilerek, "Üst düzey yargı ve ordu mensuplarıyla bir yargıçlar ve savcılar derneÄŸi, önemli davalarda yargının tarafsızlığını tehlikeye sokabilecek açıklamalarda bulunuyorlar" görüÅŸü savunuldu.

İlerleme Raporunda Åžemdinli iddianamesini hazırlayan savcı Ferhat Sarıkaya'nın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından meslekten ihraç edildiÄŸi hatırlatılarak, "bu orantısız kararın HSYK'nın bağımsızlığı hakkında ÅŸüpheler uyandırdığı" kaydedildi.

Hükümetin AÄŸustos ayında onay verdiÄŸi yargı reformu stratejisini, "herkesin görüÅŸü alınarak hazırlanması ve doÄŸru yönde reformlar içermesi" nedeniyle memnuniyetle karşılayan AB Komisyonu, kapsamlı stratejinin, yargının tarafsızlığı, bağımsızlığı, verimliliÄŸi ve etkinliÄŸi, mesleki uzmanlaÅŸması ve yargıya güvenin artırılması sorunlarına çözümler içerdiÄŸini bildirdi.

Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) kapatılması istemiyle 2 yıl önce açılan davanın Anayasa Mahkemesinde görülmekte olduÄŸu hatırlatılan raporda, Avrupa Konseyi Venedik Komisyonunun, Anayasa'nın 68 ve 69'uncu maddeleriyle Siyasi Partiler Kanunu'ndaki ilgili maddelerin deÄŸiÅŸtirilmesi talebinin henüz karşılanmadığı ifade edildi.

YSK'NIN "TARTIÅžMALI" KARARLARI
İlerleme Raporunda, Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 29 Mart yerel seçimlerinde, "seçmen olabilmek için gereken belgeler ve engellilerin oy kullanabilmesi konularında ve sandık görevlilerine baÅŸörtüsü yasağı getirerek, birçok tartışmalı karara imza attığı" gerekçesiyle eleÅŸtirildi.

Bununla birlikte, yerel seçimlerin ülke genelinde "serbest ve adil" gerçekleÅŸtirildiÄŸi kaydedilen raporda, yüzde 85 olan seçimlere katılım oranının "seçmenin seçim sürecine güvenini gösterdiÄŸi" belirtildi.

İFADE ÖZGÜRLÜÄžÜ
"Türkiye'deki yasaların ifade özgürlüÄŸü için yeterli güvence saÄŸlayamadığı ve bunun sonucunda savcı ve yargıçların genelde kısıtlayıcı yorumları tercih ettikleri" savunulan raporda, Türkiye'de ifade özgürlüÄŸünü sınırlayan birçok yasa bulunduÄŸu ileri sürüldü.

Yapılan deÄŸiÅŸikliÄŸe raÄŸmen Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 301'inci maddesine dayanılarak hala soruÅŸturma ve yargılamaların devam ettiÄŸi aktarılan raporda, TCK'da ifade özgürlüÄŸünü kısıtlayan diÄŸer maddeler arasında ÅŸerefe karşı suçlar, (125'ten 131'e kadar) kamu düzeni, (214,216, 217, 218, 220) devletin güvenliÄŸi (312, 314) ve müstehcenlik (226) sayıldı.

AB belgesinde, "Bunlara ilaveten, halkı askerlikten soÄŸutmayı düzenleyen TCK'nin 318'nci maddesi yanında Atatürk aleyhine iÅŸlenen suçlar hakkında kanun ve Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında kanuna dayanılarak yargılamalar ve mahkumiyetler devam etmektedir. Bu yasal belirsizlik nedeniyle gazeteciler, yazarlar, yayıncılar, siyasetçiler, akademisyenler ve diÄŸerleri soruÅŸturulma, kovuÅŸturulma, yargılanma, mahkumiyet ve hapsedilme riski altındadırlar ve bu nedenle otosansür yapmak zorunda kalabilirler" denildi.

Raporda, yasal kısıtlamalara raÄŸmen basında "Kürt sorunu, azınlık hakları, ordunun rolü ve Atatürk'ün mirası gibi Türk kamuoyunda hassas kabul edilen birçok konuda yoÄŸun tartışmalar yaÅŸandığı" ve  "200 Türk aydını" tarafından 1915 olaylarıyla ilgili özür için baÅŸlatılan sanal imza kampanyasına 30 bine yakın katılım olduÄŸu ve devamında geniÅŸ bir tartışma baÅŸladığı hatırlatıldı.

