Bu tartışma demokrasi içi bir tartışma. Bu tartışmanın Cumhuriyet ile hiçbir alakası yok.
Demokrasinin 'Bir Dar Çevre TeÅŸkilatı'nı iktidarda tutan araç mı; yoksa halk iradesini berraklaÅŸtıran bir mekanizma mı olduÄŸunu tartışıyoruz.
BaÅŸta Amerika olmak üzere, bütün dünyada halklar...
'Oy veriyoruz; iktidarlar deÄŸiÅŸiyor; ama sermaye yapısı niçin deÄŸiÅŸmiyor?...
Oy veriyoruz; iktidarlar deÄŸiÅŸiyor, ama televizyondaki figürler niçin deÄŸiÅŸmiyor?...
Oy veriyoruz; iktidarlar deÄŸiÅŸiyor; ama kurum ve kuruluÅŸları yönetenlerin akrabalık iliÅŸkileri niçin deÄŸiÅŸmiyor' diye sormaya baÅŸladı.
Demokrasinin ikinci fazının eşiğindeyiz.
Türkiye'de Tayyip ErdoÄŸan....
Amerika'da Barack Obama bu yüzden iktidara gelebildi.
Åžimdi Amerika'da da, Türkiye'de de meÅŸruiyetini halktan alan iktidarlar 'Dar Çevre TeÅŸkilatları'na karşı bir muhalefet görevi de üstleniyor aynı zamanda.
Dünyadaki bu demokrasi sıçramasında, 'Kendi Alternatif Dar Çevresi'nin kuruluÅŸuna göz yumup, buna teslim olmayan yönetim iradeleri, iktidarı 'Eski Dar Çevre'ye teslim etmeyip, demokratikleÅŸmenin ikinci fazının kurumsallaÅŸmasına katkıda bulunacak; yepyeni siyasi oluÅŸumların ve liderliklerin önünü açabilecek...
İşte iktidarın muhalefet görevi, Tayyip ErdoÄŸan liderliÄŸinin de, Obama liderliÄŸinin de sınavı burada olacaktır:
Bir 'Dar Çevre İktidarı' ile mücadele ederken, kendi iktidarları etrafında bir 'Dar Çevre' oluÅŸturulmasının önüne geçecek mekanizmayı kurabilmek...
Demokrasiyi, 'Dar Çevre TeÅŸkilatları'nın mücadelesi olmaktan çıkartabilecek; halkın birikimlerinin, yeteneklerinin, haklarının, fırsat eÅŸitliÄŸinin önünü açabilecek liderlikler bu dönemde tarihe yazılacaklar.
Üstelik Türkiye'nin de, Amerika'nın da, kaynakları John Adams ve Mustafa Kemal'de somutlaÅŸmış 'KuruluÅŸ Felsefeleri' bu sıçramaları kavramsal olarak destekliyor.
Türkiye'nin her konudaki 'açılım' giriÅŸimlerini deÄŸerlendirirken bu jenerik perspektiften bakmakta da fayda var.