Elif Åžafak'ın yeni arkadaÅŸları kim? Sinan Çetin'in dizisinin sırrı ne? Yıldırım Türker'in İstanbul'un en çok konuÅŸulan dedikodusuyla ne alakası var? Hepsinin cevabı bu yazıda.
Yıllardır her gece özenle hayalini kurup itinayla ilmek ilmek ördüÄŸü ÅŸöhrete en sonunda kavuÅŸan Elif Åžafak, artık çok ünlü bir best seller yazar oldu. Nasıl gerçekleÅŸti bu hiç anlamadım. AÅŸk'ın baÅŸarısı biraz Zaman Gazetesi'nin baÅŸarısı gibi. Kimin aldığı belli deÄŸil ama yine de en çok o satıyor.
Tabii deÄŸiÅŸen bu okur sayısındaki artışla birlikte Elif Åžafak'ın hayatında da birçok ÅŸey deÄŸiÅŸti. Mesela artık dikkat ediyorum boÄŸazı açık kıyafetler giyiyor, çeÅŸitli yardımlaÅŸma gecelerinde Ece Gürsel'den sonra uzun boylu kadın kontenjanından onun fotoÄŸrafı çekiliyor. Bu yeni hayat içinde kendine yepyeni bir arkadaÅŸ çevresi oluÅŸturmakta da geç kalmadı. Herkesin eÅŸleriyle katıldığı bu 'aile salonumuz vardır' tadındaki yeni arkadaÅŸ grubunun üyeleri olan Mazhar Alanson-Biricik Suden, Serdar Erener-Nil Karabrahimgil, Sinan Çetin-Rebecca Çetin çiftlerine de eÅŸi Eyüp Can'la birlikte eÅŸlik ediyorlar. EÅŸim olmadığı için cumhurbaÅŸkanı resepsiyonuna da katılamadığım gibi bu çay bahçesinin aile salonuna da giremiyorum. Ama tahminime göre normal bir gecelerinde erkekler gül suyu dökülmüÅŸ un helvalarını yiyip tasavvuf, Cihangir emlak borsası ve Fuat Güner dedikoduları yaparken, kadınlar kanadında da farklı mevzular mevcut. Elif ve Rebecca yoga ve tasavvufun aslında ne kadar iç içe olduÄŸundan bahsedip esnemenin sadece fiziksel deÄŸil ruhsal da olması gerektiÄŸini savunurken, Nil bir köÅŸede kucağında gitarıyla halının üstüne baÄŸdaÅŸ kurmuÅŸ, yeni bir reklam jingle'ı üretirken kulağında I-pod'undan NeÅŸet ErtaÅŸ dinliyor. ÖÄŸreniyor. Ve artık her ÅŸeyi biliyor.
Bu yeni arkadaÅŸ grubu artık ortak projeler de üretmeye baÅŸladı. Yeni yayın dönemi için Åžafak, Sinan Çetin'in ÅŸirketine yeni bir dizi senaryosu yazmak için çalışmalarına baÅŸladı. Yeni dizinin ilk senaryoları ekip tarafından çok beÄŸenildi ve toplantılar sırasında ise Elif Åžafak'a ÅŸok bir teklif gitti. Dizinin baÅŸrol kadın oyuncusunu onun oynamasını istediler.
Tabii ki burada mantıklı olan oyunculuk geçmiÅŸi olmayan Åžafak'ın bunu hemen reddetmiÅŸ olması deÄŸil mi? Hani yazar olarak artık çok ünlüsün Beren Saat'in tahtına da oynamayıver.