İlerleme Raporunda, DoÄŸan Yayın Holding'e kesilen "yüksek vergi cezalarının ekonomik açıdan grubun yaÅŸayabilirliÄŸini tehlikeye düÅŸürme potansiyeli taşıdığı ve bu nedenle uygulamada ifade özgürlüÄŸünü etkileyebileceÄŸi" savunularak, vergiyle ilgili iÅŸlemlerde "orantılı ve adil" davranılması istendi.

DEMOKRATİK AÇILIM
Hükümetin "Kürt sorununu barışçıl yollarla çözmek için geniÅŸ kapsamlı bir danışma süreci baÅŸlattığı ve kapsamlı bir plan hazırladığı" anlatılan İlerleme Raporunda, içeriÄŸi henüz açıklanmasa da "demokratik açılım" sürecini "somut önlemlerin takip etmesinin hayati önem taşıdığı" vurgulandı.

CumhurbaÅŸkanı Gül'ün Irak ziyareti ve kuzey Irak bölgesel yönetimiyle Türkiye arasındaki yakınlaÅŸmanın "Kürt sorununun çözümünde olumlu atmosfere katkı yaptığı" anlatılan raporda, çözüm konusunda muhalefet ve sivil toplumun da dahil olduÄŸu heyecan verici bir tartışmanın yaÅŸandığı ifade edildi.

Bu kapsamdaki olumlu geliÅŸmeler arasında; TRT 6'nın Kürtçe yayına baÅŸlaması ve açılışta BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan'ın "birkaç kelime Kürtçe konuÅŸması", yerel seçimlerde partilerin siyasi faaliyetlerinde kısmen Kürtçe kullanması, GüneydoÄŸu'daki bazı valiliklerde Kürtçe kamu hizmetleri verilmesi ve bu yılki Nevruz kutlamalarının geçen yıllara göre sakin geçmesine yer verilen raporda, özel televizyon kanalları ve radyoların Kürtçe yayını önündeki kısıtlamaların kaldırılması, anadili Türkçe olmayan öÄŸrencilerin okullarda anadillerini öÄŸrenebilmesi, anadili Türkçe olmayanların kamu hizmetlerinden faydalanmalarının kolaylaÅŸtırılması, ifade ve örgütlenme özgürlüÄŸünün güçlendirilmesi, GüneydoÄŸu'nun sosyal ve ekonomik açıdan kalkındırılması, kara mayınların temizlenmesi ve koruculuk sisteminin kaldırılması üzerinde duruldu.

Raporda, Alevilerin cemevlerinin ibadet yeri olarak tanınması ve zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinden muafiyet taleplerinden de bahsedilerek Aleviler ve gayrı Müslimlerin dini özgürlüklerine tam saygı gösterilmesi istendi.

Hükümetin Alevilerin sorunlarını çözmek ve beklentilerini karşılamak için çalışma baÅŸlattığı ve olumlu tepkiler aldığı hatırlatılan AB belgesinde, Aralık 2008'de Alevilik AraÅŸtırma, Dokümantasyon ve Uygulama Enstitüsünün açılışına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Bakanı ErtuÄŸrul Günay'ın geçmiÅŸte yapılan yanlışlar nedeniyle devlet adına özür dilediÄŸi, BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın bu yıl ikinci kez Alevilerin Muharrem ayı iftarına katıldığı, TRT'nin Alevilerin Muharrem ayındaki birçok etkinliÄŸini yayınladığı ve Kültür Bakanlığının 1993 yılındaki olayların kurbanlarının anısına Sivas'taki Madımak Otelini kültür merkezine dönüÅŸtürmek için çaba gösterdiÄŸi ifade edildi.

KIBRIS
İlerleme Raporunda Türkiye'nin Kıbrıs'ta BM gözetimindeki kapsamlı çözüm müzakerelerine desteÄŸini sürdürdüÄŸü belirtilerek, "Buna karşın Türkiye'nin süren müzakereleri aktif ÅŸekilde desteklemesinin ve kapsamlı çözüm için uygun iklim yaratılmasına katkıda bulunacak adımlar atmasının beklendiÄŸi" kaydedildi.

Türkiye'nin limanlarını Kıbrıs Rum kesimi gemilerine açma yükümlülüÄŸünü yerine getirmediÄŸi savunulan raporda, "Åžimdi Türkiye, Ek Protokol'ün tam ve ayrım yapmadan uygulanmasını güvence altına alma yükümlülüÄŸünü acil olarak yerine getirmelidir" denildi.

Belgede, Kıbrıs Rum kesimi adına petrol arayan sivil gemilerin son bir  yılda "Türk donanması tarafından defalarca engellendiÄŸi" de ileri sürüldü.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3