Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Yeni bir hükümet kurulsun istiyorum

Bugünlerde pek çok gazetede birbiri ardına anket sonuçları yayımlanıyor. KuÅŸkusuz, basında takip etmesi en zevkli haberlerden biri 'Bugün seçim olsa' anketleridir. Tabii bol bol manipülasyona ve çarpıtmaya da elveriÅŸli bu haberler. Ama olsun, okuması zevklidir.

Anketin zamanlaması önemli... Kürt açılımının tartışıldığı günlerde, siyaset iyice sertlemiÅŸken sandığa yansımaları üzerine pek çok tahminde bulunuluyor. Anketler aÅŸağı yukarı bir fikir veriyor. Ama tabii ki tutarsızlık burada da kendini gösteriyor. Bazı anketlerde AKP hiç mi hiç oy kaybetmemiÅŸ. Tarhan Erdem gibi artık hiçbir ÅŸeyi tahmin edemeyen  anketçiler bu safta. AKP'nin oyu yüzde 50'yi geçse Tarhan Erdem rahatlayacak galiba.
Son yerel seçimleri doÄŸru tahmin eden Adil Gür ise AKP'nin oylarının düÅŸtüÄŸünü, MHP'nin yükseldiÄŸini saptamış.
EÄŸer AKP'nin oyları biraz daha düÅŸerse bir sonraki genel seçimde Türkiye'yi yepyeni bir siyasi tablo bekliyor olabilir.
Anketler kamuoyunun Kürt açılımıyla ilgili görüÅŸünü yansıtmanın ötesinde de bir iÅŸlev görüyor aslında. Bugünlerde siyaset dünyasında, kulislerde kulaktan kulaÄŸa fısıldanan bir beklentinin iÅŸareti olarak da okuyabiliriz bu anketleri...
Aslında Türkiye gizliden gizliye seçim ortamına hazırlanıyor...
Erken genel seçim bugünlerde siyasi kulislerinde bir temenniyi aÅŸmış, beklentiye dönüÅŸmüÅŸ durumda.
Hal böyleyken de 'Bugün seçim olursa' sorusu baÅŸka türlü önem kazanıyor...
Peki bugün seçim olursa ne olacak? Diyelim ki AKP'nin oyları düÅŸtü, hatta iktidar bile olması zorlandı ve birkaç sene içinde bambaÅŸka partilerden oluÅŸan bir koalisyon yönetmeye baÅŸladı Türkiye'yi?
Nelerin deÄŸiÅŸebileceÄŸini düÅŸündünüz mü?
Dış politikası dünya dengelerinin, NATO'nun güdümünde, ekonomisi IMF ve Dünya Bankası'na baÄŸlı bir ülkede bir iktidarın deÄŸiÅŸtirebileceÄŸi ne olabilir ki?
Ama bazı ÅŸeyler de iktidara göre kendiliÄŸinden deÄŸiÅŸebilir, ÅŸekillenebilir.
Türkiye'de basın düzeni maalesef böyledir.
Diyelim ki yarın CHP iktidar oldu... Bir anda televizyonlarda gördüÄŸünüz konuÅŸan kafalar ekrandan inecektir. Bazıları her devrin adamı olduÄŸu için hemen Deniz Baykal'a methiyeler düzecek, onun çantasını taşımaya talip olacaktır.
Bugünün maÄŸdurları yarının maÄŸrurları olacaktır. Kazanan sınıfına bugün hiç tahmin etmediÄŸiniz gazeteciler yerleÅŸecektir...
Hep böyle olmadı mı? İsmet PaÅŸa, Menderes, Demirel, Ecevit, Özal, Çiller, Yılmaz kendi gazetecilerini, kendi medyalarını yaratmaya çalışmadılar mı? Bugün AKP'ye yaranan isimlerin bazıları zamanında bu isimlere yalakalık yapmadı mı?
Göreceksiniz, çark aynen iÅŸleyecek. Neyse, bunlar önemli deÄŸil... Zaten alışık olduÄŸumu hareketler bunlar.
Basının çok temel bir hastalığı bu: İktidara güdümlü yayıncılık yapmak ve sandıktan çıkan sonuca göre kendisine pozisyon çizmek... DuruÅŸunu döneme göre ayarlamak...
Bu iktidar döneminde 'muhalif gazeteci' olmak neredeyse kötü bir anlam taşıyormuÅŸ gibi bir hale getirildi bazıları tarafından. Muhalif olanlar suçlandı, hedef gösterildi, yargısız infazlara kurban edildi...
Pek çok kavram gibi gazeteciliÄŸin özünde muhalefet etmesi görevi de unutuldu, kavram kargaÅŸaları içinde yok edildi...
Yarın öbür gün Türkiye'de iktidar deÄŸiÅŸecek... İktidar, hiç kimsenin tapulu malı deÄŸil. Hele ki tepkisini sadece seçimde gösteren Türkiye halkının ne yapacağı hiç belli olmaz.
Ama lütfen o iktidar deÄŸiÅŸtiÄŸinde not edin...
Bunun muhalifleri o gün de muhalif kalacak mı? Bugünün yandaÅŸları yarın da yandaÅŸ olacak mı?
Tasfiye listelerini ona göre hazırlayın...
Ben istiyorum ki hükümet deÄŸiÅŸsin... Yeni bir parti iktidara gelsin...
Gelsin ki görün yarın ona nasıl muhalefet yapacağımızı...
'Hep Muhalif Olmak' Nuray Mert'in bir kitabının adı ve bana kalırsa biz gazetecilerin pozisyonunu en iyi ÅŸekilde bu tavır açıklıyor.

Sebati'nin çekemediÄŸi fotoÄŸraf
Malum yazı dizisinden bahsedip de Hürriyet'te Sebati Karakurt'un çektiÄŸi fotoÄŸraf karelerine deÄŸinmeden olmaz. Sebati'nin fotoÄŸraflarının hepsi çok güzeldi ama bir kare fotoÄŸrafı fena atlamış...
Hayır, ihramlı fotoÄŸraflardan bahsetmiyorum. Geçen haftalarda Soner Yalçın'ın Hürriyet'e yazdığı Nezihe Araz portresinde yer alan bir ayrıntıdan söz ediyorum...
Yıl 1956... Havadis gazetesi Nezihe Araz'ı Kabe'ye gönderip izlenimleriyle tiraj alma peÅŸinde. Nezihe Araz gidip izlenimlerini yazmaya baÅŸlamış ama Mekke'den gönderilen bir kare dönemin istihbarat ÅŸefi Hakkı Devrim'in dikkatini çekmiÅŸ... Devrim de gazeteci içgüdüsüyle sayfaya o fotoÄŸrafı yerleÅŸtirmiÅŸ: Duvar dibine çömelik çiÅŸini yapan bir Arap'ın fotoÄŸrafı...
İşte Sebati'nin kaçırdığı böyle bir fotoÄŸraf karesidir! Åžaka bir yana, çok güzel iÅŸler çıkarmış Sebati...
Peki Nezihe Araz'ın fotoÄŸrafının sonuçları ne oldu? İstanbul'u ziyarete gelen Irak Kralı Faisal II kendisinin Muhammet soyundan geldiÄŸini ve böyle bir fotoÄŸrafın kabul edilmeyeceÄŸini söylemiÅŸ. Sonunda Nezihe Araz Havadis'ten kovulmuÅŸ, Hakkı Devrim de istifa etmiÅŸ!

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Erdoğan, kızarken değil gülerken puan topluyor
İletiÅŸim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3