Ama Åžafak teklifi hemen reddetmiyor ve üç gün düÅŸünme süresi istiyor. Bu süre boyunca da evde Gülse Birsel hayalleri kurup hem yazıp hem oynamayı düÅŸleyen Åžafak, üç gün sonra teklifi reddediyor. Gerekçe olarak da 'Etrafındaki herkese danıştığını ve hiçbirinin bu teklifi kabul etmesine sıcak yaklaÅŸmadığını' belirtiyor. Åžafak'ın en azından akıl hocaları akıllı. Peki diyeceksiniz ki bu dedikodu nereden geldi? Valla duyması hiç de zor olmadı. Her yerde bu olay konuÅŸuluyor. Ama dedikoduların esas çıkış kaynağı olarak da baÅŸka bir isim gösteriliyor: O da Yıldırım Türker. Çünkü yeni yayın döneminde Yıldırım Türker de Abdullah OÄŸuz'un ÅŸirketi için bir film senaryosu üstünde çalışıyor. Bu tür yeteri kadar entelektüel bulmadığı projelerde ismini deÄŸiÅŸtirip Ali mahlasını alan Türker, yeni film için de ismini deÄŸiÅŸtirmiÅŸ (Ali mahlasıyla yapılan ÅŸarkıları takip etmek isteyenler Işın Karaca'nın albümünde ki 'Doya doya seviÅŸ benimle Halil' adlı ÅŸarkıyla baÅŸlayabilir). Türker, yeni filmi için çalışırken, aynı zamanda Elif Åžafak'ı da takip etmekten geri durmayarak bu dedikodunun patentinin onda olduÄŸu söyleniyor.
Bu kış televizyon ekranları ve beyaz perde entelektüel bir 'cat fight'a hazır mı? Elif Åžafak dizilerde oynayacak mı? Hepsinin cevabını yakında alacağız. Alıcınızın ayarlarıyla oynamayın lütfen.
Murat Bardakçı'yı kim dövecek?
Asmalımescit'in en 'in' mekanlarından Åžimdi çok ilginç karışlaÅŸmalara sahne oluyor son günlerde. Nasıl Okay Gönensin, Nadir Nadi gibi eskinin ünlü gazetecileri Yakup'ta buluÅŸmalarıyla, Yakup'u Asmalımescit'te bir anıt haline getirdiler acaba Åžimdi de bir tür yeni Yakup olabilir mi?
Umarım olur, çünkü ben bu adları Yakup, Refik, Halit, Nuri olan Asmalımescit mekanlarından hiç hazzetmiyorum. Dünyanın en köhne yerini, daha da köhne bir mantıkla sunan ve mezeleri berbat olmasına raÄŸmen muhteÅŸemmiÅŸ gibi davrandığımız bu dede efendi yerler miti de bir an önce devrilsin lütfen.
Bu ısrarla ayakta tutmaya çalıştığımız yerlerin yanında Åžimdi daha tuhaf ve zırdeli bir kalabalığı ağırlıyor. Mesela geçen gün olaylı Topkapı konserlerinin organizatörü Hakan ErdoÄŸan'la aynı masaya düÅŸtük. ErdoÄŸan tüm bu konserler boyunca ondan hiç desteÄŸini esirgemeyen Åžimdi'nin iÅŸletmecisi Gügü'ye (Gülsün Sami) teÅŸekkür etmek için yeÅŸil bir Mandarin Duck çanta hediye etti. Ve ben de oradaydım.
Lozan Barışı kadar tarihi bu an ÅŸahitlik etmenin verdiÄŸi gururla otururken Hakan ErdoÄŸan'la sohbet etmeye baÅŸladık. Tabii ki beni makul bir insan sandığı için 'Hakan Bey lütfen bir yere gitmeyin Alp ve Eren adlı iki arkadaşım gelecek. Sizinle tanışmayı çok istiyorlar' gibi birbirinden korkunç esprilerimi de dinlemek zorunda kaldı. Ama gayet sakindi çünkü bu olaylı konserlerin ardından o kadar strese girmiÅŸ ki sakinleÅŸtirici kullanmaya baÅŸlamış. Bana da vermesini istedim ama kalmadı çünkü hepsini o yuttu.
Tabii ki bu konserler hakkında da ErdoÄŸan'la uzun uzun konuÅŸtuk. ErdoÄŸan ne Alperen'lerin tepkisine ne de Topkapı sarayı müdürü İ. Ortaylı'nın açıklamalarına sinirlenmiÅŸ. Onun tek bir derdi var o da Murat Bardakçı. Bardakçı'nın tüm bu olaylar sırasında çok yanlış davrandığını ve Ortaylı'nın etkisinde kalarak organizasyona haksızlık ettiÄŸini düÅŸünüyor. Aldığı sakinleÅŸtiricilere raÄŸmen rahatlamadı ve 'GördüÄŸüm yerde Murat Bardakçı'yı döveceÄŸim' dedi.
Asmalımescit; Alp, Eren, Murat Bardakçı, İdil Biret ve Hakan ErdoÄŸan buluÅŸmasını dört gözle bekliyor.