29 AĞUSTOS 2009 CUMARTESİ
Gazetemizin Adil Gür'e yaptırdığı anketin, partilerin son durumunu gösteren sonuç bölümüyle, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'oy kaybetsek bile geri adım atmayacağız' sözlerinin yayımlanması aynı güne denk geldi.
Ben gitme arzumu ifade etmiştim. Yayın yönetmeni 'yapalım' dedi ama daha önce geçirmiş olduğum hastalık (beyin kanaması) nedeniyle oradaki sıcak havanın bana hiç uymayacağının belirtilmesiyle gitme fikrinden vazgeçmek zorunda kaldım.
Fotoğraf güzel.Kısa süre önce Hz. Muhammed karikatürleri nedeniyle özür dilemeyerek Müslümanlar'ı küstüren NATO Genel Sekreteri iftarda. Belli ki buzları eritmeye gelmiş.
Rahim Demirbaş'ın buğday ekme macerasının epey pahalıya mal olduğunu anladık. Hoca'nın e-postası zürranın -Ziraatçi- durumunu çok iyi ortaya koymakta:
Hatırlanırsa ABD'de dünyayı yakan kriz konut sektöründen başlamıştı.Konut fiyatlarındaki düşüş de birçok aileyi finansal soruna boğmuştu.
İkoncan Eda için demediğini bırakmayan ve son günlerin 'vur abalıya' figürü olmuşken söyleyeyim, Nurettin Hasman tarzı adamlara sahiden de gıcık oluyorum.
Kendinizi 'seçkin' ilan etmek için birilerini ve onların kültürünü dışlamak gerekir.
Etkileri ancak uzun vadede görülebilen 'sosyal mesajlı', itibar yönetimi odaklı reklamları, onları üretenler de izleyenler de özel bir yere koyarlar. Hele iyi yapılmışlarsa...
Yaklaşık üç aydır Türkiye Kürt ya da demokrasi açılımını konuşuyor. Hükümet hariç herkes açılımın ne anlama geldiğini ya da kendi tercihleri doğrultusunda neyi içermesi gerektiğini en ince detayları ile yazıp söylüyor.
Elbette bazılarınız onun varlığından haberdarsınız. Sabah'ta yazmaya başladığı günden beri saldırmadığı kimse kalmadı.
Mustafa şans seninle gitmiyor! Beşiktaş'ın İstanbul'da oynadığı bir maçı daha yazmıştım.
İnönü'de gol yoktu ama muhteşem bir futbol vardı. Hakem Deniz Çoban ve arkadaşları bu güzel futboldan sakın kendilerine pay çıkarmasınlar.
Bu sezon ilk kez taraftarının karşısına çıkan Beşiktaş'ı son derece istekli ve arzulu gördüm. Peki neden kazanamadı? Çünkü beceriksizlik ve şanssızlık istek ve arzunun çok önündeydi.
Karaburun baÅŸka hiçbir yere benzemez! Kendi halinde bir balıkçı kasabasıdır. Büyük bir metropolün pek yakınında olmasına karşın, zor ulaşılabilir oluÅŸu nedeniyle diÄŸer turistik kasabalara oranla biraz daha bakir ve dahi fakir kalmıştÄ
Ben ölmekten hiç korkmamıştım bugüne kadar. Ne zaman ki Cübbeli Bey'in açıklamalarını duydum, ödüm patladı. Cennete gidersem ve o da oradaysa eğer, beni eski kocama vermeyin sakın!
Ter kokusu bizde memleket sorunu. Bir de her burnun alamadığı kokular var ki ter onların yanında misk-i amber...